İçgüveysi olacağım, müstakbel eşim zengin olsun

Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölümü öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Yavuz Selim Karakışla’nın yeni yayınladığı araştırma kitabı “Kadınları Çalıştırma Cemiyeti”, 1. Dünya Savaşı yıllarına dair ilginç bir pencere açıyor. 7 yılda 20 bin kadına iş imkanı sağlayan Cemiyet, gazeteler aracılığıyla tarihimizin ilk izdivaç programlarını da yapıyor. Gazete ilanlarında savaş mağduru kadınların mütevazı talepleri yer alırken, erkeklerin şımarıklığa varan istekleri dikkat çekiyor.

RÖPORTAJ: ÜRÜN DİRİER

KADINLARI ÇALIÞTIRMA CEMÝYETÝ

Birinci Dünya Savaşı süresince 3 milyon Müslüman erkek ailesini geride bırakarak savaşmak için cepheye gitti. Yarıdan fazlası bir daha geri dönmedi. Taşradaki feodal yapı dul ve yetimlerin ortada kalmaması için gerekli koruyuculuğu sağlıyordu. Fakat şehirde durum hiç de öyle değildi. İstanbul sokakları binlerce sokak çocuğuyla doluydu. Eşlerini, babalarını, ağabeylerini şehit veren kadınlar ise, enflasyonun bir yılda yüzde 300’ü bulduğu şehirde aç ve çaresiz ortada kalmıştı. Savaşın başladığı yıl aylık 200 ekmeğe denk gelen şehit maaşı, savaş bitiminde sadece 2 ekmeğe tekabül ediyordu. Konaklarda yaşayan kadınlar bile nakit paraları kalmadığı için yiyecek ekmek bulamıyordu. Daha önce tek başına evden dışarı bile çıkmamış olan kadınların yaşadığı travma çok ağırdı. İntihar edenler olduğu da duyuluyordu. Çocuklarına acıdığı için intihardan son anda dönen dul kadınlar ise bir lokma ekmek için kötü yola düşüyordu. İstanbul’da vesikalı olarak çalışan 4 bin kadından 2 bin 500’ü Müslümandı.

7 yılda 20 bin kadını çalıştırdı

Tüm bu kaos ortamında Harbiye Nazırı Enver Paşa öncülüğünde 1916 yılında “Kadınları Çalıştırma Cemiyeti İslamiyesi” kuruldu. Cemiyet, orduya malzeme üretecek fabrikalarda çalıştırılmak üzere kadınlar aradığı ilanını verir vermez bir buçuk ayda 15 bin kadından başvuru aldı. Bu rağbet üzerine Cemiyet Üsküdar, Fatih ve Çapa olmak üzere üç ayrı şube açtı. Cemiyet 1923 yılında kapanana dek, 7 yılda yaklaşık 20 bin kadını çalıştırdı. Bugün çok büyük bir bankanın bile tüm ülkede 10 bin civarı istihdam sağladığı göz önüne alınırsa, Cemiyet’in başarısı daha iyi anlaşılır. Cemiyet kadınlara sadece iş sağlamakla kalmıyor, fabrikaların içine yatakhaneler kurarak barınma ihtiyacını da sağlıyordu. Kadınlar fabrikalardaki aş evlerinden ihtiyaçları kadar yiyecek alabiliyor, çocuklarını da rahatlıkla besleyebiliyorlardı. Bu arada aynı yıllarda İzmir’de de benzer hareketler vardı, mesela çöpleri toplayıp yerleri silen belediye işçileri kadındı.

KADINLARI ÇALIÞTIRMA CEMÝYETÝ
Yavuz Selim Karakışla

Konaktan akıl hastanesine Şevkiye hanım

Sarıkamış Faciası sonrası askerler için yünlü giysi üretimine hız verilmişti. Bu giysileri üretenler de yine Cemiyet aracılığıyla işe giren kadınlardı. Bu kadınlardan biri de Şevkiye hanımdı. Şevkiye hanım Sultanahmet’e dönemin en zengin konaklarından birine gelin gitmişti. Emrinde 8 hizmetli vardı. Kocası Kapalıçarşı’da çok sayıda halı dükkanının sahibiydi. Kocasının askere alınacağı kesinleştiğinde kucağında iki karnında da bir çocuğu vardı. Kocası cepheye gitmeden önce dükkanları ve konağı gayrimüslüm dostlarından birine satıp parasını Şevkiye hanıma verdi. Şevkiye hanıma ayrıca Beyazıt’ta ahşap mütevazı bir ev satın aldı. Eldeki parayla beraber eşinin kendisi dönene kadar sıkıntı çekmeyeceğini umuyordu. Ancak düşünüldüğü gibi olmadı. Eve taşındıktan kısa bir süre sonra çıkan büyük Beyazıt yangınında hem ev hem de paralar cayır cayır yandı. Şevkiye hanımın çocuklarından ve kendi canından başka artık hiçbir şeyi yoktu. Bulduğu bir göz odada yaşıyor, dikiş makinesiyle Kapalıçarşı’daki dükkanlar için küçük onarım işleri yaparak karnını doyuruyordu. Bir süre sonra Kapalıçarşı’daki dükkanlar da birer birer kapandı. Çaresiz ve aç kalan Şevkiye hanım, bir kadından duyduğu üzere Sultanahmet’teki elbise ambarında çalışmaya başladı. İşte Kadınları Çalıştırma Cemiyeti’nin kurtardığı kadınlar içinde böyle trajik hayat hikayesi olanlar da vardı. Şevkiye hanım, Cemiyet kapandıktan sonra tekrar Kapalıçarşı’ya dikiş işleri yapmaya devam etti. 1940 yılında Bakırköy’de Akıl Hastanesi’nde bir koğuşta hayata gözlerini yumdu.

