ELEKTRONİK ATIK; ZEHİRLİ HAZİNE

eatik.jpgGeçtiğimiz yılın verilerine göre elektronik atık miktarı tüm dünyada 40 milyon tonu çoktan aşmış durumda. Ülkemizde bu rakamın 500 tondan fazla olduğu biliniyor. Elektronik eşyalarımızı sık sık yenilediğimiz göz önünde bulundurulunca bu rakamın çok kısa sürede 1 milyonu bulacağı öngörülüyor. Peki geri dönüşüme tabi tutulamazsa çevreye zarar veren, nadir element ve kıymetli metallerin kaynağı olarak da ciddi ekonomik değere sahip olan e-atıkları ne yapıyoruz? Uzmanlar ve sektörden isimler e-atıklarımızın dünyadaki ve Türkiye’deki yolculuğunu anlattı.

ÜRÜN DİRİER, urun.dirier@paradergi.com.tr

Ağustos 2016’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan “Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların (AEEE) Kontrolü Yönetmeliği”ne göre, elektronik atık miktarı tüm dünyada toplam 42 milyon ton seviyesine ulaşmış durumda. ABD, 7 milyon tondan fazla AEEE ile ilk sırada yer alırken, Türkiye 503 bin ton ile 17. sırada bulunuyor. Türkiye’de kişi başına düşen e-atık miktarı ise 6,5 kilo. Yıllık kişi başı e-atık miktarları Afrika’da 1,7 kilo iken, Avrupa’da ise 15 kilo seviyesini aştı. Avrupa’da 80 yıl olan hayat beklentisine göre, bir Avrupalı ömrü boyunca ortalama 1,2 ton e-atık bırakıyor. Elektronik atık geri dönüşüm oranları ise, Avrupa Birliği ülkelerinde diğer ülkelere kıyasla yüksek olmasına rağmen, hala yüzde 35 civarında. Türkiye’de ise e-atık toplama dönüştürme oranı sadece yüzde 2. Bu da yıllık ortalama 12 bin tona tekabül ediyor.

İKİNCİL HAMMADDE İÇİN KAYNAK

İçerdiği zararlı kimyasallar ve ağır metallerden (kurşun, kadmiyum, cıva, arsenik vb.) dolayı çevre ve insan sağlığı için tehdit oluşturan elektronik atıkların geri dönüşüme tabi tutulması şart. Risk etmenlerinin yanı sıra AEEE’ler aynı zamanda ikincil hammadde pazarı için önemli birer kaynak ve fırsat. Özellikle içeriğindeki nadir toprak elementleri ve değerli metallerin geri dönüşümü, bu ürünlerin sürdürülebilirliği için ön şart. Bu anlamda elektronik atıkların toplanması ve geri dönüşümü, ekonomik açıdan büyük katkılar sağlıyor. Örneğin dünyadaki bir yıllık elektronik atığın içerdiği altın miktarının 300 ton olduğu belirtiliyor. Bu da madenlerden üretilen altının yaklaşık yüzde 11’ine denk geliyor. Kaba bir hesapla madencilikten 240 milyon kiloda 1 kilo altın elde edilebilirken, 100 bin kilo elektronik atıktan aynı miktarda altın eldesi sağlanabiliyor. Madencilik ile 200 kilodan çıkarılabilen toplam demir miktarı 1 kilo. Aynı miktarda demir sadece 2 kilo elektronik atıktan elde edilebiliyor. Madencilik ile 200 kilodan çıkarılabilen toplam bakır miktarı da 1 kilo. Aynı miktarda bakır 13 kilo elektronik atıktan sağlanabiliyor.

