EZBERBOZAN BEYİN 1

Hastalık bulan Türk işi yazılım

Dünyada beyin dalgası üzerine araştırma yapan ilk bilim adamlarından biri olan 78 yaşındaki Prof. Erol Başar, “İKÜ Beyin Dinamiği Karmaşık Sistemler Araştırma Merkezi” bünyesinde ekibiyle beraber, beyin hastalıklarını tek tuşla teşhis edebilecek bir bilgisayar programı üzerinde çalışıyor.

IMG_7192

ÜRÜN DİRİER

1938 doğumlu Erol Başar, klasik fiziğin altüst olduğu, kuantum fiziğinin kafaları karıştırdığı yıllarda Galatasaray Lisesi’nden mezun olarak fizik okumaya karar verir. Bunun için de kuantum fiziğinin kurucu isimlerinden Heisenberg’in öğretim üyesi olduğu Münih Üniversitesi’ni tercih eder. Bu yıllarda okuduğu Norbert Wiener’e ait “Cybernetics” adlı kitap gelecek hedeflerini kökten değiştirir. Beyin araştırmalarına ilgi duymaya başlayan Başar, Hannover’da Fizyoloji Enstitüsü’nde doktora yapmaya karar verir. Doktorasını 1968 yılında tamamlayan Başar, beyin araştırmaları yapmak üzere 1968 yılında New York Rockland State Hospital Beyin Araştırma Enstitüsü’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlar.

Türkiye’nin ilk Biyofizik Enstitüsü’nü kurdu

Erol Başar 1970 yılında Türkiye’ye döner ve Hacettepe Üniversitesi’nde Türkiye’nin ilk Biyofizik Enstitüsü’nü kurar. Burada arkadaşlarıyla beraber beynin sırlarını araştıran Başar, EEG beyin dalgalarının nasıl araştırılabileceğine dair, bilim dünyasında kabul gören bir teori ileri sürer. Teori hakkında yazdığı kitap da dönemin önemli bilimsel yayınlarından biri olarak uluslar arası literatüre geçer. 1975 yılında ortaya attığı bu “Uyarılmış EEG Beyin Dalgaları” teorisi özellikle 1990’lı yıllardan sonra dünyada birçok araştırmacı tarafından kabul edilmeye başlar. Erol Başar 1980 yılında profesör ünvanı almasının hemen ardından Lübeck (Almanya) Tıp Üniversitesi Fizyoloji Enstitüsü’nde göreve başlar. 2000 yılında Almanya’dan Türkiye’ye kesin dönüş yaparak Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Biyofizik Anabilim Dalı Başkanlığı’na ve Multidisipliner Beyin Dinamiği Araştırma Merkezi Müdürlüğü’ne atanır. 2006 yılında emekli olarak İstanbul Kültür Üniversitesi’nde “Beyin Dinamiği Karmaşık Sistemler Araştırma Merkezi”ni kuran Başar, burada ekibiyle beraber çalışmalarını sürdürüyor.

IMG_7186Türk işi hastalık teşhis yazılımı

Merkezde alzheimer, bipolar rahatsızlıklar, şizofreni ve parkinson gibi nörolojik ve psikiyatrik hastalıklarda beyin dalgalarının nasıl değiştiği araştırılıyor. Yürütülen CLAIR projesi kapsamında, tek bir tuşa basarak kişinin nörolojik veya psikiyatrik hastalığını teşhis edecek radikal bir bilgisayar programı üzerinde yoğunlaşan merkez, Prof. Erol Başar’ın 50 yıllık birikimleriyle dünyada ses getirecek işlere imza atıyor. Prof. Erol Başar ve ekibi, ‘Alzheimerlı hasta yüz ifadelerini nasıl algılıyor?’, ‘Parkinsonda beyin dalgaları nasıl değişiyor?’, ‘Sağlıklı kişilerde yüz tanıma nasıl gerçekleşiyor?’, ‘Algıda kadın ile erkek beyni arasındaki farklar neler?’, ‘Tanıdık bir markaya beyin nasıl tepki veriyor?’, ‘Hangi hastalıkta beynin hangi bölgesinde frekans değişimleri görülüyor?’ gibi çok sayıda araştırma konusu üzerinde çalışıyor. Ekip, CLAIR bilgisayar programının tüm dünyada kullanılabilecek Türk yapımı bir ‘hastalık teşhis yazılımı’ olması için de gecesini gündüze katmış durumda.

Beyin dalgalarıyla katil yaratmak mümkün

Beyin ve Sinir Cerrahı Prof. İsmail Hakkı Aydın, Zürich Üniversitesi Nöroşirurji Kliniğinde, Prof. Dr. Mahmut Gazi Yaşargil’in yanında mikronöroşirurji çalışmalarını tamamlayarak, yine bu merkezde öğretim üyesi olarak görev yapmış olan bir isim. 1984 yılında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Türkiye’nin ilk Mikronöroşirurji Araştırma Laboratuarı’nı kuran Prof. Aydın, dünyada ilk defa kendi adı ile literatüre geçen ve beyin damar tıkanıklıklarında kullnaılan bir ameliyat tekniğinin de mucidi.

Yeni yayınlanan ‘Beynin Şifresi’ isimli kitabında beynin derin sırlarını ortaya koyan Prof. Aydın, “Biz beynin sadece küçük bir kısmını biliyoruz. Oysa beynimizin bilinmeyen büyük bölümü kuantum kurallarıyla işliyor. Yani bir negatif düşünce bile insanı hasta edebilirken, pozitif bir düşünce şifa etkisi yaratabiliyor. Modern tıbbın bu gerçeklik doğrultusunda güncellenmesi gerektiğine inanıyorum” diyor. Beyin dalgalarını kullanarak bir insanı katil yapmanın, toplu intiharlara yol açmanın, uyuşturucu bağımlısı yapmanın bile mümkün olabildiğini ifade eden Prof. Aydın, ses frekansları ve sözcüklerin gücüne vurgu yapıyor:

Su kristalleri sevgi sözcükleriyle mükemmel hale gelirken, nefret sözcükleriyle bulanık bir görünüm kazanıyor. Özel elektrotlara bağlanmış bitkilere canice sözler söylendiğinde titredikleri ve sararıp soldukları, güzel sözlerle ise daha canlı hale geldikleri tespit edilmiş. Bunların hepsi laboratuar deneyleriyle ispatlanmıştır. Çocuklar doktora gidecekleri zaman birden iyileşiverirler. Çünkü iyileşeceklerine inanırlar. Siğil mikrobik bir şey olmasına rağmen hocaya okutunca geçer. Çünkü hasta iyileşeceğine inanmıştır. Tüm bunlar düşüncelerin canlıları hatta su kristallerini bile nasıl etkileyebildiğini ortaya koyuyor. Tıbbın tedavi anlayışına bu yönde bir pencere açması şart.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s