Dünyanın 10 zirvesine adını yazdıran ilk Türk

image

DÜNYANIN EN YÜKSEK 14 DAĞINA TIRMANMAYI KAFAYA KOYDU! EĞER BAŞARABİLİRSE BUNU YAPAN 23. DAĞCI VE İLK TÜRK OLACAK!

Dağcı Tunç Fındık, şimdiye dek dünyanın en yüksek yani 8000 metrenin üzerinde olan 14 dağından 10’una çıkmış ilk Türk. Tek hedefi, şansı yaver giderse 14’ü tamamlamak. Bunun için önünde nice kar fırtınaları, çığlar, donma tehlikeleri ve dağ hastalıkları var. Dağcının 2015 hedefi, “hata affetmeyen zirve” diye bilinen ve 58 dağcıya mezar olan Nepal’deki Annapurna’ya tırmanmak…

ÜRÜN DİRİER

Yeryüzünde 8 bin metrenin üzerinde 14 dağ bulunuyor. Bu dağlar dünyanın en yüksek dağları. Yükseklikleri 8013 ile 8850 metre arasında. Hepsi Asya’da Himalaya Dağ Silsilesi üzerinde yer alıyor. Yani Tibet, Nepal, Hindistan ve Pakistan sınırlarında. Everest, K2, Kangchenjunga, Makalu gibi bu efsane dağların hepsine birden tırmanmak dağcılıkta Olimpiyat Madalyası almaya denk. Tırmanan çok, yüzlerce, binlerce dağcı her yıl malum 14 dağdan birinde zirve yapmak için yola çıkıyor. Çoğu çığ, kötü hava şartları ve donma tehlikesi gibi sebeplerle geri dönüyor. Dönmeyenlerin yarısı da bir daha hiç dönemiyor zaten… Şimdiye dek bu zinciri tamamlayarak 14’üne birden tırmanmayı başarabilmiş tüm dünyadan toplam 22 dağcı olmuş. “14×8000”i tamamlayan ilk maceracı, İtalyan dağcı Reinhold Messner. 16 yıl süren bu yolculuğunu 1986 yılında tamamlamış. 14 dağı en kısa sürede tamamlayan kişi ise Koreli dağcı Park Young Seok. 6 yılda zinciri tamamlayarak efsane olmuş. Şimdi bu efsanelere bir Türk dağcı da eklenecek. 23 Mart 1972 doğumlu Tunç Fındık. İlki 2001’de Everest olmak üzere 14 zirvenin 10 tanesine tırmanmış bulunuyor. Solgar, The North Face ve Global Star Avrasya firmaları Fındık’ın sponsorlarından.

“Dağda canlı olduğumu hissediyorum”

8000 metrelik dağların hepsi son derece riskli ve tehlikeli. Örneğin, Fındık’ın da çıkmış olduğu dünyanın en yüksek 5. dağı Makalu’ya şimdiye dek 300’den az kişi tırmanmaya çalışmış, yarısından fazlası ölmüş. Annapurna ve Nanga Parbat ise çığ tehlikesi nedeniyle en tehlikeli olanları. K2, her an bozabilen kötü havasıyla ünlü. “Bu dağlara çıkmak koleksiyon yapmak değildir. Dağcının kendi azmi ve iradesiyle savaşıdır.” diyen Tunç Fındık, kendisini herkesin cesaret edemeyeceği bu riskli tırmanışlara iten dürtüyü de şu sözlerle açıklıyor: “İnsan dünyaya bir kez 8000 metreden bakmaya görsün, bu hastalık damarlarından çıkmaz. Dağlara geri dönmek, yine ince havayı solumak için can atarsınız! Şehirde her dakika çürüyoruz. Dağlarda ise yaşadığımı, canlı olduğumu hissediyorum…”

8000 metreye tırmanmanın esas zorluğu ise insan bedeninin bu yüksekliğe uygun yaratılmış olmaması. Hava basıncı ve oksijen doygunluğu bu yükseklikte deniz seviyesindekinin üçte biri oranına düşüyor. Yani bir dağcı bu yükseklikte hiçbir şey yapmasa dahi sadece hayatta kalabilmesi bile bir tür mücadele. İşte bu nedenle tırmanışlar ortalama 2 ay sürüyor. Dağcı vücudunu yavaş yavaş, belirli yüksekliklerde kamp kurarak az oksijen seviyesine ve basınca alıştırıyor. Bunu yapmayanlar geri dönemeyenler. Oksijensizlik pek çok dağ hastalığına sebep veriyor. Mantıklı düşünememe, halüsinasyon görme, akciğer ve beyin ödemi gibi. El ve ayakların donması da bir diğer risk. Bunun için mutlaka yedek eldiven, çorap bulundurmak gerekiyor.    

Bir tırmanış 45 bin euro’ya mal oluyor

Bir tırmanışın bedeli ise 45 bin euro civarında Fındık’ın söylediğine göre. Kamplara taşınacak malzemeler, bu malzemeleri taşıyacak olan hamallar, tırmanış izin ücretleri, kısaca her ayrıntı para demek. Bu iş bir ekip işi. Filmlerdeki gibi alıp başını tırmanmak söz konusu değil. O nedenle bir dağcı için en önemli şey, kendisini yıllarca destekleyecek bir sponsor.

