IQ – EQ Paradoksu

İK profesyonelleri, kafa avcıları ve uzmanlar yüksek EQ’nun iş hayatındaki avantajları konusunda neredeyse hemfikir. Ancak dezavantajları olduğunu hatta konunun bir paradoks olduğunu düşünenler de var.

ÜRÜN DİRİER, urun.dirier@paradergi.com.tr

Duygusal zeka yani EQ, kendini bir şey zanneden kibirli IQ’nun tahtını sallayalı çok oluyor. Hatta uzmanlara göre duygusal zeka 2020 yılında en önemli iş becerisi olarak sayılacak. Gitgide karmaşıklaşan ve stres düzeyini arttıran iş dünyasının daha yaşanabilir olması için başka çare de yok zaten. Duygusal zeka sahibi olan liderler ve çalışanlar hiç olmadığı kadar kıymet görecek diyebiliriz. Aslında bugün de durum çok farklı değil. Duyguları anlayan ve yönetebilenler her kademede başarılı oluyor. İK profesyonellerinin duygusal zekaya sahip insanları öncelemesinin bazı mühim sebepleri var. Bunlardan ilki stres altında çalışmayı sürdürebiliyor olmaları. Bilinçli olarak stres seviyelerini yönetebiliyorlar. Çalıştıkları insanları anlamaları ve onlarla işbirliği kurabilmeleri de bir diğer sebep. Zira takım olabilmek, çeşitli yelpaze ve kültürlerden insanla ilişki kurma becerisi gerektiriyor. Özellikle çok uluslu şirketlerin işe alım kriterlerinde duygusal zeka önemli bir yere sahip. EQ sahibi kişiler aynı zamanda iyi birer dinleyiciler. Bu da takımdaki herkesin duygu ve düşüncelerini hemen anlayarak ona göre davranma yeteneğini getiriyor. Üstelik EQ’su yüksek çalışanlar geri bildirime yani eleştiriye de açık. Duygusal zekası düşük çalışan küçük bir eleştiride bile savunmaya geçerken, EQ sahibi çalışan eleştiriyi bir katkı olarak değerlendirebiliyor. Empatik olmaları ve olaylara farklı gözlüklerden de bakabiliyor olmaları ise yine tercih sebepleri arasında. İK profesyonelleri, kafa avcıları ve uzmanlar yüksek EQ’nun iş hayatındaki avantajları konusunda neredeyse hemfikir. Ancak dezavantajları olduğunu düşünenler de var.

Levent Sevinç

Yetenek yönetimi şirketi Assessment Systems’in CEO’su Levent Sevinç, her şeyin çabuk eskidiği günümüz iş hayatında değişen şartlara adapta olabilmek için öğrenme kasının güçlü olması gerektiğini belirterek, “Bunun için öncelikle farkındalığımız yüksek olmalı. Duygusal zekanın ilk boyutu olan kendinin farkında olma, bu konuda bireylerin farkındalık düzeyini gösteriyor” diyor. İş hayatında nerede, ne zaman ve nasıl tepki vermek gerektiğini bilmenin başarı için çok kritik olduğuna değinen Sevinç’e göre tepkilerini kontrol edemeyen biri haklıyken haksız duruma düşebilir. Duygusal zeka da tepkilerin kontrolü noktasında güçlü araçlardan biri. Duygusal zekanın avantajlarına rağmen IQ’nun çok da yabana atılmaması gerektiğine vurgu yapan Sevinç sözlerini şöyle sürdürüyor: “Duygusal zekası güçlü olan bireyler iş ortamında fark yaratan kişiler oluyor. Bilişsel zeka hiç bir zaman önemini yitirmedi. IQ’su düşük EQ’su yüksek kişilerin iş hayatında, en azından uzun vadede başarılı olabildiğini söylemek zor. Duygusal zeka, özellikle eşitler arasında kimin birinci olacağını belirliyor.  Yani bilişsel zeka seviyesi denk bir grup çalışan düşünün, bunların içerisinde iş sonuçlarıyla fark yaratacak ve diğerlerinden öne çıkacak kişi, duygusal zekası yüksek olan olacaktır.”

