Ermeni Diasporası’nın Türkiye’deki Mormon kolu

URUN DIRIER VE HUSEYIN GERMAN (2)MORMONLAR TÜRKİYE’DE ERMENİ MEZARLARINI GEZİP TAPU KAYITLARINI ÇIKARIYOR.

https://twitter.com/_mitokondri

Dünyanın en ilginç tarikatlarından Mormonların Türkiye ayağı LDS Hayır Kurumu, 2007 yılından beri Ermeni Diasporası için çalışıyor. Aktüel, merkezi ABD’nin Utah eyaletinde bulunan Mormon kilisesinin, Türkiye yapılanmasında maaşlı tercüman olarak görev yapan iki ismini buldu. Tercümanlar, maaş ödemesi yüzünden iki yıl önce dava açtıkları sözde hayır kurumunun Türkiye’deki gizli çalışmalarını Aktüel’e anlattı.

Mormonların Türkiye’deki gizli çalışmalarını anlatan isimlerden biri adının saklı kalmasıyla konuşmayı kabul etti. Kendisi İstanbul’da yaşayan bir Ermeni. Gizli tanığımızın anlattıklarına göre, 2001’den beri ABD’den 18-23 aylık periyotlarla dönüşümlü olarak Türkiye’ye gelen Mormon misyonerler, 2007 yılından itibaren ise bağış projeleri haricinde başka bir işle daha uğraşmaya başlamışlar. İzmir, Manisa, İstanbul, Trabzon, Kahramanmaraş, Elazığ ve Sivas’taki Ermeni mezarlıklarını tek tek gezip, isimleri listeleyerek ve kiliselerdeki vaftiz kayıtları ile tapu bilgilerini toparlayarak ABD’ye bu bilgilerle dönmüşler. Bu misyonerlerden Myq Richardson tehcir sırasında Van’dan ABD’ye göç eden bir ailedenmiş.

m2Hayırsever görüntüsü altında diaspora çalışmaları

Bir diğer tanık ise İzmir ayağında görev yapmış olan ve adını açıklayarak konuşmaktan çekinmeyen Mormon Tercümanı Hüseyin German. Gizli tanığımızın ve German’ın anlatımlarına bakılırsa 2001 yılında Türkçe Mormon kitabının basılarak ülkemize dağıtımının başlamasıyla birlikte şimdiye kadar 850 Türk’ün Mormon olduğu kaydediliyor. Ancak bu basit bir misyonerlik faaliyetinden çok öte bir şey. 2001 ve 2011 yılları arasında Mormonların hayır kurumunda tercümanlık yapan gizli tanık ve Hüseyin German’ın anlattıklarına göre Türkiye’deki Mormonlar, Ermeni Diasporası’nın bir uzantısı gibi çalışıyor.

Tercümanların hikâyesine gelince… Önce İzmir’de bir araya geldiğimiz Hüseyin German’dan başlayalım. German, yıllık 120 bin dolar maaş anlaşmasıyla LDS, yani Latter Day Saint (Son Zaman Azizler Kilisesi) Hayır Kurumu adı altında Türkiye’de faaliyet gösteren, ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde kaydı bulunmayan Mormon kilisesine tercüman olarak İzmir’de işe başlamış. Ancak hiçbir zaman ayda 1000 liradan fazla maaş alamamış. 2011 yılında bu ‘sözde vakıf’ İsa Mesih’in Son Zaman Azizler Kilisesi İstanbul Derneği olan Hayır Kurumu adına senede 90 bin kilometre yol yaparak Türkiye’nin dört bir yanını gezmişler. Valiliklere, kaymakamlıklara, bakanlıklara giderek bağış organizasyonları yürütmüşler. Türkiye’nin dört bir yanına onbinlerce bilgisayar, tekerlekli sandalye, tahta-sıra, kuvöz, kalp şoku cihazı ve fidan bağışında bulunmuşlar. Her bir organizasyona da devlet ricalinin üst kademelerinden yetkililer davet edilmiş. Turizm eski Bakanı Güldal Akşit ve İçişleri eski Bakanı Murat Başesgioğlu gibi… Meclis’e girip, Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay’ı da ziyaret etmişler ve eski bakanın oğluyla fotoğraf bile çektirmişler. Kürsüde çekilmiş fotoğraf bile var.