Eşini yılın yarısı görebiliyor

Tunç Fındık evli ve çok anlayışlı bir eşi var. Zira yılın sadece 5-6 ayı görüşebiliyorlar, Diğer aylar Fındık antrenmanları, kaya tırmanışları, zirve hazırlıkları ve tırmanışlarıyla geçiriyor. Ayrıca dünyanın çeşitli bölgelerindeki kısmen daha alçak olan dağlara turlar düzenliyor. Şirketlere, iş adamlarına dağda yaşadıklarını anlattığı motivasyon seminerleri veriyor bir de. Gerektiğinde geri dönmeyi ve gerektiğinde beklemeyi bilmek üzerine yükseklerde yaşadıklarını anlatıyor. Artı, tırmanışlarını kaleme alan kitaplar yazıyor.

“Kazaların hepsi insan hatasıdır”

 Tunç Fındık’a en çok sorulan soru tabi ki “Ölmekten korkmuyor musunuz?” sorusu. Her 8000’lik tırmanışında ölen bir-iki kişi gördüğünü söyleyen Fındık şunları anlatıyor: “Tabi ki ölmek istemem. Şimdiye kadar çok fazla hayati bir tehlike yaşamadım; çünkü hep çok dikkatliyim. Hiçbir detayı atlamam. Bir sonraki hamlemden başka aklıma tek bir şey gelmez. Meditasyon gibi… An haricindeki tüm düşünceler geri plana itilir. Kazaların ve ölümlerin hepsi insan hatasıdır. Dağlar binlerce yıldır hep aynı. Şartlar değişmez, dağcının o şartları değerlendirmesi değişir. Yorgunluk, dikkatsizliği beraberinde getirir. Örneğin Makalu tırmanışında ekibimizden Yunanlı bir arkadaşımız devam edemeyeceğini, kondüsyonunun buna yetmeyeceğini söylememize rağmen, geri dönmeyi kendine yediremeyerek devam etti. Oksijensizlikten mantıklı düşünme yetisini kaybetmişti. Sonuçta yorgunluktan hipotermiye girdi ve öldü.  Dağda bir insan yorgunluktan ölebilir. Hala 8000 metrede yatıyor. O şartlarda, onu taşıyıp ana kampa indirmemiz ne teknik olarak mümkündü ne de öyle bir insan gücüne sahiptik. Yine aynı tırmanışta ekip arkadaşlarımızdan biri yedek eldiven almayı ihmal ettiği için, eldivenleri ıslanınca ellerini dondurdu. Tuvaletine kadar her işini ben yaptırıyordum. Bir diğer ekip arkadaşımızın da akciğerleri iflas etti. 2009’da Dhaulagiri tırmanışında da İranlı bir dağcı arkadaşımız geri dönmesi gerektiği yerde geri dönmediği için, hırsından dolayı hayatını kaybetti.”

Himalayalar’daki kar adamı Yeti

Her dağın efsanesi vardır. Himalayalar’ın da var elbet. Kar adamı Yeti. Fındık’ın söylediğine göre, Yeti’yi bulmak için yollara çıkan dağcılar bile var. Bir İtalyan dağcı Yeti’nin peşine düşüp kitabını yazmış geçtiğimiz yıllarda. Kimi dağcı onu gördüğünü, iri bir gorile benzediğini iddia ediyor. Kimi, ayak izlerini gördüğüne dair yemin ediyor. Kamplarda korkunç Yeti hikayeleri anlatılıyor. “Doğaüstü olaylar elbette olabilir ama senin inandığın kadar. Ben normal bir adamım, bana zarar vermez öyle şeyler. Yüksek dağlar… Tabiki değişik yaratıklar yaşıyor olabilir ama ben şehirdekinden daha güvende hissediyorum dağlardayken. Şehirde karanlıkta korkarım ama dağlarda tam tersine karanlıkta güvende hissederim.” diyor Fındık.

Dünyanın en yüksek 14 dağı

1. Everest 8850 m (Nepal/Çin sınırı)

2. K2 8611 m (Pakistan/Çin sınırı)

3. Kangchenjunga 8586 m (Nepal/Hindistan sınırı)

4. Lhotse 8516 m (Nepal/Çin sınırı)

5. Makalu 8463 m (Nepal/Çin sınırı)

6. Cho Oyu 8201 m (Nepal/Çin sınırı)

7. Dhaulagiri 8167 m (Nepal)

8. Manaslu 8163 m (Nepal)

9. Nanga Parbat 8125 m (Pakistan)

10. Annapurna 8091 m (Nepal)

11. Gasherbrumi 8068 m (Pakistan/Çin sınırı)

12. Broad Peak 8047 m (Pakistan/Çin sınırı)

13. Gasherbrumi 8035 m (Pakistan/Çin sınırı)

14. Shishapangma 8013 m (Çin)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s