Şebeke suyunda asbest alarmı!

image

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2011’in ilk günlerinde asbestin üretimi, kullanımı, piyasaya arzı ve asbest içeren eşyaların piyasaya sürülmesini yasaklayan bir yönetmeliği yürürlüğe koyarak çok önemli bir adım atmıştı. Kanserojen olduğu bilinen asbest, namı diğer amyantın yasaklanması, bakanlık için küçük ama insanlık için dev bir adım oldu. Fakat bu dev adıma rağmen asbestin hayatımızdan tamamen çıktığını söyleyemiyoruz. Çünkü musluklarımızdan akan şebeke suyu, yıllar yıllar önce döşenmiş asbestli borularla taşınmaya devam ediyor. Bazı belediyeler bu boruların bir kısmını yeniledi. Ancak altyapı çalışmaları masraflı ve Türkiye’deki 957 ilçenin su borularının tümünün hemen yenilenmesi zor olduğu için musluk suyunda kanser tehdidi devam ediyor. Üstelik suyun içindeki asbest sadece içme yoluyla kansere yol açmıyor. Yıkanan çamaşırlar aracılığıyla da insan bedeninde olumsuz etkisini gösterebiliyor.

Asbest minerallerinden krizotil, krokidolit, amozit, antofillit, aktinolit ve zeolit minerallerinden eriyonit’in, çeşitli kanserlere yol açtığı tüm dünyada biliniyor.
Uzmanlar, özellikle eriyonitli beyaz asbest ile çimento karışımından yapılan su borularının, insan sağlığı açısından çok tehlikeli akciğer hastalığı olan Malign Mezotelyoma ya da plevra, periton, mide, pankreas, böbrek, üst solunum ve sindirim yolu kanserlerine yakalanma riskini artırdığı konusunda hem fikir.

Çamaşırla da bulaşıyor

Türkiye’de uzun yıllar, neredeyse bütün şehir şebekelerinde asbestli su boruları kullanıldı ve şehirlere bu borulardan su verildi.  İşte bu boruların içinden geçen şebeke suyu, boru içinden kopardığı asbest liflerini beraberinde taşıyarak evimizin musluğuna kadar getirdi! Sonra da evlerimize kadar taşınan bu asbest lifleri içindeki tehlikeli kristaller ya tencere aracılığıyla midemize girdi ya da çamaşır yıkanırken giysilere yapıştığı için soluma yoluyla ciğerlerimize kadar taşındı.

Peki asbest nasıl kanser yapıyor? Mikroskobik dikiş iğnesi şeklindeki kristaller, tıpkı parmağımıza batan dikenin yaptığı gibi, saplandığı yerdeki hücreleri değişime uğratıp, hücrenin kanserojen olmasına yol açıyor. Kanser türlerinin yanında, akciğer zarları arasında sıvı toplanması, kireçlenme, akciğer zarı kalınlaşması, akciğer dokusunda bağ dokusu oluşumu gibi etkileri de eklemek gerek!

Çevre ve şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün yasak kararını bilen çok sayıda belediye, hızla su borularını değiştirdi ya da değiştiriyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Denizli, Niğde, Bingöl, Mardin, Gümüşhane, Sivas, Ordu, Ünye, Biga, Seydişehir, Beyşehir, Siverek, Tire, Çumra, Alanya, İscehisar, Tefenni, Çam yuva, İskilip, Tavas ve Bodrum belediyeleri önemli girişimlerde bulundu. Ancak 81 ilin 957 ilçesinin çoğu halâ tehdit altında.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s