DÜNYA ENERJİ DEVRİMİ

enerjiDÜNYA ENERJİ DEVRİMİ

Ürün Dirier – PARA DERGİSİ

Son birkaç on yıl içinde, enerji kullanımına bağlı karbon emisyon artışları, fosil yakıtların sınırlı arzı ve hidroenerji için gerekli su kaynaklarının yetersizliği gibi nedenler, tüm ülkeleri alternatif ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı konusunda hummalı çalışmalara sevketti. Yeni enerji kaynaklarının araştırılması ve kullanılması için sürdürülen teknolojik Ar-Ge çalışmaları da birincil öncelikler arasına girdi. “Taş devri taş bittiği için son bulmadı” demişti Suudi Arabistan eski petrol bakanı Şeyh Zeki Yamani. Biz de dünyanın ‘eski taşlar’ yerine hangi alternatif kaynaklara yönelmeye başladığını ve potansiyellerini araştırdık. Güneş, rüzgar, dalga ve gelgit gibi yenilenebilir kaynakların sürekli olmayışından doğan yetersizliklere sunulan çözümleri, akıllı şebeke ve sanal santral gibi son birkaç yılın en popüler teknolojileri haline gelen sistemleri inceledik. Uzmanlardan bilgi aldık. Öncelikle, alternatif kaynak kullanımı bakımından hangi ülke ne aşamada ve kim neyi araştırıyor, neyi hedefliyor ona bakalım.

İSVEÇ YÜZDE 100’E KOŞUYOR

İsveç dünyada kömür, petrol gibi fosil enerji kaynaklarına tamamen veda edip, enerjisini sadece rüzgar, güneş enerjisi ve hidroelektrik gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlayan ilk ülke olmak istiyor. İsveç yönetimi 2016 bütçesinde yenilenebilir enerji kaynakları için 546 milyon dolarlık ödenek ayırmıştı. Sadece güneş enerjisi için yaptığı yatırımlar, bir önceki yılın 800 katıydı. Ülkenin fosil kaynaklı enerjiden tamamen kurtulmak için takvimi belli değil ancak İsveç hükümeti, başkent Stockholm’un 2050 yılına kadar hiçbir fosil enerji kaynağının kullanılmayacağı bir şehir olacağını açıkladı. Ülke nükleer enerji santrallerini de kapatacak. Geçtiğimiz yıl Alman hükümeti de 2022’ye kadar nükleer santrallerini tamamen kapatma kararı almıştı. Bu kararın ardından ABD, Fransa, Rusya ve İngiltere de nükleer enerjiyi masaya yatırma kararı aldı. 1991 yılından beri fosil yakıtlara ağır vergiler uygulayan İsveç, hali hazırda elektrik enerjisinin üçte ikisini başta hidroelektrik olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor.

İsveç geçtiğimiz senelerde olduğu gibi bu sene de çöp ithal edecek. Ülke son teknoloji geri dönüşüm tesislerinde enerji üretmek amaçlı kullanmak üzere çöp arayışında. Ülkedeki evsel atıkların yüzde 99’u biyogaz enerjisine dönüştürülerek evlerin ısıtılmasında kullanılıyor. Kapsamlı bir milli geri dönüşüm politikası olan ülkede, özel şirketler de atık ithal edilmesi ve yakılması konusunda çalışıyor. Çöpten ısı enerjisi üretmek diğer Avrupa ülkelerinde uygulanmıyor. Bu nedenle Avrupa çöplerinden kurtulmak istiyor, İsveç de bu çöpleri ithal ediyor. İsveçli belediyeler geleceğin atık toplama teknolojileri üzerinde de yoğunlaşmış durumda. Toplu konutlarda çöp toplamak için otomatik vakumlama sistemleri ve yeraltı çöp biriktirme merkezleri türünden projeler üzerinde çalışıyorlar.

İsveç’te üniversiteler de boş durmuyor, yeni kaynaklar üzerine çalışıyor. Linköping Üniversitesi araştırma ekibi geliştirdikleri yeni bir metodla gülden yeterli verimde enerji elde etmeyi başardı. Organik Elektronikler Laboratuvar Ekibi, gülden yarı iletken polimer geliştirdi ve bitki hücreleri için elektrokimyasal mekanizma oluşturarak iyonların ve elektronların taşınımı gerçekleştirdi. Henüz ticarileşmemiş bir proje olsa da, bu keşif sayesinde gelecekte bitkilerin bizim için enerji üreten doğal işçiler olabileceği öngörülüyor.

