TÜRK UÇAK KAZASI RAPORU

kerem gök
Kerem Gök

Araştırmacı Yazar Kerem Gök, 1909-2009 arası gerçekleşen uçak kazalarını bir kitapta topladı. “Türk sivil havacılık tarihine damgasını vuran uçak kazaları” adındaki kitap, ilk uçak kazalarından Adnan Menderes’in sağ kurtulduğu kaza gibi sansayonel olanlarına kadar derinlikli bir araştırma niteliğinde. En dikkat çekici hava facialarını Karar’a anlatan Gök, “En kafamı karıştıransa bilim insanlarımızın hayatını kaybettiği 2007 Isparta kazası oldu” dedi. Gök kitaptan ilgi çekici detayları şöyle anlattı:

ÜRÜN DİRİER

Türk havacılık tarihinin ilk uçak kazası, dünyanın ilk uçak kazasından tam bir yıl sonra 1909’da, İstanbul’da gerçekleşti. Belçikalı pilot Baron Pierre de Caters, Voisin uçağıyla Kasımpaşa Deresi’ne çakıldı, kazadan sağ kurtuldu. İlk ölümcül kaza ise 1936 yılında Junkers F-13 tipi bir harita uçağı ile Kahramanmaraş’ta gerçekleşti. Milli hava yolumuzun ilk kazası da 1937 tarihinde yaşandı. Devlet Hava Yolları’na ait bir uçak, Kocaeli-Karamürsel arasında yoğun sis nedeniyle çakıldı. Yolcusuz uçaktaki iki pilot hayatını kaybetti.

MENDERES İÇİN ÇOCUĞUNU KURBAN ETMEYE KALKTI

Türk sivil havacılık tarihinin ilk sansasyonel kazası kuşkusuz, 1959 Şubat’ında Ankara’dan Londra’ya giden, merhum başbakan Adnan Menderes’in sağ olarak kurtulduğu kazaydı. THY’na ait Viscount uçağı, Heathrow Havalimanı’na 25 km uzaktaki Jordan Ormanı’na düştü. Kazaya tam olarak neyin sebep olduğu hiçbir zaman tespit edilemedi. Uçakta bulunan 24 kişiden 14’ü öldü. Kurtulan 10 kişiden biri de, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması için İngiltere’nin imzasını almak üzere heyetiyle beraber yola çıkan Adnan Menderes’ti. Menderes’in bu faciadan neredeyse yara almadan kurtulması halkta çok farklı yorumlara sebep oldu. Hatta bir vatandaş Menderes’in yolunu keserek 5 yaşındaki oğlunu elindeki bıçakla Menderes için kurban etmeye çalışırken son anda engellenebildi. Dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih Korur anılarında, Menderes’in karakterinin kazadan sonra tamamen değiştiğini anlatıyordu. Kimseyi dinlemeyen, sinirli ve methedilmekten çok hoşlanan bir karaktere bürünen Menderes, Allah’ın kendisini Türkiye’yi idare için yarattığını sık sık dile getiriyordu.

GERÇEKLERİ KAMUOYUNDAN GİZLEDİM

Tarihimizdeki bir diğer çarpıcı uçak kazası da Bülent Ecevit’in başbakan olduğu gün yani 26 Ocak 1974 tarihinde İzmir’de gerçekleşti. Van isimli Fokker F-28 uçağı, kalkışın normalden daha yüksek bir açıyla başlaması nedeniyle havalanır havalanmaz alana çakıldı. 62 kişinin yanarak öldüğü kaza ile ilgili, dönemin CHP’li Ulaştırma Bakanı Ferda Güley’in yıllar sonra yazdığı anılarında şu sözler dikkat çekiciydi:

Kaza ile ilgili çok üzücü gerçekleri kamuoyundan gizledim. Otopsi sonuçlarına göre kaptan pilotun kanında 240, makinist pilotun kanında 190 miligram alkol bulunmuştu. Sabaha kadar içip eğlenmişler ve hiç uyumadan uçağı uçurmuşlar. Alanda da yeterli sayıda yangın söndürme gereci bulunmadığı için ölü sayısı fazla olmuştu. Tüm bunları gizledim çünkü, yabancı sigorta şirketlerine muhbirlik yapmış ve kuruluşa karşı halkın güvenini sarsmış olmak istemedim.

