biyolojik silah tehdidine karşı ilk milli aşı yolda

Üsküdar Üniversitesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mesut Karahan liderliğinde virüs içermeyen alternatif aşı geliştiriyor. TÜBİTAK desteği ve Slovak Bilimler Akademisi ile işbirliği kapsamında yürütülen proje, ilk milli aşımızı üretmeyi hedefliyor.

Projenin hedefi nedir?

Amacımız Q humması için alternatif aşı ve tanı kiti üretmek. 3 yıllık bir proje, 2017’de bitecek.

15-07/02/5_.jpgDr. Mesut Karahan: “Önemli olan ilk prototipi üretmek. Sonrasında her aşıyı üretiriz.”

Bunu üretirsek her aşıyı üretiriz

Q humması için yerli aşı üretmek neden önemli? Çok mu yaygın?

Q humması hayvanlardan insana geçen ve hayvancılıkla uğraşanlarda görülen bir hastalık. Zatüreye döndürüp ölümlere sebep oluyor, özellikle Slovakya’da çok sık rastlanıyor. Aslına bakarsanız hangi aşının prototipini ürettiğimizin hiçbir önemi yok. Biz üretim modelini geliştirdikten sonra istediğimiz her aşıyı kolayca yapabiliriz. Q hummasına alternatif aşı geliştirdikten sonra kuduz aşısı da yaparız, ebola da, sıtma da Hepatit B aşısı da, hiç farketmez.

100 kat daha ucuz

Nedir bu alternatif aşı? Bildiğimiz aşıdan farkı nedir?

Şu an dünyada kullanılan aşı pastör aşısı. Hastalığı oluşturan virüsü zayıflatarak enjekte ediyorsunuz. Vücut bununla savaşarak antikor üretiyor. Böylece hastalıktan koruyor. Ama bu virüsün vücutta daha sonra ne olduğunu, nelere yol açabileceğini bilmiyoruz. Ayrıca bu çok pahalı bir teknoloji. Çünkü virüs canlı ve zayıflatmanız lazım. Özel laboratuvara gereksinim duyulduğu için maliyet çok yüksek. Ancak alternatif aşıyı hiç abartısız 100 kat daha ucuza üretmek mümkün.

Canlı virüs kullanmıyoruz

Nasıl bu kadar ucuza üretiliyor, özelliği nedir?

Virüslerin hastalığı oluşturan kısımları vardır. Bunlar peptit dizileridir. Biz sadece bu dizileri alıp aşı yapabiliyoruz. Canlı bir virüs kullanmadığımız için özel laboratuvara gerek yok. Bu oda da bile üretilebilir. Buna yapay polimerik aşı deniyor. Üstelik aşıda canlı kullanılmadığı için bozulma durumu da yok. Her anlamda maliyeti düşük ve karlı.

Neden peki dünya bunu kullanmıyor bu kadar ucuz ve kolaysa?

Biliyorsunuz dünyada ilaç endüstrisi bazı kartellerin elinde. Onları aşıp başka birşey üretmek pek mümkün olmuyor. SSCB döneminde Moskova Üniversitesi’nde Grippol diye bu tür bir alternatif aşı üretilmişti. Hala bu aşı Rusya’da kullanılıyor. Yine Küba’da benzer aşı çalışmaları yapıldığını biliyoruz.

Bizde hiç daha önceden yerli aşı denemesi yapıldı mı?

Moskova Üniversitesi’nden gelen Azeri hocalarım vardı ben Yıldız Teknik’teyken, rahmetli Prof. Mehmet Mustafaev Akdeste ile eşi Yrd. Doç. Dr. Zeynep Mustafaeva Akdeste. Kendileri Yıldız’da Biyomühendislik bölümünün de kurucularıdır. 10 yıl önce şap aşısı yapmayı başardılar. Yıllık 10 milyon dolarlık aşıyı 100 bin liraya üretebilecektik bugünün parasıyla. Şap Enstitüsü’nde denendi, TÜBİTAK onay verdi, patenti alındı. Ama nedense bir türlü üretilemedi. Çünkü ilaç tekelleri bir şekilde taş koyuyor yerli bir üretim sözkonusu olduğunda. Ben de hocalarım da zamanında kimyasal almak için cebinden para harcamış insanlarız. Ama bir yere kadar, devlet ve özel sektör desteği olmadan olmuyor. İsmimiz Ahmet, Mehmet, Hasan olmasa biz de üretebiliriz. Ama Türkler kendine nedense güvenemiyor.

15-07/02/20150626_125611.jpgDr. Karahan, her yıl hastalık tanı kiti için bile ABD’ye 10 milyon euro verdiğimizi söylüyor.

İsrail ortaklı ABD firmalarına bağımlıyız

Ülke olarak aşı için ne kadar para harcıyoruz?

Mesela 2009 verilerine göre, sadece kuduz aşısı için bir yılda 5 milyon dolar harcamışız. Bu dışarıya akan para bizim paramız. Biz bunu en çok 100 bin liraya üretebiliriz oysa. Projemiz içinde yerli hastalık tanı kiti üretimi olduğunu da söyledim. Her yıl ABD’den 10 milyon euroluk tanı kiti alıyoruz. Bu çok basit bir sistem, o kadar parayı dışarıya akıtmaya hiç gerek yok.

Maliyet haricinde başka ne avantajı var yerli aşı üretiminin?

Kendi aşımızı mutlaka üretmeliyiz. Savaş ortamında biyolojik silah üretmek çok kolay, yaymak da. Aşıları genellikle İsrail ortaklı ABD firmalarından alıyoruz. Sana satmıyorum dese ya da 1 liralık aşıyı 10 liraya satsa ne yapacağız. Şu an gizlense de Türkiye’de kuş gribi var. Bir kriz durumunda derhal kendi aşımızı üretebiliyor olmamız çok hayati. 6 ay önce Kalkınma Bakanlığı’na 4 milyon liralık bir altyapı projesi verdim. Eğer onaydan geçerse, bizden her istenen aşıyı üniversitemiz bünyesinde üretebileceğiz. Ayrıca yerli bir ilaç firması da Ankara’da aşı üretmek üzere yatırımlara başladı. Onunla da iletişim halindeyiz.

Yrd. Doç. Dr. Mesut Karahan kimdir?

1999 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nü bitirdi. 2001-2012 arasında aynı bölümde araştırma görevlisi olarak çalıştı. Doktorasını “Metal İçeren Fonksiyonel Biyopolimer Sistemlerin Geliştirilmesi” konusunda tamamlayan Karahan, 2012 yılından beri Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomühendislik Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s