KOSTA RİKA REKOR KIRDI

Kosta Rika jeotermal, hidroelektrik, güneş ve rüzgar kullanımıyla enerji ihtiyacının yüzde 90’ını karşılıyor. 2014’den bu yana ülkede elektrik üretmek için hiç fosil yakıt kullanılmadı. 2021 hedefi sıfır karbon. Kosta Rika 2016 yılında 365 günün 250 gününde sadece yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisi kullanarak bu alanda yeni bir rekora da imza attı. Ülke böylece elektrik ihtiyacının yüzde 98,2’sini yenilenebilir kaynaklardan karşılamış oldu. Bu kaynaklar içinde ağırlık yüzde 74,35 ile hidroelektrik santrallerine ait, yüzde 12,74 ile bunu jeotermal enerji takip ediyor. Yüzde 10,3 ile üçüncü sıradaki rüzgar enerjisinin ağırlığının 2017’de eklenecek 4 büyük yeni santral ile arttırılması planlanıyor. Ülkenin son hidroelektrik projesi Reventazón ise 525 bin evin enerji ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede. Ülke 2015’in başlarında da tam 75 gün üst üste ülkenin bütün enerji ihtiyacını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlayarak gövde gösterisi yapmıştı. Kosta Rika’dan ilham alan Hawaii, kendisini 2045 yılına kadar sadece yenilenebilir enerji kullanılan bir eyalete dönüştürecek yasayı kabul etti.

İSKOÇYA GELGİT İSTASYONU KURDU

Ülke 2016 verilerine göre, sadece rüzgar gücü kullanarak ülkedeki ev kullanımına yönelik enerji ihtiyacının yüzde 97’sini karşılamayı başardı. İskoçya hükümeti dünyanın en büyük gelgit enerjisi santralini geliştirmek için de kolları sıvadı ve bunun için geçtiğimiz yıl 23 milyon sterlinlik bir yatırıma başladı. İlk aşamada 4 adet türbin ile enerji üretimine başlayacak olan bu santral tamamlandığında, 269 türbin ile 175 bin hanenin enerji ihtiyacı karşılanabilecek. Dünyanın ilk gelgit istasyonu 1966 yılında Fransa’da Rance nehrinde inşa edilmişti. Kurulduğunda dünyanın en büyük gelgit istasyonu olan Rance, liderliği 2011’de Güney Kore’de kurulan Sihwa Gölü Gelgit Enerjisi Santrali’ne kaptırdı.

HOLLANDA ÇİFTLİKLERDEN BİYOGAZ ÜRETECEK

Rotterdam bağlantısız bir yeşil ulaşım şehri olmaya hazırlanıyor. Belediye, elektrikli araçların herhangi bir kablo bağlantısı olmadan, fişsiz olarak şarj olabileceği noktaları test ediyor. 2 senedir bu proje için hazırlık çalışmalarının yapıldığı şehirde, deneme için özel olarak dönüştürülmüş arabalar kullanılacak. Projede yer alan Engi Services şirketinden Hans Boot, Hollandalı Algemeen Dagblad dergisine “Bu bataryaları şarj etmek için ideal bir yöntem olabilir, özellikle taksiler ve otobüs durakları için” diye açıklama yapmış. Sistem, araçların bir endüksiyon platform üzerinde durarak, şarjın bir akıllı telefon ya da tablet aplikasyonu aracılığı ile aktive edilmesi prensibine dayanıyor. Boot bu teknolojinin başarılı olması durumunda, gelecekte elektrikli araçların yollarda giderken bile şarj edilebileceğini belirtiyor.

Yel değirmenleriyle bilinen Hollanda 2015 sonunda bir ilke de imza atmış ve günde 1.2 milyon yolcu taşıyan demiryolu ağı için rüzgar enerjisi kullanılacağını ve projenin 3 yıl içinde hayata geçirileceğini açıklamıştı. Ocak 2017 itibariyle projede ilk adım atıldı ve elektrikli trenlerle hizmet veren Hollandalı demiryolu şirketi NS, enerji ihtiyacının tümünü rüzgar ile karşılayan ilk firma oldu.