Hugo Campo

KADINLARDA DUYGUSAL EMPATİ DAHA YÜKSEK

Üst düzey işe alım ve danışmanlık şirketi PageGroup Ülke Müdürü Hugo Campo, duygusal zekanın İK açısından gittikçe önemsenen özellikler arasında yer almaya başladığını söyleyerek “Son zamanlarda yürütülen araştırmalar da bu konunun başarıdaki önemini gösteriyor. Duygusal zeka duyguları anlama ve yönetme kapasitesidir. İnsani duyguların inceliklerinin iş yerinde kabul görmesi, çalışanlar arasında daha iyi iş birliği sağlamak, daha mutlu bir iş yeri ortamı sunmak gibi pragmatik faydalar getiriyor” diyor. İş yerinde duyguların kapı dışında bırakılmasını beklemenin akılcı bir yaklaşım olmayacağına değinen Campo, böyle bir beklentinin hem yöneticiler hem de çalışanlar üzerinde yıkıcı etkileri olacağını belirtiyor. Küreselleşmeyle beraber duygusal etkileşim ve duygu ifadesinin daha karmaşık bir hal aldığına vurgu yapan Campo, “Özellikle yöneticiler, zamanla yarışırken kendilerini baskı altında hissedebiliyorlar. Fakat kendini bilen, duygusal açıdan zeki bir yönetici, zamanlamaları doğru planlayarak süresinden önce işi halledebilme yetisine sahip. Ayrıca genel olarak kadınların daha yüksek duygusal empatiye sahip olduğunu da söylemek mümkün” diyor. Duyguların kökenini ve kaynağını anlamanın ekip çalışmasını uyumlu hale getirdiğine işaret eden Campo, başarılı liderlerin duygusal zeka bileşenlerine sahip olduklarını söylüyor. Campo “Ekiplerini daha iyi tanıyarak anlayan yöneticiler çok daha mutlu oluyorlar. Etkili bir yönetici olmak önemlidir fakat bir yöneticiyi lider yapan duygusal zekasıdır” diyor.

Uğur Zel

EQ PARADOKSU

Dubai, American University in the Emirates’de yönetim dersleri veren yönetim danışmanı Prof. Uğur Zel, başarının izafi bir kavram olduğundan bahsediyor. Çalışanlarla ilişkilerinde liderlik tanımının çok dışında davranışları olan, duygusal zeka ile hareket etmeyen yöneticilerin de üst düzey iş başarısı gösterebildiğini ve bunun bir paradoks olduğunu söyleyen Zel, “Örneğin General Electric’in efsane CEO’su Jack Welch’in toplantılarda çok sert olduğu bilinir. Çalışanlarını karar verme sürecine katmayan, hata yapmalarına izin vermeyen, otonom hareket etmelerini istemeyen, delegasyon yapmayan ama sonuçlara baktığınızda şirketi başarıdan başarıya götüren bunun gibi çok yönetici var. Akademik olarak baktığımızda bu kişilerin başarılı olması beklenmez. Demek ki duygusal zeka iş piyasasında başarı için en önemli kriter değil” diyor. IQ ve EQ arasında dengeli kullanımın önemli olduğuna, bir başına ikisinin de başarıya götürmeyeceğine değinen Zel’e göre mekanik işlerle meşgul olan, hesaplama, analiz, raporlama gibi sol beyin ağırlıklı çalışılan fonksiyonlarda IQ ön planda. İnsan kaynakları ve müşteri İlişkileri gibi fonksiyonlarda ise EQ, IQ’dan daha gerekli olabilir. Neredeyse hiç IQ testi kullanılmadan sadece EQ envanterleri sonuçlarına bakarak personel alımı yapılan bir döneme girildiğine işaret eden Zel, biri askeri biri de özel sektörden olmak üzere iki örnek paylaşıyor. Zel’in anlattığına göre ABD Hava Kuvvetleri Komutanlığı 2000’lerin başında, havacı asker yetiştirmek üzere seçerek aldığı adayların yüzde 50’sine yakınının 1 yıldan önce ayrılmasından dolayı ciddi anlamda zarar görüyor. 2002 yılında personel temin merkezinin alım sürecini tekrar gözden geçirmesi isteniyor. Sonuç olarak daha önce uygulamadıkları özel tasarlanmış bir duygusal zeka testinin eski sisteme ilave olarak uygulanmasına karar veriliyor. 1171 adaya pilot uygulama yapılıyor ve bu adaylardan başarılı görülenler istihdam ediliyor. Sonuç; ordudan ayrılanların oranı yüzde 92 oranında azalırken, personelin yetiştirilmesi için harcanan bütçeden 2 milyon 700 bin dolar tasarruf ediliyor. İkinci örnek ise dünya çapında üst düzey yönetici alımları yapan danışmanlık firması Egon Zehnder’den. Firma EQ’nun etkisiyle ilgili bir deneme yapmak üzere 515 üst düzey yöneticiyi sadece duygusal zeka envanterlerine göre seçiyor. Bu adayların sadece CV’lerine bakılıyor, bunun dışında mülakat, değerlendirme merkezi uygulamaları, yetenek testleri, simülasyon veya vaka çalışmalarının hiçbiri uygulanmıyor. 3 yıl sonra, bu yöntemle alımı yapılan bu kişilerin işteki başarılarına bakılıyor. Sonuç; yüzde 74 çok başarılı olarak raporlanıyor.