eatik1.jpg

ÜRETİCİ AVRUPA’DA ALDIĞI SORUMLULUĞU TÜRKİYE’DE ALMIYOR

Türkiye’deki elektronik atıkların önemli bir bölümü hurdacılar ve bazı gayri resmi işletmeler tarafından toplandığı için herhangi bir geri dönüşüm sürecine tabi tutulamıyor. Sadece demir, bakır ve plastik gibi satılabilir kısımları ayrıştırılıyor. Geri kalan parçalar çevreyi kirletmeye devam ediyor. Bilgisayar anakartları ve cep telefonlarında bulunan altın, gümüş ve paladyum gibi elementleri dönüştürecek bir tesis olmadığı için bunlar da Almanya, İngiltere ve Belçika’daki geri dönüşüm tesislerine ihraç ediliyor. Kayıtlı toplama oranının düşük olmasında belediyelerin finansal yetersizlikleri, yönetmelik hedeflerinin düşük olması, mevcut toplama altyapısının yetersizliği ve tüketiciler tarafında farkındalık eksikliği gibi sebepler gösteriliyor. İlk olarak 2012’de yayınlanan Elektronik Atık Yönetmeliği, e-atık toplama altyapısının kurulmasını öngörmekle ve gerekli adımların atılmasını sağlamakla beraber, elektronik üreticilerinin çoğunun taşın altına ellerini koymamalarından dolayı yeterli ilerleme sağlanamıyor. Oysa Avrupa ülkelerinde aynı elektronik üreticileri, e-atıkları toplatmakla yükümlü ve bunun için fon sağlamak zorundalar.

64 LİSANSLI FİRMA VAR

Türkiye’deki toplam elektronik üreticisi sayısı resmi olarak bilinmiyor. İstatistiklerin gizliliği nedeniyle, TÜİK’in elektronik üreticilerinin listesini açıklamasına izin verilmiyor. Bununla birlikte TÜİK geçmişte elektronik ihraç etmiş olan 14 bin işletme bulunduğunu belirtmişti. Büyük ev eşyaları pazarına hakim olan münhasır bayilerin Türkiye’de toplam sayısının 10 bin olduğu tahmin ediliyor. En büyük 5 teknoloji mağazasının Türkiye genelinde 596 mağazası bulunuyor. Cep telefonu ve iletişim cihazları satan işletme sayısının da 10 binden fazla olduğu tahmin ediliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tüm elektronik üreticilerinin sicilini tutmak üzere 2015 yılında bir sistem de kurdu. Bu sisteme göre üreticilerin bir kısmı, e-atıkları toplatma konusundaki sorumluluklarını Yetkilendirilmiş Kuruluşlar (YK) üzerinden yerine getiriyor. Bakanlık tarafından lisans verilmiş e-atık toplanması, geri dönüşümü ve geri kazanımından sorumlu toplam 3 YK bulunuyor. Elektrik ve Elektronik Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Derneği (ELDAY), Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği (AGİD) ve Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD).  Geri dönüşüm lisansı bulunan toplam firma ve tesis sayısı ise 64. Bunlardan da sadece 5 tanesi e-atık dönüşümü üzerine uzmanlaşmış tesisler.

eatik2.jpg

E-ATIKLA DUYGUSAL BAĞI KOPARACAĞIZ

TÜBİSAD AEEE Sorumlusu Selen Taner, Türkiye’deki e-atık geri dönüşümünün henüz istenen seviyelere gelemediğini belirtiyor. Lisanslı geri dönüşüm tesisi sayısının ise bugün için yeterli olduğunu belirten Taner, “Gelişmiş ülkelere baktığımızda, sirkülasyonda olan AEEE’ye cevap verecek tesis sayısı ülkemizdeki mevcut tesis sayısının birkaç kat daha üzerinde” diyor. Taner sözlerini şöyle sürdürüyor: “Türkiye’de henüz nihai geri dönüşüm ve malzemeyi tekrar ekonomiye kazandırmak için ilave ayrıştırma yöntemlerine rastlayamıyoruz. Yetkilendirilmiş kuruluşların sisteme dahil olmasıyla birlikte daha yeni yeni olgunlaşan bir sistem var. AEEE toplama çalışmaları için işleyen birçok kanal bulunmakta. Ancak toplama veriminin arttırılması amacıyla yeni toplama kanalları da oluşturmak gerekir. Var olan kanallar arasında ‘Eskiyi Getir Yeniyi Götür’ veya ‘Sadakat’ uygulamaları bilindik yöntemler. Nihai tüketici yüksek bedellerle aldığı ve içerisinde şahsi, kurumsal bilgileri içeren cihazlardan ayrılmakta zorlanıyor. Bilgi güvenliği mekanizmalarını güçlendirmek ve zaman içerisinde işleyen sistemlere olan güveni arttırmak, toplama zorluklarını en aza indirmek için en uygun yöntemdir. Tüketicinin e-atığa olan duygusal bağının koparılması, sosyal, ekonomik ve çevre faydalarının ön plana çıkarılarak var olan bilincin arttırılması bizim de sorumluluklarımız kapsamında. Bunun için yeni iş geliştirme modelleri üzerinde çalışıyoruz. Yönetmeliğe göre AEEE toplama hedefleri geri dönüşüm tesislerinden ziyade piyasaya sürülen elektronik eşyalar üzerinden üretici (üretici, ithalatçı) firmaların sorumluluğunda. Firmalar yükümlülüklerini yerine getirmek için yetkilendirilmiş kuruluş çatısı altında toplanıp AEEE toplama verimini arttırmak için toplu faaliyetlerde bulunuyor. TÜBİSAD, temsil ettiği üreticiler adına 2016 senesinde çeşitli işbirlikleri yaptı ve hali hazırda 4 bin 500 noktadan AEEE’ye ulaşabilir vaziyette.”