Hollanda 2016’da toplamda bin çiftliği kapsayacak dev bir biyogaz projesine de başladı. Hollanda’nın sera gazı emisyonlarının yüzde 10’undan sorumlu olan tarım endüstrisi için bu proje ciddi bir öneme sahip. Ekonomi Bakanlığı tarafından açıklanan bilgilere göre, Hollandalı çiftçiler anaerob çürütücüleri bir leasing programı halinde satın alarak, bakterilerin yardımıyla hayvan dışkısını biyogaza çevirebilecekler. Sistemde çiftlikteki bir makine dışarıdaki dışkıyı kubbeli çürütücüye taşırken, bir diğeriyse dışkıdan fosfat ve nitratı alarak çiftçilerin gübre olarak kullanmalarına olanak sağlayacak. Böylece hem gübre hem de biyogaz elde eden çiftçiler, üretilen biyogazı hükümetin 12 sene boyunca ödeme garantisi verdiği bir sabit fiyat üzerinden satabilecekler. FrieslandCampina adındaki çok büyük bir süt kooperatifi de projeyi destekliyor. 13 bin 500 ila 17 bin arası çiftçiden süt temin eden kooperatifin hedefi, 4 yıl içinde en az bin tane büyük ölçekli çiftliğin “dışkıdan elektrik” programına dahil edilmesi.

Bisiklet kenti Amsterdam, solar enerji konusunda ciddi yatırımlar yapıyor. Bunların en ilginci ise SolaRoad projesi. Adından da tahmin edebileceğiniz gibi solar bir bisiklet yolu projesi olan çalışma kapsamında, yol üzerine yerleştirilecek özel bir katman sayesinde güneş enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesi planlanıyor. Amsterdam’da sadece bisikletler için ayrılmış 400 km’den fazla yol bulunuyor. Bu bisiklet yollarının özel “Kristal Silikon Solar Hücreler” ile kaplanması amaçlanmakta.

İNGİLTERE GÜNEŞE OYNUYOR

Artan nüfusa yetmeyen konut stoğunun geçtiğimiz yıllarda krize yol açtığı İngiltere’de, bir iş ortaklığı soruna çözüm bulmak için adım attı. Çinli China National Building Material Company (CNBM), İngiliz Your Housing Group (YHG) ve WElink Group 6 yıl boyunca her sene 25 bin enerji verimli prefabrik ev inşaa etmek için 3,6 milyar dolarlık bir anlaşmaya imza attı. Bu yeni prefabrik evler düşük karbon değere sahip modern kompozit malzeme ve çelik konstrüksüyonlarla imal edilecek. Enerji verimli tasarımları ve güneş panelleri sayesinde şebekeden yüzde 75 bağımsız çalışabilecek bu evlerin güneş panellerini Barcelona Housing Systems firması karşılayacak. Bu yılın ilk yarısına kadar 5 pilot proje için 2 bin ev üretilmesi planlanıyor. 2022 itibarı ile senede 25 bin ev imal ediliyor olacak.

İngiltere’de halk da boş durmuyor. Geçtiğimiz yıl vatandaşlar bir araya gelerek hiç bir devlet desteği olmadan, tamamen gönüllü bir kampanya sayesinde 48 okula güneş paneli kurdu. Solar Schools (Güneş Okulları) adı verilen ve ülke çapında başlatılan bu kitlesel fonlama projesi sayesinde toplam 2 bin 370 güneş paneli kuruldu.

Ayrıca Cardiff Üniversitesi Catalizör Enstitüsü’nden bilim insanları, güneş ışığı ve uygun maliyetli katalizör kullanarak çimden hidrojen elde etmeyi başardı. Prof. Michael Bowker yaptığı açıklamada; “Hidrojen geleceği yenilenebilir enerjiye taşımada çok önemli. Ve araştırma gösteriyor ki bahçe çimi hidrojen elde etmemiz için iyi bir araç. Bu yolla bir çeşit ham biokütle hidrojen üretiminde kullanılmış olacak” dedi.