Kazadan sonra bitkisel hayata girerek bir yıl sonra yaşam mücadelesini kaybeden kabin amiri Aynur Sürücü’nün annesinin o dönem medyaya yaptığı açıklamalar da çarpıcıydı:

Aynur’u tüberkülozlu, sarılıklı, tetanozlu hastaların olduğu bir koğuşa kapattılar. Kızımın iyileşmesini istemiyorlar. Kendine geldiğinde anlatacaklarından korkuyor olmalılar!”

EN ÖLÜMCÜL KAZA: 347 ÖLÜ

Türk sivil havacılık tarihinin en ölümcül uçak kazası olarak kayda geçen kaza ise, 1974 yılının Mart ayında Paris’te gerçekleşti. Ankara isimli DC-10 uçağı, Paris yakınlarında Ermenonville Ormanı’na çakıldı. Uçaktaki 347 kişiden kurtulan olmadı. DC-10’ların kargo kapısı tasarımı hatalıydı. Ancak bu kusur bir kaza için tek başına yeterli değildi. O gün İngiliz Hava Yolları pilotları grevdeydi ve seferler iptal edilmişti. Rugby maçı için Paris’e gelen İngilizler, Londra’ya geri dönecek uçak bulamıyordu. İşte o karmaşa anında Paris aktarmalı THY Londra uçağı bir kurtuluştu. 228 İngiliz uçağı tıklım tıkış doldurdu. Toplamda 347 kişiyle havalanan uçağın kalkıştan kısa süre sonra kuyruk kısmında bir patlama gerçekleşti. Arkada oluşan delikten eşyalar uçup gidiyordu. Bütün yolcular korkudan uçağın ön kısmına akın etti. Uçak bu ani dengesizliğe dayanamayarak dalışa başladı. 77 saniye içinde yere çakıldı.

Türkiye toprakları üzerinde yaşanan en büyük uçak kazası ise Isparta Karatepe’de gerçekleşen, 154 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazası oldu. Yolcuların çoğunu İtalyanların oluşturduğu Boeing 727 uçağı, 1976 yılında Milano’dan Antalya’ya gidiyordu. Kazanın nedeninin, pilotun Isparta’daki bir caddeyi pist zannetmesi olduğu düşünülüyor.

WİKİLEAKS BELGELERİNDEKİ DETAY

Yakın tarihimize ait Isparta faciası ise, yolcularının öneminden dolayı dikkat çekiciydi. 30 Kasım 2007 tarihinde yaşanan kazanın sansasyonel olma nedeni kuşkusuz geleceğin enerji kaynağı Toryum üzerine çalışmalarıyla bilinen 6 değerli bilim insanımızı kaybetmiş olmamızdır. Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Engin Arık, deneysel yüksek enerji fiziği alanında dünyaca tanınan bir isimdi. Enerjide Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtaracak Toryum üzerine çalışmaları vardı. Uçağın çarptığı Türbetepe planlanan rota ile alakası olmayan bir noktadaydı. Uçağın neden o noktada bulunduğu hala bilinmiyor. Uçağın tepeye çarpmasını önleyebilecek uyarı sistemi de çalışmıyordu. 2012’deki WikiLeaks belgelerinde de, dönemin Sivil Havacılık Genel Müdürü Dr. Ali Arıduru’nun ABD büyükelçiliğini arayarak kazanın araştırılmasıyla ilgili işbirliğinin gizli tutulmasını istediği ortaya çıkmıştı. Uçak Amerikan uçağı olduğu için Amerikan işbirliği olağandı. Peki işbirliği olduysa neden gizlenmek istendi? Isparta Uçak kazası Ulusal Taşımacılık Güvenlik Kurulu tarafından araştırıldı mı? Bu sorular kitabı yazma aşamasında en çok kafamı kurcalayan sorular oldu. Bir de Prof. Arık’ın eşi Prof. Metin Arık’ın bir ropörtajda söylediği detay ilgi çekiciydi:

“Engin’in tüm çalışmalarının içinde olduğu laptop’u bavuluyla beraber kayboldu. Oysa olay yerindeki eşyalarla ilgili çok titiz çalışılmıştı. Banknotların numaraları bile listelenmişti. Hal böyleyken koca bir bavulun nasıl kaybolduğunu anlayamıyorum!”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s