EQ 4 UNSURDAN OLUŞUYOR

Entek İK işe alım yöneticisi Ceyda Özkan Arıcan, duygusal zekanın Öz Bilinç, Öz Yönetim, Sosyal Bilinç ve Sosyal Beceri olmak üzere dört temel unsurdan meydana geldiğini anlatıyor. Firmaların artık IQ’nun yanında EQ’nun önemini de kavradıklarını belirten Arıcan, “Bunu değerlendiren küçük işletmeler kısa sürelerde üst sıralara tırmandıkları gibi, kurumsal büyük ölçekli firmalar da bulundukları rekabetçi ortamda fark yaratıp başarı elde edebiliyorlar” diyor. Arıcan duygusal zeka unsurlarından öz bilincin duyguları okuma anlama, güçlü ve zayıf yanları gerçekçi bir şekilde değerlendirme ve kendi değerini bilme konusunda işe yaradığını belirtirken, öz yönetimin ise yıkıcı duygu ve dürtüleri kontrol altına alma, fırsatları yakalama, tutarlılık ve değişkenlere karşı uyarlanma yeteneği olduğunu ifade ediyor. Sosyal bilinç empati, örgütsel bilinç, politik manevralar yapma ve ihtiyaçları algılama konusunda etkili olurken, sosyal beceri ise vizyona dayalı liderlik, sorumluluk, ikna kabiliyeti, işbirliği, teşvik ve uzlaştırma yeteneklerini kapsıyor.