ABD KARBONU YÜZDE 80 DÜŞÜRDÜ

ABD, son 15 yılda rüzgar ve güneş enerjisi kullanarak karbon emisyon oranlarını yüzde 80 düşürmeyi başardı. Üstelik bu başarının bedeli kullanıcılara faturalarda asla yansıtılmadı. Ancak ülke toplam enerji ihtiyacının sadece yüzde 13’ünü yenilenebilir kaynaklardan sağlayabiliyor.

Amerikan teknoloji devi Apple’ın daha önce Çin’de güneş enerjisine yaptığı yatırımları biliyoruz. Şirket CEO’su Tim Cook “Çin’deki fabrikalarında kullanılan tüm enerjinin yüzde 100’ünü yenilenebilir kaynaklardan karşılama” sözü vermişti. Apple şimdi de Çin’in en büyük rüzgar şirketi olan Goldwind ile ortak bir rüzgar enerjisi projesine başlayacaklarını açıkladı. Apple’ın Çevre ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Lisa Jackson’ın Aralık 2016’da yaptığı açıklamaya göre, Çin’in Henan, Shandong, Shanxi ve Yunnan bölgelerinde yeni rüzgar enerji santralleri kurulacak. Üretilen enerjiyi Apple’ın arz zincirinde yer alan şirketler kullanacak.

Maryland Üniversitesi’ndeki bilim insanları ise, pillerin ve bataryaların çevreye zarar veren önemli bileşenlerinin yerine yaprak kullanmayı başardı. Bu teknoloji ile malzemesi yaprak olan çevreye zararsız piller üretmek mümkün olacak.

ALMANYA GÜNEŞ LİDERİ

Güneş enerjisinde dünya lideri Almanya. Bir günlük enerji talebinin yüzde 78’ini güneş enerjisi kullanarak karşılayabiliyor. Almanya’yı Çin, Japonya, İtalya, ABD, Fransa, İspanya, İngiltere, Avustralya ve Hindistan takip ediyor. Alman otomobil devleri ise elektrikli otomobil şarj istasyon ağını genişletmek için ortak bir proje başlattı. Bu kapsamda 2017 içinde Avrupa çapında 400 adet şarj istasyonu kurulacak. Şarj istasyonları konusunda liderlik ise Japonya’da. Şu an için ülkede şarj istasyonu sayısı, benzin istasyonu sayısını geçmiş durumda. Almanya Aachen Teknik Üniversitesi’nde araçları otobanda giderken şarj edecek bir teknoloji üzerinde çalışılıyor. Yine aynı üniversite, karbon salınımını depolayabilecek bir teknoloji geliştirmeye çalışıyor.

PORTEKİZ AB’DE İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Portekiz 2016’da gerçekleştirdiği bir rekor denemesi ile Avrupa Birliği’nde tarihi bir ilke imza attı. İberik yarımadasının bu küçük ülkesi Avrupa Birliği’nde enerji ihtiyacının yüzde 100’ünü yenilenebilir enerjiden karşılayan ilk ülke oldu. Ülke enerji ihtiyacını 7-11 Mayıs arası kesintisiz 107 saat boyunca rüzgar, su ve güneşten sağladı. Başarının sebebi, hidroelektrik santraller ve rüzgar tirbünlerine yapılan yatırımlardı. Rekor denemesinin hafta içine de uzanmış olması, sanayi sektörünün faal olduğu günlerde bile yenilenebilir enerjinin yeterli olacağını gösterdi. 2000’lerin başında ülkede rüzgardan elde edilen elektrik enerjisi toplam üretimin yüzde 1’inden bile daha azdı.

ÇİN RÜZGARI 6’YA KATLIYOR

Çin yıllardır rüzgar enerjisi kullanımındaki dünya liderliğini kimseye kaptırmadı. Dünyanın en büyük kurulu rüzgar gücü kapasitesine sahip. Dünya rüzgar enerjisi toplam kurulu kapasitesinin yüzde 40’ı onun elinde. Çin’i sırasıyla ABD, Almanya, Hindistan, İspanya, İngiltere, Kanada, İtalya, Brezilya, İsveç ve Polonya takip ediyor. Kömürü de aşamalı olarak terk ederek doğal yaşamı rahatlatmış durumda.