KULLANILMAYAN MİLYONLARCA TELEFON ALTIN DEĞERİNDE

Elektronik Atık Geri Dönüşüm Derneği (EAGD) Başkanı Burak Köktürk, kirleten öder prensibine göre AB ülkelerinde üreticilerin her yıl belli tonlarda e-atık toplamakla yükümlü olduklarını belirterek, bu sistemin ülkemizde henüz oturmadığını dile getiriyor. “Yönetmelik sadece tavsiye niteliğinde, üretici firmalara kota konusunda bir yaptırım yok” diyen Köktürk sözlerini şöyle sürdürüyor; “Belediyeler bütçem düşük diyor toplayamıyor. Firmalar toplatmanın maliyetinden kaçıyor. Ama Avrupa’da bu maliyet son tüketiciye yüklenir zaten. Örneğin biri cep telefonu alacaksa, faturaya e-atık toplama ve işleme maliyetleri de dahil edilir. Öte yandan bilgisayar ve cep telefonlarından geri kazanılabilecek kıymetli elementler de ya çöpte ya evdeki çekmecelerde bekliyor. Türkiye’de her sene 10 milyon adet cep telefonu satılıyor. Toplamda 250 milyon adet telefon var dolaşımda. Bunların 200 milyonunun kullanılmadığını tahmin ediyoruz. Yani milyonlarca liralık altın, gümüş ve paladyum atıl halde duruyor. Toplanabilenler de Avrupa ülkelerindeki tesislere gönderiliyor. Çünkü ülkemizde nadir elementleri geri dönüştürebilecek bir tesis yok. Toplam 64 lisanslı geri dönüşüm firması var. Sadece 5 tanesi e-atık konusunda uzman.”

DÜNYANIN EN DESTEKÇİ DEVLETİ TÜRKİYE’DE

Türkiye’nin Avrupa standartlarında çalışan en büyük birkaç e-atık geri dönüştürme tesisinden biri olan Exitcom’un kurucusu Murat Ilgar, Türkiye’nin toplam elektronik atık miktarının 3 yıl içinde 1 milyon tonu aşacağını belirtiyor. Almanya’daki tesisinin de Avrupa’nın en büyüklerinden olduğuna değinen Ilgar, Türkiye’de e-atık toplama konusunda çok ciddi sıkıntılar yaşadıklarını belirtiyor. Ilgar sözlerini şöyle sürdürüyor; “Almanya’da en basitinden enerji tasarruflu bir lambayı çöpe atmanın bile binlerce avroluk cezası vardır. Çünkü içinde cıva var. Biz ilk lamba geri dönüşüm tesisini Tübitak desteğiyle kurduk. Ama lamba gelmiyor. Buzdolabı tesisine buzdolabı gelmiyor. Almanya’da 14 bin ton pil toplanır her yıl. Türkiye’de 700 ton. Biz tüm elektronik market zincirlerine e-atık toplama için bir sistem kurduk. Bunları toplamanın bir maliyeti var. Yönetmelik 2012’de çıktı ama üreticilerden herhangi bir para alamıyoruz. Milyonlarca dolarlık tesis kurduk, yeri geliyor hurdacı ile rekabet edemiyoruz. Bu tesisi Almanya’da kursam 10 kat büyürdüm. Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Üretici firmalar toplatma maliyetinden kaçıyor. Ama bütün Avrupa ülkelerinde bu maliyetleri ödüyorlar. Avrupa’da 10 milyon ton e-atık toplanıyor her yıl. Bunların masrafını karşılıyor, Türkiye’ye gelince maliyetten kaçıyorlar. Oysa prensipte kirleten öder. Türkiye’de geri dönüşüme kim yatırım yaptıysa mağdur oluyor. Ben memleketimi sevdiğim için Almanya’dan geldim buraya da tesis kurdum. Ayrıca bu sektör yan istihdamlar da yaratan bir sektör. Bugün Almanya’da her 10 konteynırdan biri atık koyteynırı. Tüm kategorilerde senelik 4-5 bin ton e-atık işliyorum burada. Almanya’daki tesisimde 7 bin ton sadece cep telefonu işliyorum. Aradaki uçuruma bakın. AB ülkeleri dahil dünyanın hiçbir yerinde devlet geri dönüşüm tesislerine bu kadar destek vermez. Devletimizin destekleri dünya ile kıyaslanamayacak ölçekte. Ama yönetmelik doğru işlemediği için milyonlarca dolarlık yatırımlarla kurulan tesisler boş duruyor. İleride savaşlar ileri teknolojide kullanılan neodimyum, lantan, seryum, prometyum gibi nadir toprak elementleri için çıkacak. Çünkü yüzde 90’ı Çin’in elinde. Avrupa e-atıklardan bunları geri kazanmaya çalışıyor. Gözümüzü açmalıyız.”

