HERKES YAPAY ZEKA KULLANSIN DİYE UĞRAŞIYORUZ

onur koç2020’ye kadar 4,5 milyon kişinin işlerini robotlara devredeceğini söyleyen Microsoft Türkiye CTO’su Onur Koç, yapay zeka hakkında merak ettiklerimizi anlattı.

Microsoft Kurumsal Çözümler Zirvesi’nde geleceğin fırsatlarını yakalamak ve yeni rekabet ortamında öne çıkmak isteyen kurumlar bir araya geldi. İki bin kişinin katıldığı zirvede Büyük Veri, Yapay Zeka, Akıllı Sistemler, Nesnelerin İnterneti (IoT), Üretkenlik Çözümleri, İş Analitiği gibi konular tartışıldı. Bu yıl beşincisi düzenlenen zirvede Microsoft’un dijital dönüşüm stratejisi ile uçtan uca bulut tabanlı akıllı iş çözümleri ve günümüz teknoloji dünyasında sektörün önde gelen kurumlarının üst düzey yöneticileri bu dönüşümü nasıl gerçekleştirdiklerini anlattı. Microsoft Türkiye CTO’su Onur Koç, yapay zeka konusundaki sorularımızı yanıtladı.

Yapay zeka teknolojileri hala çok pahalı teknolojiler mi kurumlar için?

Yapay zeka kavramı 1950’lere kadar gidiyor. Ancak 90’larda bir makinenin satrançta Kasparov’u yenmesiyle beraber yapay zeka kavramı yükselişe geçti. O zamanlar tabi yapay zeka teknolojileri çok pahalıydı. Yüksek miktarda veri depolamak ve analiz etmek gerektiği için en az 70-80 milyon dolarlık yatırımlar gerekiyordu. 2010’da bir kırılma yaşandı ve yapay zeka teknolojileri çok ucuza genele yayılmaya başladı. Günümüzde kurumsal bir yatırım yapmadan veriyi bulutta depolayarak kolaylıkla işleyebiliyorsunuz. Bu yapılan her işe inanılmaz bir hız kazandırıyor.

Yapay zeka ile beraber adı geçen makine öğrenimi kavramı nedir?

Son yıllarda popüler hale gelen makine öğrenimi kavramı ile beraber yapay zeka teknolojileri hızla her sektörde kullanıma girmeye başladı. Makine öğrenimi, algoritmaların kendi kendine öğrendiği, algoritmaların veri ile eğitildiği bir uygulama. Algoritma veri ile öğrendikten sonra, ilgili konuda kendi kedine çok isabetli kararlar alabiliyor. Bu ileride kendi kendine karar verip uygulayabilecek makineler demek anlamına geliyor.

Şu anda kullanılan alanlar var mı?

Makine öğrenimiyle yapay zeka günümüzde pek çok alanda kullanılıyor. Fotoğrafı çekilen nesnenin aynısını internette bularak kullanıcıya sunan uygulamalar var mesela. Şimdi de duygusal bankacılık diye bir kavram çıktı. Banka şubesindeki kameralarla müşterinin mimiklerini analiz ederek memnun olup olmadığını tespit eden pilot uygulamalar var. Müşterilerin ne sebeple, hangi işlem sırasında ve hangi saatlerde duygularının nasıl değiştiğini analiz ediyor. Çeşitli İK uygulamaları var yine makine öğrenimi ile karar verebilen. İşverene en doğru çalışanı önerebiliyor. Sağlık alanında veya vergi alanında en azından basit soruları cevaplayabilen yazılımlar geliştiriliyor ve kullanılıyor dünyanın çeşitli ülkelerinde. Disleksi hastalığını çocuklarda tespit edebilen uygulama bile var. Çocuğun mimiklerinden ve davranışlarından yola çıkarak yüzde 90 doğru tespit yapabiliyor. Bir şehirde bozulan bir asansörü başka bir şehirden holo lensler ile sanal gerçeklik uygulamalarıyla tamir edebiliyorlar.

İleride bütün işleri yapay zekaya mı devredeceğiz sizce?

Dünya Ekonomik Forumu’nun araştırmalarına göre, 2020’ye kadar 4,5 milyon kişi işlerini robotlara devredecek. Bu noktada Microsoft çok kıymetli bir çalışma başlattı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteği ile meslek okullarında Türkçe Nesnelerin Interneti (IoT) eğitimlerinin verilmesi, bu alanda eğitmenlerin ve öğrencilerin yetişmesi için çalışmalara başlandı. Bu işbirliğinin ekonomiye ivme kazandırmasını bekliyoruz. Yapay zekayı herkesin kullanabileceği bir teknoloji haline getirmek istiyoruz. Üretim, finans, tekstil, otomotiv ve kamu sektörlerine odaklanıp, her sektörden en az bir global başarı hikayesi çıkmasını bekliyoruz. Microsoft start-up’lar arasında yapay zeka projelerine destek olacak.

Türkiye teknoloji geliştirme noktasında ne aşamada sizce?

Teknolojiyi kullanmada ülke olarak gayet ilerideyiz. Ancak üreten, kodlayan bir nesile ihtiyacımız var bizim. Bakın beyaz eşya üreticisi bir firmanın market değeri 10 yıldır değişmiyor. Ama 10 kişilik bir teknoloji firması açıldıktan 2 yıl sonra, hayatı boyunca 50 bin kişiye istihdam sağlamış olan beyaz eşyacının yarattığı market değerini kat kat geçebiliyor. İnovasyon ve teknoloji üreten bir ülke olmamız şart. Türkiye, Dünya Ekonomi Forumu’nun 2016 Küresel Rekabet Raporu’na göre 140 ülke içerisinde 51’inci sırada. 2023 hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin en büyük 10 ekonomisi arasında yer alması hedefleniyor. Bu misyona ulaşmamız için inovasyon ve AR-GE’ye odaklanmamız gerekiyor. İnovasyonda 2014’te 56, 2015’te 60’ıncı sırada yer almamız, bu alanda ne yazık ki eksiklerimiz olduğunu gösteriyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s