Eray Beceren

POZİSYON YÜKSELDİKÇE EQ DÜŞEBİLİR

İnsan ilişkilerinde karşımızdakini anlama ve bu anlayışa uygun davranma sanatının, bize hangi işte olursa olsun beraberinde başarıyı getireceğini söyleyen eğitim ve yönetim danışmanı Eray Beceren, “Yönetici kararlarının oluşumunda duygular çok önemli yer tutar. Yönetmek, değişen duygu durumlarımıza rağmen tutarlı davranabilmek demektir. Duygusal zeka kavramının olmadığı bir yöneticilik, beraberinde kişinin kendi ve karşısındakilerin duygu durumlarını tanımadığı, anlamadığı, empati besleme becerisini geliştiremediği bir ilişkiler yumağından ibaret olacaktır” diyor. Beceren’e göre yüksek duygusal zeka seviyesine sahip olmak, yöneticilerin olaylar karşısında değişen duygu durumlarını anlayabilmeleri ve belli bir çizgiyi tutturarak idare edebilme yeteneklerini geliştiriyor. Ancak pozisyon yükseldikçe duygusal zekada bazen düşüşler yaşanıyor. Bunun nedeni ise kişilerin yetki ve sorumluluklarında meydana gelen değişiklikler. “Yüz yüze geldikleri problemler, sorunlar, karar vermeleri gereken durumlar farklılaşıyor, zorluk dereceleri artıyor. Tüm bunlar kişilerin duygu durumlarını ve duygularını ifade etme şekillerini de etkiliyor” diyen Beceren, duygusal zekayı zayıflatan etkenler hakkında şunları söylüyor: “Yüksek farkındalık yaratma amacı taşıyan duygusal zekamızı geliştirebilmemiz iç dünyamızı anlamaya çalışmayı, duygularımızı yönetebilmeyi gerektirir. Duygularımızı sistemli bir şekilde yönetemiyorsak, öfkelenmeler, parlamalar, ani duygu değişimlerinin getirdiği ölçüsüz davranış ve tutumlarımız, duygusal zeka seviyemizi farkında olmadan zayıflatır. İş hayatımızdan örnek vermek gerekirse, birbirimizi çoğu zaman dinlemeyi bilmediğimizden dolayı anlamıyoruz, anlamadığımız için sürekli kendimizi anlatma çabasına giriyoruz ve kendimizi gereksiz tartışmaların içinde buluyoruz. Dinlemeyi bilmeme de duygusal zekamızı zayıflatan unsurlar arasındadır.”

DUYGUSAL ZEKA SONRADAN GELİŞTİRİLEBİLİR

Duygusal zekanın zaman içerisinde geliştirilebileceğini söyleyen İK danışmanı Selçuk Arıcı, “Bir kişinin duygusal zekası yaşamının her anında gelişebilir. Yaşadığı zorluklar, tecrübeler, deneyimler, sevinmeler, üzülmeler, kaygılar bir kişinin duygusal zekasının gelişimini sağlar. Yani duygusal zeka, kişisel zekadan farklı olarak sonradan geliştirilebilir” diyor. İş hayatında ideal olanın hem IQ hem de EQ’nun yüksek olduğu adaylar olduğunu söyleyen Arıcı, bunun her zaman bir arada olmasının mümkün olmadığını da vurguluyor. “Bu yüzden özellikle iş başvurularında pozisyonun tipine ve gerektirdiği tecrübeye göre düşünülüyor. Kimi pozisyonlarda sadece yüksek IQ yeterli olabilir. Örneğin ARGE, mühendislik ve teknik konularda. Satış, pazarlama, müşteri ilişkileri ve medyada da EQ yeterlidir” diyen Arıcı, büyük, çok uluslu şirketlerin çalışanlarında her ikisini birden aradığına işaret ediyor ve ekliyor: “Tabi buna göre de ücret politikaları belirliyorlar. Sonuç olarak IQ ve EQ şirketler için birer maliyet meselesidir.”