DEVLETİN E-ATIKLARINA NE OLUYOR?

Bilgi güvenliği konusuna da değinen Ilgar, “Bankaların, devlet kurumlarının e-atıkları ne yapılıyor? Bunlar Avrupa’da beş ayrı kategoride imha edilir. Burada bunlara ne olduğu belli değil. Düne kadar hacker’lar ihale takip edip önemli firma ve kurumların e-atıklarını topluyordu. Tehdit hala sürüyor. Özellikle devlet kurumlarının e-atıklarının ne yapıldığıyla alakalı olarak Makine Kimya Enstitüsü kapılarını açmalı, ben bir Türk olarak bunu merak ediyorum” diyor.

HURDACILIK GERİ KAZANIMA ENGEL OLUYOR

Türkiye’nin en büyük geri dönüşüm tesislerinden GCL Geri Kazanım Başkanı Cumhur K. Timuçin, 8 ülkede faaliyet gösterdiklerini belirterek “2016 rakamları tam olarak konsolide edilmemekle beraber, 25 bin ton civarında e-atık dönüştürdüğümüzü tahmin ediyorum.  Üzülerek söylemeliyim ki, en büyük hacimlerimiz ülkemizde değil, yurtdışında gerçekleşiyor” diyor. Kanun ve uygulamaların Avrupa standartlarında olmasına rağmen bunların denetimlerinin yapılamadığını ve halkın bu konuda bilinçsiz olduğunu ifade eden Timuçin, sözlerini şöyle sürdürüyor; “En değerli madenler elektronik kartlarda bulunuyor. En yüksek değerli maden içeren kartlar ise GSM malzemeleri, telekomünikasyon cihazları, cep telefonları, bilgisayarları RAM ve işlemci gibi parçalarında bulunuyor. Yalnız nu atıkların son rafine işlemleri ülkemizde yapılamıyor. Değerli madenlerin geri kazanımı özellikle Almanya ve Japon’da yapılıyor. Ülkemizde değerli madenlerin geri kazanımını yapacak tesis yok. Bunun sebebi iç piyasada e-atık toplama hacminin çok kısıtlı olması. Bu nedenle bu alana yatırım yapmak mantıklı değil. Japonya’da çalıştığımız rafineri günde 300 ton elektronik kart işliyor. Türkiye’de bir ayda toplanan elektronik kart miktarı ise 100 ton. Yurtdışındaki e-atık tesisleri, bu atıkları işlemek için müşterilerinden ücret alıyor. Maalesef ülkemizde hurdacılık yaygın olduğu için, e-atıklar geri kazanım yapabilecek tesislere yönlendirilemiyor.”

E-ATIK TESLİM EDENE BİR AĞAÇ

EAG Geri Dönüşüm tesis müdürü Metin Karaçam, elektronik atıkların hurdacılar tarafından kontrolsüz şekilde toplanmasının önüne geçmek için çeşitli farkındalık projeleri geliştirdiklerini belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor; “Bakırköy Lions Kulubü, İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ‘Ağaca Dönüşen Elektronik Atıklar Projesi’ne biz de dahil olduk. Çok yeni bir proje. Elektronik atıklar için bildirimde bulunan vatandaşların adresinden e-atıklar teslim alınıyor. Her biri adına hatıra ormanında ağaç dikiliyor. İlk etapta Çatalca ve Şile bölgesine 5 bin ağaç dikeceğimizi hesapladık.”

EN ÇOK KUZEY AVRUPA ÇALIŞIYOR

Dünyada neler oluyor diye bakacak olursak, e-atık toplama, dönüştürme ve farkındalık yaratma konusunda başı Kuzey Avrupa ülkeleri çekiyor.