İçgüveysi olacağım, müstakbel eşim zengin olsun

Kadınları Çalıştırma Cemiyeti’nin gerçekleştirdiği başka işler de vardı. Bunlardan biri de sayıları gitgide arttığı için bakmakta zorlandığı kadınların izdivacını sağlamaktı. Bu nedenle Osmanlı tarihinde bir ilk olarak gazeteler aracılığıyla evlilik ilanları verilmeye başlandı. Devlet memurları, zabitler, öğretmenler, malul olmuş subaylar dul kadınlar arasında son derece revaçtaydı. Hem sabit maaşları vardı hem de askere gönderilmiyorlardı. Kadınlar verdikleri ilanlarda kendilerinden 30 yaş büyük malul erkeklere bile razı olduklarını yazıyorlardı. Kadınların bu mütevazılığı karşısında sayıları azaldığı için kıymete binen erkekler ise son derece talepkardı. Erkeklerin verdiği ve artık şımarıklığa varan ilanlarda, “İyi derece Fransızca bilsin”, “Mutlaka bir müzik aleti çalsın”, “Mavi gözlü ve sarışın olsun”, “İçgüveysi olabileceğim varlıklı biri olsun. Konağı olsun”, “Etli butlu olsun”, “Zayıf olsun”, “Vücudu kusursuz olsun” gibi talepler yer alıyordu.

Bu mecburi izdivaç programları sayesinde Osmanlı toplumunda ilk kez görücü usulü dışında bir yöntemle evlilik yapılıyordu. Birbirine talip olanlar Cemiyet şubelerinde bir araya getirilerek görüştürülüyordu. Cemiyet kadınların evlenmesini teşvik etmek amacıyla ilk evlenenlere 50 altın paralık çeyiz de temin ediyordu.

KADINLARI ÇALIÞTIRMA CEMÝYETÝ

Kadın İşçi Taburu

Sayıları her geçen gün artan mağdur kadınlar için Cemiyet bir çözüm daha bulmuştu. Osmanlı Ordusu bünyesinde yer alan Amele Taburları arasında bir Kadın Amele Taburu kurmak. Hem Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı, hem de Kadınları Çalıştırma Cemiyeti’nin başkanı olan Enver Paşa, 26 Temmuz 1917 günü taburun kurulması emrini verdi. 2 ay sonra kurulan Kadın İşçi Taburu’na katılabilmek için Osmanlı tebaasından olmak, aşılı olmak, namuslu ve iffetli olduğuna dair mahalle muhtarından ve imamından belge getirmek, 18-30 yaş arasında bulunmak gibi şartlar vardı. Osmanlı Ordusu’nun kapılarını ilk kez kadınlara açması, pek çok kişi tarafından kuşku ile karşılandı. Kayıtlar tamamlandığında, 30 tanesi nakliye işleri ve 270 tanesi de yol yapımı, siper kazılması, ziraat gibi çeşitli diğer işlerde çalıştırılmak üzere, toplam 300 kadın kayıt yaptırdı.

İşler ağır geldi

Ancak Kadın İşçi Taburu hiçbir zaman doğru dürüst üretime geçmeyi başaramadı. Taburun kurulduğu ilk günlerde tarımsal üretim için çalışmalara başlandı, ama iki günlük bir çalışma sonrasında çoğunluğu İstanbullu olan kadın işçilerin bu işe hiç de yatkın olmadığı görüldü. Dahası, henüz kontratlar imzalanmamış olduğu için, kadın işçilerden bir bölümü bu ağır işlerden çabuk yılarak taburdan ayrılmak istedi. Ayrıca, daha sonra girişilen yol inşaatı da başarısızlıkla sonuçlandı. El arabalarıyla taş, toprak, kum taşıtılan, toprak düzleştirilmesi ve hendek açılması gibi ağır işlere koşulan kadın işçiler pek az iş yapabilmekteydi. Eldeki kaynaklardan, bastıran kış koşullarında kadın işçilerin araziye çıkarılmasına ara verildiği ve işçilerin iplik eğirmek ve dikiş dikmek gibi daha hafif işlerde kullanıldığı anlaşılıyor. Tabur 1 Ocak 1919’da lağvedilerek tarihe karıştı.

10 bin çocuğu evlat edindirdi

Cemiyetin bir diğer başarısı ise, sokak çocuklarına baktığı gibi, Anadolu’daki Van, Erzurum ve Trabzon gibi vilayetlerden çoğu Tehcir’den arda kalan Ermeni çocuklarından oluşan yaklaşık 10 bin çocuğu İstanbul’a getirerek evlat edindirmek olmuştu. 1921 yılından sonra Kemalist hareketin İttihatçılar’ın kurduğu cemiyetlere yaşam şansı vermemesinden dolayı Kadınları Çalıştırma Cemiyeti 1923 yılında gözden düşerek kapanmak zorunda kaldı. Cemiyet kapanmadan önce bünyesinde çalıştırdığı kadın sayısı sadece 55’ti.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s