Geliştirilmesi 3 sene öncesine dayanan SheerWind firmasına ait Invelox teknolojisi, Çin’de kullanıma sunulmak üzere. Bu özel rüzgar türbinler ile standart rüzgar enerjisi santrallerine göre çok daha avantajlı ve verimli sonuçlar alınması bekleniyor. Bu teknoloji ile geleneksel rüzgar türbinleri tarafından üretilen enerji miktarını altı katına çıkarmak mümkün. Invelox ile rüzgar enerjisi üretim maliyetlerinin, doğal gaz ve hidroelektrik maliyetleri ile yarışabilecek düzeyde olduğu öngörülüyor. En küçük bir esintide bile rüzgarı yakalamayı başaran Invelox teknolojisi, rüzgar enerjisini yakalamak için yüksek rüzgar hızlarına ihtiyaç duyan türbinlere ciddi bir rakip oluşturuyor. İşletme maliyetlerinin geleneksel rüzgar türbinlerinin maliyetlerinden daha düşük olduğu belirtiliyor.

KENYA JEOTERMALDE YÜZDE 51’E ULAŞTI

Kenya sadece jeotermal kaynaklar ile enerji ihtiyacının yüzde 51’ini karşılıyor. Afrika’nın en geniş rüzgar gülü tarlalarına da sahip olan Kenya, rüzgardan da enerji ihtiyacının yüzde 20’sini karşılıyor.

İSPANYA ARAP YARIMADASINA RAKİP

İspanya Endülüs’de bir dağ platosunda, 600 bin adet parabolik ayna yerleştirilerek oluşturulan güneş istasyonu, şu an dünyanın faaliyet gösteren en büyük güneş santrali konumunda. Plato, tüm Suudi Arabistan Yarımadası’ndan daha fazla güneş enerjisi üretilmesine olanak sağlıyor. 210 futbol sahası büyüklüğündeki bu istasyonun, yarım milyon insanın ihtiyaçlarına cevap verecek enerjiyi üretmesi bekleniyor.

FASYÜZDE 50 DİYOR

Coğrafi özellikleri bakımından şansının farkına varan ülke, güneş panelleri kurulumunda önemli adımlar atıyor. Devlet yetkilileri, 2020’ye kadar enerji ihtiyacının yüzde 50’sini güneşten sağlayabileceklerini açıkladı.

HİNDİSTAN NÜKLEERİ GEÇTİ

Geçtiğimiz yılın verilerine göre Hindistan’ın güneş ve rüzgarla elde ettiği enerji, nükleer enerjiden elde ettiği miktarı geçti. Son verilere göre, ülkede üretilen elektriğin yüzde 5.6’sı yenilenebilir kaynaklardan gelirken, nükleer enerji ile yüzde 3.2’lik bir üretim yapılıyor. Hindistan’ın 2022 hedefi ise, yenilenebilir enerji kaynaklarını ülkenin ikinci en büyük enerji kaynağı haline getirmek.

URUGUAY 10 YILDA DEVRİM YAPTI

Ülke enerji ihtiyacının yüzde 95’ini rüzgar, biyokütle, hidroelektrik ve güneş enerjisinden karşılıyor. Enerji yatırımlarına 10 yıl önce başlayan ülke, bu yatırımların bedellerini kullanıcı faturalarına yansıtmadığı için başarısı bir devrim olarak görülüyor.

DANİMARKA YÜZDE 140 REKOR KIRDI

Elektrik ihtiyacının yüzde 42’sini rüzgar tirbünlerinden karşılayan ülkenin 2050 hedefi, sıfır fosil yakıt. Ülke geçtiğimiz yılın rüzgarlı bir Temmuz günü, bütün ülkenin günlük elektrik ihtiyacının yüzde 140’ını sadece rüzgar enerjisinden sağlayarak bir rekora da imza atmıştı.

NİKARAGUA YATIRIMDA 5.

Ülke 2012’den bu yana yenilenebilir enerji kaynaklarına gayri safi yurtiçi hasılasından yatırım yapan dünyanın 5. büyük ülkesi olmayı başardı. Ülke elektrik ihtiyacının yüzde 50’sini güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlıyor.