İSVEÇ’TE 630 TOPLAMA TESİSİ BULUNUYOR

İsveç’te AEEE’lerin yönetiminde belediyeler önemli bir konuma sahip. Her bir belediye atık yönetim planı hazırlamakla yükümlü ve bu planlar AB direktifleri ile paralel olarak, önleme, yeniden kullanım, geri dönüşüm, farklı kullanımlar (enerji amaçlı kullanımlar) ve bertaraf olmak üzere tüm AEEE yönetim süreçlerini içeriyor. İsveç Çevre Kanunu’nda belirtildiği üzere kamu otoriteleri ve belediyeler, üreticilerin AEEE yönetim süreçleri ile ilgili çalışmalarını denetlemekte ve yeri geldiğinde toplama, geri dönüşüm ve geri kazanım hedeflerine ulaşılabilmesi, çevre ve insan sağlığının korunması için yeni kurallar koyabiliyor. Fiziksel ve finansal sorumluluklar büyük oranda üreticilere veriliyor. İsveç’te ulusal düzeyde AEEE’lerin toplanması ve geri dönüşümünden sorumlu olan ElKretsen’in (kar amacı gütmeyen hizmet girişimi) İsveç genelinde 290 belediye ile iş birliği var. Mevcut durumda İsveç’te, belediyelere ait 630 adet e-atık toplama tesisi bulunuyor ve tesislere ek olarak El-Kretsen tarafından sokaklarda yerleştirilen ve aydınlatma gereçleri gibi küçük AEEE’leri toplayan konteynerler ile toplama sürecine katkı sağlanıyor.

DEĞİŞİM ELÇİSİ ÇOCUKLAR

Slovenya’daki AEEE yönetimi sürecinin en önemli paydaşlarından biri olan belediyeler, farkındalık yaratma ve atıkların ayrı toplanmasına yönelik bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık veriyor. Belediye çalışmalarının hedef kitlesini, okul çağındaki çocuklar ile hane halkları oluşturuyor. Okul çağındaki çocuklar, öğrendikleri bilgiler doğrultusunda ailelerini yönlendiren ve tüketim alışkanlıklarını etkileyen “değişim elçileri” olarak nitelendiriliyor.

CEP TELEFONU FIRLATMA ŞAMPİYONASI

Finlandiya, ömrünü tamamlamış ya da tamamlamadan bilinçsiz ve kontrolsüz bir şekilde göllere atılan veya bertaraf edilen cep telefonlarının ve bataryalarının uygun yöntemlerle toplanması ve geri dönüştürülmesi için 2000 yılında dünya çapında büyük ilgi uyandıran ve her yıl devam eden “Cep Telefonu Fırlatma Dünya Şampiyonası”nı başlattı. Dereceye girenler yeni bir cep telefonu ile ödüllendirilirken, eski telefonlar yerel geri dönüşüm tesislerine gönderiliyor. Geleneksel atış, serbest stil, takım atışı ve çocuk olmak üzere 4 kategoride gerçekleştirilen şampiyona zaman içinde Avrupa geneline de yayıldı. Norveç ve Almanya’daki ulusal yarışmaların kazananları, Finlandiya’daki Dünya Şampiyonası’na katılma hakkı elde ediyor.

TÜRKİYE’NİN EN ÇEVRECİ BELEDİYELERİ

Kadıköy Belediyesi

İstanbul Kadıköy Belediyesi, 2008 yılında, elektronik atıkların çevreye zararsız bir şekilde toplanması ve geri dönüşümünün sağlanması için “Avrupa Birliği Şehir ve Belediyeler Hibe Programı” kapsamında desteklenen ve İsveç Torsby Belediyesi ortaklığı ile gerçekleşen “Elektrikli Elektronik Atıkların Kontrolü Yönetimi Projesi”ni başlattı. Bu kapsamda, belediye tarafından atık toplama araçları alınarak ilçenin çeşitli noktalarına yerleştirildi. Belediye ev ve iş yerlerinden gelen talepler doğrultusunda ücretsiz olarak e-atık toplayıp yeniden kullanılabilir hale getirilenleri çeşitli okullara gönderiyor. Kadıköy Belediyesi geçtiğimiz ay bir ilke de imza atarak atıkların geri dönüşümü için akıllı telefon uygulaması geliştirdi. Uygulamayla size en yakın atık getirme noktasını tek tıkla görebiliyorsunuz.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi AEEE’lerin toplanmasındaki öncü belediyelerden biri. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi 2008 yılında başlattığı çalışmalar ile toplanan elektronik atıkların ilgili lisanslı tesislere gönderilerek ayrıştırılıp tekrar hammaddeye dönüşmesini sağlıyor. Türkiye’nin ilk belediye atık getirme merkezi de bu ilde kuruldu.

