Bosna Savaşı’nın şefi organ nakli için konser verdi

emir nuhanovic 02 - Kopya“BOSNA’DA SAĞLIK SİSTEMİ İÇLER ACISI. BASİT SEBEPLERDEN İNSANLAR TELEF OLUYOR.”

Aliya İzzetbegoviç’in emriyle Bosna Savaşı’nı dünyaya duyuran orkestra şefi Emir Nuhanoviç, şimdi de organ nakli için baton oynatıyor.

Emir Nuhanoviç, Bosnalı bir orkestra şefi. Ancak sıradan biri değil. En az Piyanist filmi kadar etkileyici bir savaş hikayesi var. Sırplar tarafından acımasızca öldürülen Bosnalılar ve katliamı sadece uzaktan seyreden koca dünyaya karşı müzikle yankılanan bir isyanın baş aktörü o. Hikaye özetle şöyle; Devlet Başkanı Aliya İzzetbegoviç, Sırp bombaları altında hayatta kalmaya çalışanlardan biri olan Emir Nuhanoviç’ten milli bir orkestra kurmasını ister. Hayatta kalanlar için yaşamaya değer bir şeyler olmalıdır çünkü. Halk olarak ayakta kalabilmeleri için morale ihtiyaç vardır. Nuhanoviç hemen harekete geçer ve bir ekip oluşturur. Önceleri askere moral konserleri verirler. Sonra halka da konser vermeye başlarlar. Suyun, elektriğin olmadığı savaş ortamında, evlerin bodrum katlarında, açık alanlarda, kısaca nereyi bulurlarsa orada müzik yaparlar. Bu sırada İzzetbegoviç, Nuhanoviç’i bir kez daha makamına çağırır ve şunları söyler: “Çok dikkat çekici bir iş yapmamız lazım. Dünya çektiklerimizi bilmiyor. Öyle bir şey yap ki herkesin ilgisini üstümüze çekelim!”

Yakılmış bir kütüphane ve Mozart’ın Requiem’i

Nuhanoviç’in dünyanın ilgisini çekecek o fikri bulması çok sürmez. Saraybosna’da sadece sınırlı sayıdaki devlet yetkisine verilen ve beş dakikalık konuşma süresi olan uydu telefonlarından birini alarak barış günlerinde İtalya’da beraber çalışmış olduğu dünyaca ünlü müzisyen arkadaşı Zubin Mehta’yı arar. Tek bir soru sorar: “Bosna’ya gelir misin?” Mehta hiç duraksamadan yanıt verir: “Geliyorum!” Hemen akabinde dönemin en şöhretli üç opera sanatçısı daha bombardıman altındaki şehre gelerek konser vermeyi kabul eder. Yakılan bir milli kütüphanede Mozart’ın Requiem’i sergilenir. Konser İzzetbegoviç’in arzusunu umduğundan bile fazla yerine getirmiştir. Sadece CNN’de 37 kez haber olur. Dünya ilk kez Bosna savaşına biraz daha yakından bakabilir. Hemen ardından Ruanda’daki katliam için de yankı uyandıran bir konser düzenlenir.

Ruanda ve Suriye için de çaldılar

Yıllar geçer, Bosna yaralarını sarar ama dünyada yeni yaralar açılmaya devam eder. Bu yaralardan biri Suriye. Geçtiğimiz yıl orkestra İstanbul’a gelerek Suriye için bir konser verir. 7 Kasım’da da Cemal Reşit Rey İstanbul Senfoni Orkestrası ve Saraybosna Filarmoni Orkestrası, Saraybosna Ulusal Tiyatro’da bir araya gelerek, organ bağışına dikkat çekmek amacıyla bir konser düzenledi. Konserin organizasyonu için iki günlüğüne İstanbul’a gelmiş olan efsane orkestra şefi Emir Nuhanoviç ile, konsere sponsor olan Memorial Hastanesi’nde bir araya geldik. Organ bağışı ile ilgili bir konser düzenlemeye nasıl karar verdiğini konuştuk.

“İnsanlar Bosna’da basit sebeplerle telef oluyor”

“Bu konserin amacı neydi?” diye sorduğumuz Nuhanoviç, Bosna’da organ nakli yapılamadığı için çok insan öldüğünü ifade ederek “Hem tıbbi yetersizliklerden dolayı, hem de organ bağışlanması konusunda yasal bir düzenleme olmadığı için. Bosna savaş sonrasını yaşayan bir ülke, belini doğrultamıyor bir türlü. Sağlık sistemi içler acısı. İnsanlar Bosna’da basit sebeplerden dolayı telef oluyorlar.” diyor. Konser ile amaçlarının farkındalık yaratmak ve Türkiye’den organ nakil eğitimi gibi konularda destek almak olduğunu söyleyen Nuhanoviç, müziği müzisyenin kendi entelektüel ihtiyaçlarını tatmin edeceği bir alan olarak görmediğine de vurgu yapıyor.

“Müzik çok ileri bir manipülasyon aracıdır”

Müziği ne olarak gördüğüyle ilgili olarak “Müzik kitlelerin duygularını yönetebilme gücüne sahip. Manipülasyonda çok ileri bir araç. Hitler’in propagandalarını mesela ünlü besteci Wagner yapmıştır hep.” açıklamasında bulunuyor ve ekliyor: “Müziğin toplulukları harekete geçirebilme yeteneğini sosyal bilinç yaratmak için kullanılması gerektiğine inanıyorum.” İnsanlar genelde organ bağışı yapmaktan çekiniyor. Muhtemelen ölümlü olduğumuzu hatırlattığı için… Birçoğumuz organ bağışlamayı asla düşünmüyor. Nuhanoviç bu yaklaşım ile ilgili olarak, “Benim organ bağışı deyince aklıma ölümlü olduğumuz değil, bir insana hayat verebileceğim fikri geliyor.” diyerek, Bosna Savaşı sırasında her gün bir yakınının öldüğünü ve her gün katliamlara tanık olduğunu hatırlatıyor. “Ölümle o kadar yakındık ki… Normalde bir insan ancak yılda bir kez kan bağışı yapabilir. Ama biz üç ayda bir kan bağışı yapıyorduk. Çünkü insanlar kan kaybından ölüyordu. Bilinçaltımda ölüm değil, birini yaşatma ihtimali var. Herkes biraz da böyle bakmalı.” diye son sözü söylüyor.

Türkiye’de son durum

Türkiye’de şu an nakil için bekleyen 20 bin, diyalize giren 60 bin  böbrek hastası var. Yaklaşık 15 bin kişi karaciğer, 500 kişi kalp, 200 kişi de akciğer nakli için bekliyor. Vefat eden bir kişinin organları bağışlanırsa tam 11 kişinin hayatı kurtuluyor.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s