EQ DEZVANTAJ DA OLABİLİR

Duygusal zekanın dezavantaj olabileceğine inanan uzmanlar da var. Psytech Türkiye Başkanı Psikolog Resul Tura, analitik becerilerle desteklenmeyen yüksek duygusal zekanın, stratejik düşünme, karar alma, planlama, etkili müzakere gibi yetkinliklerde kısıtlı kalınmasına neden olacağını belirtiyor. “Böyle liderler çevrelerindeki diğer insanlar açısından zor olan ancak alınması gereken kritik kararları almakta zorluklar yaşayabilirler veya en iyi ihtimalle bu kararları erteleyebilirler. Ekip üyelerinin gelişimi açısından çok kritik olan negatif geribildirimleri aktarmakta yavaş kalabilirler” diyen Tura, müzakere süreçlerini iyi analiz edilmiş veri ve bilgilerle desteklememeleri durumunda masada yeterince zorlayıcı olamayacaklarını belirtiyor. 2015 yılında Amerikan Uygulamalı Psikoloji Dergisi’nde yayınlanan “A Meta-Analysis of the Relationship Between Individual Assessments and Job Performance” (Bireysel değerlendirmelerle iş performansı arasındaki ilişkiye dair bir meta-analiz) araştırma sonuçlarına da göndermede bulunan Tura, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Araştırma özellikle yönetsel seviyede gerçekleştirilen değerlendirme merkezi uygulamalarında hangi ölçüm aracının ve faktörünün yöneticilerin daha sonraki iş performanslarını daha güçlü bir şekilde öngördüğüne yoğunlaşmıştı. Yine sürprize yer olmayacak şekilde, bu araştırma da daha önce yapılanlarla benzer şekilde yönetsel iş performansıyla en güçlü ilişkinin bilişsel zeka yani IQ olduğunu gösterdi. Bütün bunlardan duygusal zekanın önemsiz bir faktör olduğu sonucu çıkarılmamalı tabiki. Duygusal zeka, iş performansı üzerinde çok önemli ve belirleyici bir faktördür. Özellikle yönetsel seviyede duygusal zekası düşük kişilerin yarattıkları tahribat çok yüksek seviyelerde olabiliyor. Benim itiraz ettiğim nokta, duygusal zekanın iş performansı için bilişsel zekayı geride bırakacak şekilde en önemli faktör olduğu tezidir. Duygusal zekanın fazla abartıldığını düşünüyorum.”

Didem Gürcüoğlu Tekay

18 MADDEDE DUYGUSAL ZEKA

Duygusal zekası yüksek insanların hem iş hem de sosyal alanda varlıklarını sürdürmede, olumlu ve yapıcı ilişkiler kurmada ve sonuca ulaşmada daha avantajlı olduklarını belirten MCT Danışmanlık Genel Müdürü Didem Gürcüoğlu Tekay, “En önemli avantalarından biri hem iş hem sosyal alanda bilinçli ve istekli karar verebilmeleridir. Yetişkin olarak sorumluluk alabilmeleri ve sonuç her ne olursa olsun üstesinden gelebilmeleri hayatın döngüsünde ilerlemeyi ve gelişimi sürekli kılar” diyor. Tekay duygusal zekanın özelliklerini 18 maddede şöyle sıralıyor;

-Duygusal farkındalık: Bireyin kendi duygularını okuması, etkilerini fark etmesi ve kararlarını içgüdüleriyle yönlendirmesi

-Kişisel değerlendirme: Bireyin kendi güçlü ve sınırlı alanlarını bilmesi

-Özgüven: Bireyin kendi varlığının ve becerilerinin farkında olması

-Duygusal kontrol: Bireyin yıkıcı duygu ve güçleri kontrol altında tutması

-Şeffaflık: Dürüstlük, doğruluk ve güvenilirlik sergilemek

-Uyum: Değişen durumlara uyum sağlamada ya da engelleri aşmada esneklik

-Başarı: Mükemmelliğin standartlarını yakalamak üzere performansı geliştirme dürtüsü

-Girişim: Fırsatları fark edip harekete geçmeye hazır olma

-İyimserlik: Olayların olumlu yanını görmek

-Empati: Başkalarının duygularını anlamak, onların perspektifinden görebilmek, onların endişe ve kaygılarıyla ilgilenmek

-Organizasyonel farkındalık: Organizasyon içindeki politikaları, şu an geçerli karar mekanizmalarını anlamak

-Hizmet: Müşteri ihtiyaçlarını fark etmek ve karşılamak

-İlham veren liderlik: Zorlayıcı bir vizyonla motive edip yönlendirmek

-Etki: İkna etmek için bir dizi taktikler kullanmak

-Başkalarını geliştirmek: Geri bildirim ve yönlendirmeyle başkalarının becerilerini desteklemek