Konak Belediyesi

İzmir Konak Belediyesi, AEEE’lerin çöpe atılmadan geri dönüşüme kazandırılması amacıyla belediye personelini görevlendirdi. Evinde veya iş yerinde elektronik atık bulunan vatandaşlar, Konak Belediyesi’nin Çevre ve Koruma Müdürlüğünü arayarak ellerindeki e-atıkların bulunduğu yerden alınmasını talep edebiliyor. Daha sonra ELDAY aracılığıyla toplanan e-atıklar geri dönüşüme gönderiliyor.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi

Sakarya Büyükşehir Belediyesi okullarla birlikte “Elektronik Atık Toplama” projesi gerçekleştiriyor. Projeye destek vermek isteyen vatandaşlar da, şehrin çeşitli noktalarında bulunan geri dönüşüm kutularına elektronik atıklarını bırakabiliyor.

Sultangazi Belediyesi

İstanbul Sultangazi Belediyesi, Milli Eğitim Bakanlığı, ÇEKÜD ve EAG Geri Dönüşüm A.Ş.’nin birlikte başlattığı ödüllü e-atık toplama projesi ile, ilçe sınırlarındaki okullarda bilinçlendirme etkinlikleri yapılıyor.

BİLİYOR MUYDUNUZ?

-AB’de her sene yaklaşık 700 bin ton AEEE çöpe atılıyor.

-Dünyada oluşan AEEE’nin yıllık malzeme değeri yaklaşık 48 milyar Avro.

-Bir masaüstü bilgisayar üretiminde 240 litre fosil yakıt ve bin 500 kilo su tüketiliyor.

-1 milyon cep telefonunda 34 kilo altın bulunuyor.

-1 ton kişisel bilgisayar atığından geri kazanılan altın miktarı, 17 ton altın cevherinden elde edilen altından daha fazla.

-Floresan lambanın kırılmasıyla ortaya çıkacak cıva gazı, merkezi sinir sistemini ve böbrekleri olumsuz olarak etkiliyor, ana karnındaki bebeğe hasar verebiliyor.

-1 gram kurşun 20 bin litre suyu kullanılmaz hale getiriyor.

-20-40 mg/kg seviyesinde kadmiyuma maruz kalmış toprakta yetiştirilen tarımsal ürünün verimi yüzde 80 oranında düşüyor.

-AEEE’ler yaklaşık olarak yüzde 60 oranında demir ve demir dışı metallerden, yüzde 5’i alev geciktirici olmak üzere yüzde 20 oranında plastik ve yüzde 20 oranında da cam, ahşap, seramik ve diğer malzemelerden oluşuyor.

YASA DIŞI E-ATIK TİCARETİ

E-atığın önemli bir boyutu da, özellikle az gelişmiş ülkelere, atık olduğu saklanarak yasa dışı şekilde ikinci el ürün kılıfında ihraç edilmesi ve bu durumun sağlıksız koşullarda geri dönüşüm faaliyetlerine yol açması. Örneğin 2005 yılında 15 bin ton renkli televizyon AB’den Afrika ülkelerine ihraç edildi. Ticari istatistiklere göre bu televizyonların ortalama değerinin 25 Avro olması, bunların aslında kullanılmış ürün olduklarını gösteriyor ve kısa zamanda e-atık haline gelmeleri muhtemel. Tehlikeli atık sınıfına giren AEEE’lerin OECD dışı ülkelere gönderilmesi aslında yasak. Ancak Batı Afrika ülkeleri ve Pakistan gibi yerlere yasa dışı e-atık ticareti yapıldığı biliniyor. Tehlikeli Atıkların Sınırötesi Taşınması ve Bertaraf Edilmesinin Kontrolüne İlişkin Basel Sözleşmesi Sekretaryası’nın çalışmalarına göre, yıllık 250 bin ton civarı AEEE Batı Afrika ülkeleri tarafından yasa dışı yollarla ithal ediliyor. Bu ülkelerde sağlıksız koşullarda yapılan geri kazanım çalışmaları, hem çevreyi hem de bölge halkının sağlığını tehdit ediyor.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s