***GÖRÜŞLER***

EN ÖNEMLİ KAYNAĞIMIZ KAYAGAZI

Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği Başkanı Prof. Gürkan Kumbaroğlu, Türkiye için enerji politikalarında önceliğin dışa bağımlılığı azaltmak olduğunu söyleyerek, “En önemli değerimiz kayagazı. Sadece Güneydoğu’da toplam 2.9 trilyon metre küp kayagazı var. Değerlendirilebilir miktarı 189 milyar metreküp. Yine aynı bölgede 195 milyar metreküp de ıslak gaz mevcut. 2013 tarihli Amerikan Enerji Bilgi İdaresi Raporu’na göre toplam 484 milyar metroküp gazımız var. Bu Türkiye’nin 10 yıllık gaz ihtiyacını karşılar” dedi. Teknolojik gelişimi ile Asya Kaplanı unvanı almış olan Güney Kore ile, akıllı şebeke konusunda işbirliği yapabileceğimizi ifade eden Prof. Kumbaroğlu, “Kore Savaşı’na asker gönderdiğimiz için Güney Kore’de bir Türkiye sevgisi, hayranlığı var. Bunu avantaja çevirerek enerji teknolojileri konusunda önemli işbirlikleri yapabiliriz” diye konuştu. Günllük atık miktarı 15 bin tonu bulan Türkiye’de çöp enerjisinin geleceği olduğunu anlatan Prof. Kumbaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Katı atıktan ilk biyogaz tesisi 2012’deŞile’de kuruldu. Henüz işin çok başlarındayız. Ülkemizdeki enerji kaynaklarını araştırmak üzere geçen yıl bağlı bulunduğum Boğaziçi Üniversitesi’nde Enerji Politikaları Araştırma Merkezi’ni kurduk. Karadeniz dalga enerjisinin aktif olarak kullanılabileceği bir bölge, bu konuda araştırmalarımız var.”

ALMANYADAN YÜZDE 70 DAHA ŞANSLIYIZ

Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji uzmanı Haluk Sayar, Türkiye’nin bir güneş ülkesi olmasına rağmen potansiyelinin yalnızca binde 1’ini kullandığını belirtiyor. Coğrafi konum itibarıyla kendisinden yüzde 70 daha şanslı olduğumuz Almanya ise, bizden 528 kat fazla güneş gücü üretiyor. Dünya üzerine bir saat içinde düşen güneş enerjisi miktarının teorik olarak tüm dünyanın bir senede tüketeceği elektiriği karşılayacağını söyleyen Sayar, “Türkiye’nin elektrik üretimindeki toplam kurulu gücü 70 bin MW civarı. Sadece rüzgar enerjisi potansiyelimiz bile eğer kullanılsa 85 bin MW. 32 bin MW da jeotermal enerji kapasitemiz var. Konya Ovası’nın sadece yüzde 3’ü kadar bir alanı güneş pilleri ile kaplayabilsek, Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının tamamı karşılanabiliyor” dedi.

GELECEĞİ ASYA BELİRLEYECEK

Yenilenebilir enerjinin geleceğini Asya kıtasının belirleyeceğini söyleyen Alternatif Enerji Genel Müdürü Senem Gençer, dünya nüfusunun yüzde 35’ini oluşturan Çin ile Hindistan’ın, rüzgar ve güneş enerjisi kurulumlarında son 3 senede çok büyük rakamlara ulaştığını belirtti. “Güneşte maliyetler çok düşüyor, yakında kömür ve nükleerin yerini alacak” diyen Gençer, rüzgarda en büyük oyuncuların Çin, ABD, Almanya, Hindistan ve İspanya olduğunu söyledi. Gençer’e göre jeotermal enerjide ABD, Endonezya ve Filipinler başı çekiyor. İsrail’in şu anda enerji depolama teknolojilerine çok önemli yatırımlar yaptığına da değinen Gençer sözlerini şöyle sürdürdü; “Amerikan üniversitelerindeki her teknopark neredeyse her hafta temiz teknolojiler alanında yeni bir ürün geliştiriliyor. Dünyada çok çeşitli araştırmalar var. Kahveden, dışkıdan, kalp atışından bile enerji üretilebiliyor. Hatta İngiltere’de bir halk otobüsünde insan dışkısından üretilen yakıt kullanıldığı haber olmuştu. Bu otobüsün yakıtı, kanalizasyon atıklarından ve israf edilen yiyeceklerin biyometana dönüştürülmesi ile elde ediliyor. Kolombiya’da kullanılmış plastik ve araba lastiklerini erittikten sonra kalıplara dökerek, aynı Lego’lar gibi birbirine geçebilen yapı blokları haline getiren bir şirket var. Şirket bu yapı malzemesini fakirler için düşük maliyetli konut üretiminde kullanarak hem evsiz insanlara fayda sağlıyor hem de doğaya zarar verecek atıkları ekonomiye kazandırmış oluyor. Bu tür projeler hem inovatif hem çevreci hem de sosyal yönleri ile takdiri hak ediyor. Tesla ve  SpaceX’in CEO’su Elon Musk’ın Donald Trump’ın danışmanlarından biri olması da yenilenebilir enerjilerin geliştirilmesi bakımından umut vadediyor.”

