HASTALIKLARIN KÖK SEBEBİ OMURGADA SAKLI

Manuel terapi, kök hücre tedavisi ve proloterapi gibi alternatif tedavi yöntemleriyle fıtık, kireçlenme, bölgesel ağrılar ve felce ameliyatsız umut ışığı olan Uzman Dr. Kamil Teker, “Mide ve kalp hastalıkları da dahil çoğu hastalığın kök sebebi omurgada saklanır. Omurga düzeltilmeden yapılacak tedaviler, temelsiz inşaat yapmaya benzer” diyor.

ÜRÜN DİRİER

Foto: Abdullah Ümit Özcan

Dr.Kamil Teker( DSC07205.JPG )
Dr. Kamil Teker

Uzman Dr. Kamil Teker, bundan yıllar önce modern tıbbın çare bulamadığı kronik yorgunluk, tıbbi adıyla fibromiyalji hastalığına tutulur. Kendi anlatımıyla, günde en fazla 2-3 saat çalışabilir bir haldedir. Hiçbir şey yapmak içinden gelmez. Uyusa da dinlenemez. Sosyal bağlarını ve arkadaşlarını yavaş yavaş yitirmeye başlar. En sonunda alternatif tedavi yolları araştırmaya başlar. Tam da bu sırada manuel terapi uzmanı olan İranlı bir fizyoterapist ile yolları kesişir. Postroloji ya da kayropraktik de denen manuel terapi yönteminin temeli, elle müdahale ederek eklem, kas, bağ doku ve duruş bozuklukları ile omurga eğiklikleri gibi iskelet sisteminin mekanik bozukluklarını tedavi etmeye dayanır. Beyinden gelen tüm sinyallerin ve sinir sisteminin tüm kilit noktalarının geçiş kapısı olan omurgadaki bozuklukların hastalıkların ana sebebi olabileceği öngörüsünden yola çıkar.

FELÇLİ HASTA 6 HAFTADA AYAĞA KALKTI

Dr. Teker mevcut rahatsızlığının boynundaki düzleşmeden kaynaklanıyor olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak İranlı doktor ile beraber çalışmaya başlar. Kısa sürede iyileşen ve yorgunluğundan eser kalmayan Dr. Teker, yöntemi kendisi de öğrenir ve hastaları üzerinde uygulamaya başlar. Olumlu geri dönüşleri gördükçe alternatif tedavi yöntemleri üzerinde daha da uzmanlaşmaya karar verir. Hasta eklemlere, özel şeker iğnesiyle yeniden hasar vererek onarım sürecini tetikleme yöntemi olarak bilinen proloterapi ve kandan alınan kök hücreler ile hasarlı bölgeyi onarma yöntemi olan CGF aşısı gibi tamamlayıcı tıp yöntemleri konusunda uzmanlaşır. Bugün Sultangazi Toplum Hastanesi’nde bu yöntemleri kullanarak fıtıktan kireçlenmeye, bölgesel ağrılardan depresyona, omurilik zedelenmelerinden felce kadar çok sayıda hastalığı iyileştiriyor. Mutlu sonla biten vakalar arasında 6 haftada bastonsuz yürür hale getirdiği 60 yaşındaki felçli bir hasta da var. Kireçlenmeden dolayı bir adım bile atamayan 75 yaşındaki hastasının yardımsız yürüyebildiğini görmek de…

HASTALIKLARIN KÖK SEBEBİ OMURGADA SAKLANIYOR

Dr. Kamil Teker’e göre vücuttaki hastalıkların önemli bir bölümünün sebebi omurgadan kaynaklanıyor. Sinyal kapısı olarak görev yapan omurgadaki küçük bir bozukluk bile beyinden gelen sinyallerin kodlarını değiştirerek organ ve dokulara yanlış sinyaller gitmesine sebep oluyor. O nedenle herhangi bir hastalıkta ilk incelenmesi gereken yer hastalıkla ilgili olan bölge değil, omurga olmalı. Duruş ve omurga bozukluklarının, mideden kalp hastalıklarına kadar birçok rahatsızlığın kök sebebi olduğunu ifade eden Dr. Teker, “Kök sebep düzeltilmeden tedavi uygulamak, temelsiz bir inşaat yapmaya benzer” diyor. Ayrıca vücudun devamlı eklem, omurga ve kas sistemindeki bir bozuklukla mücadele etmesi bağışıklık sisteminin de zayıflamasına sebep oluyor.

FELÇTE İLK 6 AY KRİTİK

Felç gibi geriye dönüşü olmadığına inanılan durumlarda ilk 6 ayın çok kritik olduğunu söyleyen Dr. Teker, ilk 6 ayda uygulanan manuel terapi ve kök hücre tedavisiyle (CGF) hastada önemli ilerlemeler sağlanabileceğini vurguluyor. 3-5 yıllık felç vakalarında ise hastanın tam iyileşmesi sağlanamasa da kısmi bir düzelme sağlanabileceğini ifade ediyor. Kök hücre tedavisiyle kalp krizi geçirmiş bir hastanın hasarlanmış kalp kaslarının onarılabileceğine de değinen Dr. Teker, fıtıkta ameliyat, kireçlenmelerde protez kullanılmasının da gereksiz ve zararlı olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Ciddi bir kaza sonrası kemikler tuzla buz olduysa elbette protez kullanmaktan başka çare olmayabilir. Ama kireçlenme gibi manuel terapi ve kök hücre aşılamalarıyla tedavi edilebilecek bir durumda protez kullanmak hastaya yazık etmektir. Vücut yabancı bir maddeyi ömür boyu kabul etmez ve ölene kadar bağışıklık sistemi bu yabancı madde ile savaşır. Bu da bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Son araştırmalar protezli hastaların kansere yakalanma riskinin de bu sebeple 5 kata kadar yükseldiğini gösteriyor. Keza fıtığa neden olan kök sebebi ortadan kaldırmadan önce ameliyat etmek de gereksiz ve risklidir.”

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s