-Değişim Katalizörü: Yeni yönlere doğru yönelmek, buna liderlik etmek

-İlişki kurma: İlişki ağlarını oluşturup elde tutmak ve geliştirmek

-Takım çalışması ve işbirliği

DUYGULARIMIZLA ÇALIŞIYORUZ

Kariyer ve İK danışmanı Esra Kemer Tülü: “Ne tek başına IQ ne de EQ kariyer yaşamında ilerlemek için öncelikli değildir ama duygusal zekası yüksek olan profesyonellerin kariyer hayatlarında daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Çünkü gün içinde duygularımızla beraber çalışıyoruz. Günümüzün büyük bir bölümünü iş yerinde çalışma arkadaşlarımızla, iş ortaklarımızla birlikte geçiriyoruz. Günlük iş süreçlerine baktığımızda sürekli farklı duygularımızı harekete geçiren ve değişen duyguların davranışlarımıza yansıdığı değişik olaylar yaşıyoruz. Problemin çözümünde inisiyatif alıyor, projeyi yetiştirmek için iç motivasyonumuzu yükseltiyor, çalıştığımız sürece iletişime geçiyor, kendimizi ifade etmeye çalışırken iç ve dış müşterilerimizi anlamaya çalışıyoruz. Bu ve benzeri birçok farklı olayı yaşarken duygularımız da çalışmaya devam ediyor.”

Odea Bank Kobi Bankacılığı Müdür Yardımcısı Gökhan Sun: “Bazı mesleklerde sadece IQ yeterli olabiliyorken, bankacılık gibi müşterilerle devamlı iletişim halinde olunan işlerde mutlaka EQ ön plana çıkıyor. Günlük iş stresi ve hedefler arasında çalışırken duyguların iyi yönetilmesi kritiktir. İyi bir lider ekip arkadaşlarını yönlendiren, motive eden, onları anlayarak sürekli iletişimde kalandır. İyi bir liderin zihinsel becerileri ile birlikte duygusal zekasını da etkin bir şekilde kullanması gerektiğini düşünüyorum.”

KADINLAR DOĞAL LİDER

Dünyanın önde gelen insan kaynakları ve organizasyon danışmanlık şirketi Korn Ferry Hay Group’un 2016 araştırmasına göre, kadınlar etkin liderlik ve üstün iş performansı için gerekli olan duygusal zeka yetkinliklerde erkeklerden daha iyi. 90 ülkede, yönetimin her seviyesinden 55 bin profesyonel üzerinde yapılan araştırmaya göre, kadınların etkin liderlik ile ilişkili olan duygusal ve sosyal yetkinlikleri erkeklere oranla daha iyi kullandıkları ortaya çıktı. Western Reserve Üniversitesi’nden Prof. Boyatzis konuyla ilgili “Geçmişe bakarsak, iş hayatında kadınların kendilerini daha az yetkin erkeklerin de daha yetkin değerlendirme eğilimi olduğu bilinmektedir. Ancak araştırmalar gösteriyor ki, gerçek hiç de böyle değil. Eğer erkekler duygusal ve sosyal yetkinliklerini kullanmada daha fazla kadınlar gibi hareket etseler, iş hayatında belirgin olarak daha etkili olacaklar” diyor. Araştırmanın ezber bozan bulguları ise özetle şöyle; Kadınlar ve erkekler arasındaki en büyük fark duygusal öz farkındalık yetkinliğinde kendini gösteriyor. Kadınlar bu yetkinliği erkeklere göre yüzde 86 oranında daha fazla kullanıyor. Tutarlı empati konusunda da kadınlar erkeklere göre yüzde 45 oranında daha yetkin. Kadınların erkeklere göre nispeten daha üstün oldukları diğer yetkinlikler ise, koçluk ve mentörlük, ilham veren liderlik, çatışma yönetimi, organizasyonel farkındalık, uyum, ekip çalışması ve başarı yönelimi.

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s