YÜZDE 7 RÜZGAR, YÜZDE 1 GÜNEŞ

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı Eğitim Platformu Türkiye Temsilcisi ve SolPEG Türkiye Koordinatörü Can Tutaşı, güneş ve rüzgar kurulu güçleri bakımından ABD, Almanya ve Çin’in lider olduğunu belirterek, “Ancak kurulu güce bakmak yeterli değildir. Burada Danimarka örneğini vermek isterim. Kurulu gücü çok yüksek olmamasına rağmen, 2015 yılında güçlü seyreden rüzgarlar sonucunda, Danimarka mevcut rüzgar kurulu gücü ile ülke ihtiyacının yüzde 140’ına ulaşan bir elektrik üretimi gerçekleştirmişti.  Bu sayede üretilen fazla elektrik Norveç, Almanya ve İsveç’e de ihraç edilmişti” dedi. Tutaşı Türkiye’yle ilgili olarak da şunları ifade etti: “Türkiye’nin Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlası’na  göre, yıllık toplam güneşlenme süresi 2.737 saat (günlük toplam 7,5 saat), yıllık toplam gelen güneş enerjisi ise 1.527 kWh/m².yıl olarak belirlenmiştir. 1998’de 8,7 MW olan rüzgar kurulu gücü bugün 5,4 GW’a ulaşmış olup, güneş enerjisinde ise 2013 yılının başında neredeyse yok sayılacak kapasiteden bugün 0,8 GW’lık kurulu güce erişilmiştir. Bu durumda Türkiye’nin 2016 yılı Aralık itibariyle 78,6 GW olan kurulu gücünün yüzde 7’lik kısmı rüzgara, yüzde 1’lik kısmı ise güneşe geçmiştir.”

………………………

AKILLI ŞEBEKE NEDİR NE İŞE YARAR?

Akıllı şebeke teknolojisi, güç sistemi planlamasında kullanılıyor. Günlük tahmin ve sistem dengelemesini etkin şekilde destekleyerek çalışarak, hava tahminiyle birleştirerek ağın durumu ve üretim üniteleri hakkında gerçek zamanlı bilgi sunuyor. Böylece rüzgar eseceği zaman rüzgar tirbünleri, güneş açacağı zaman güneş panelleri devreye sokularak, yenilenebilir enerji kaynaklarını tek bir sistem altında topluyor. Bölgesel arz ve talep oranlarını da anlık olarak takip eden akıllı şebekeler, kullanıcıyla da iletişim kuruyor. Mesela Norveçli bir enerji tedarikçisi özel ev kullanıcısı olan müşterilerine bir kısa mesaj göndererek elektriği kapatmaya davet edebiliyor. Almanya’da da talebin yüksek olduğu dönemlerde çamaşır makinelerinin gece kullanıldığı ve buzdolaplarının geçici olarak kapatıldığı esnek zamanlı tarife deneyleri yürütülüyor. İtalya’da sayaçları uzaktan okumaya ve hem müşteriyi, hem de hizmet bilgisini kontrol etmeye yarayan 30 milyon ‘‘akıllı sayaç’’ kuruldu. Buzdolapları, bulaşık makineleri, çamaşır makineleri, depolama ısıtıcıları, su pompaları ve havalandırma gibi pek çok ev tipi elektrikli ürün veya sistem, geçici olarak kapatılarak veya çalışma zamanları yeniden planlanarak yönetilebiliyor. Böylece diğer amaçlar için kullanılacak elektrik yükü serbest bırakılarak yenilenebilir kaynaklardaki çeşitlilik ile uyumlu hale getiriliyor.

SANAL SANTRALLER GELİYOR

Sanal enerji santralleri (VPP)bir dizi gerçek güç santrali (örneğin güneş, rüzgar ve hidro) ile güç sistemi içinde merkezileşmemiş, bilgi teknolojisi kullanan depolama seçeneklerini birbirine bağlıyor. Üç Alman şirketi tarafından geliştirilen Bileşik Yenilenebilir Enerji Santrali, yeni gelişen VPP teknolojileri için iyi bir örnek. Bu sistem, Almanya coğrafyasında yayılmış olan 11 rüzgar enerjisi santralini, 20 güneş enerjisi santralini, biyokütle temelli dört kojenerasyon santralini ve bir pompajlı hidroelektrik santralini birbirine bağlayarak kontrol ediyor. VPP, hava tahmin raporları ve anlık tüketici davranışlarını takip ederek, rüzgar türbinlerinin ve güneş modüllerinin ne zaman elektrik üreteceğini kontrol ediyor.

***TÜRK ENERJİ MUCİTLERİ***

KAĞIT ÇAMURUNDAN BİYOGAZ

Episome Biotech adlı startup, dünyanın en büyük altıncı atığı olan selüloz çamur atığını biyogaz ile enerjiye dönüştürmeyi başardı. EpiCellulyse XT adlı ürün, kağıt sanayisinin atığı kağıt çamurunun güvenli bir şekilde bertaraf edilmesini ve yenilebilir enerji üretimi için biyogaz üretim tesislerinde kullanılabilir hale getirilmesini sağlıyor. Geçtiğimiz yılın eylül ayında İstanbul Şehir Üniversitesi bünyesindeki Şehir Teknoloji Transfer Ofisi’nin hızlandırıcı programına katılan startup, Diffusion Capital Partners’tan 500 bin euro yatırım da aldı.

HIZ KESİCİ KASİSTEN ENERJİ

Türk mühendisler, hız kesici kasis içerisine koydukları hidrolik yağının basınç altındaki hareketini cereyan enerjisine çeviren sistem geliştirdi. Marmara Üniversitesi Biyolojik Denetim Projeleri Birimince desteklenen “Hız Kesicilerden Cereyan İmalat Projesi” alanında hız kesici kasis, bağlantı rakoru, hidrolik hortum, çekvalf, hidrolik motor, redüktör ve cereyan motoru faydalanılarak mekanik enerjiyi elektriğe çeviren sistem tasarlandı. Mekatronik Mühendisliği Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Demetgül, hız kesicinin üzerinden 7 bin 800 otomobil geçmesi durumunda 7 amper, 12 voltluk tek akünün dolacağını, bunun trafik ve aydınlatma ışıklarının enerji ihtiyacını karşılayabileceğini belirtti.

YERÇEKİMİ ENERJİSİ

Perpa Tüccarı Faysal Memduhoğlu, 13 yıldır bedava enerji üretmek üzerine çalışıyor. İki yıl önce geliştirdiği yer çekiminden elektrik üreten makine ile nihai hedefine ulaşmış. Bir alternatöre bağlanan makinedeki demir çubuklar havaya kaldırılıp yere bırakıldıkça elektrik üretiyor. Memduhoğlu şimdi de yer çekim kuvvetinin avantajını tüm dünyaya göstermek için uğraşıyor. Memduhoğlu, çalışmalarını ‘gravity energy’ adı altında video paylaşım platformlarında anlatıyor. Yer çekiminin dinamosuz kullanılabilecek sınırsız bir enerji kaynağı olduğunu anlatan Memduhoğlu, “Güneş enerjisinden 50 dönümde alınan enerjiyi ben bir dönümden alabiliyorum. Belediyelerimiz arzu ederse İstanbul’a toplam 2 yılda yerçekimi enerji tribünü kurabilirim. Ayrıca bu sistemi rüzgar tribünlerine de uygulayabilirim” dedi.

 

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s