Üstelik bu fotoğraflar duandsandy.blogspot.com ve turkeyforus.blogspot.com gibi kendi bloglarında da yayınlanmış. Bu bloglarda Türkiye’deki gündemin de, mesela son olarak Gezi Parkı eylemlerinin değerlendirildiği dikkat çekiyor. German’ın açtığı mormonlarveyalanlari.blogspot.com blogunda da, misyonerlik, Ermeni Diasporası faaliyetleri, üst düzey devlet görevlileriyle görüşmelerin ve bağış organizasyonlarının belgelendiği onlarca fotoğraf yer alıyor.

manisa 30 mayıs 2009 010Hüseyin German, Mormonların özellikle sekiz Ermeni aile hakkındaki kayıtları Türkiye’nin dört bir yanında aradıklarını söylüyor. 2010’da Los Angeles’ta Ermeni mallarıyla ilgili açılan ve Türkiye’ye 100 milyar dolarlık fatura çıkaran davada da Türkiye’den toplanan belgelerin kullanıldığı belirtiliyor. German, Duard Richardson adlı misyonerin ABD’ye son dönüş gününe kadar Türkçe öğrenmeye çalışmasını da, bir gün geri dönme umuduyla ilgili olduğunu söylüyor.

German son 10 yılda Mormon olan 850 kişi arasında gençlerin ve ailelerin bulunduğunu belirtiyor. Çoğu Adana, Gaziantep, Ankara, İzmir, İstanbul, Aydın ve Antalya’dan olan bu kişilere ABD’ye yerleşme ve Mormonların merkezi Utah’taki  BYU Üniversitesi’nde ücretsiz okuma ve kariyer imkânı sağlanıyor.

CIA’de en etkin tarikat

Mormonların ABD’de FBI, CIA ve Pentagon’da çok güçlü olduklarını da belirtelim. Hüseyin German’dan öğrendiğimize göre, ABD’den buraya gelen yaşlı Mormon misyonerleri (senyörler) genellikle Pentagon emeklisi albaylar ve Savunma Bakanlığı’nda görev yapmış istihbaratçılar. Genç misyonerler (juniorlar) ise geri döndüklerinde çeşitli bakanlık ve istihbarat kurumlarında istihdam ediliyor. Amerikan Hava Kuvvetleri’nde hızlı yükselmenin Mormon olmaktan geçtiğini söyleyen German, İzmir’e gelen F-16 pilotlarının da Mormon olduğunu ve kiliseye devam ettiklerini söylüyor. Mormonların istihbarat tugaylarında çalıştığının bir ispatı da İstanbul’daki Mormon Kilisesi’nin başkanı Murat Çakır’ın Bağdat 300. Askeri İstihbarat Birimi Anakonda Hava Üssü’ndeki 2005 yılına ait bir fotoğrafı.

Photo-0056Gizli tanığımız 10 yıl çalışmış sözde hayır kurumu adına. Mormonların daha Osmanlı döneminde bu topraklarda çalışmaya başladığını ve ABD’ye Anadolu’dan birçok Ermeni gönderdiğini ve onların torunlarının hâlâ Utah’ta yaşadığını söylüyor. Tarihte ilk Ermeni Soykırımı sözünün de, 1913-1921 arası görev yapmış Amerikan başkanı Wilson’ın Utah’taki Mormon kilisesinde 50 dakikalık bir görüşmenin ardından yaptığı basın açıklamasında geçtiğini hatırlatıyor. Gizli tanığımız, Mormonların 2007’den itibaren Türkiye’nin dört bir yanında kiliselerden kütük ve tapu bilgilerini toplamaya başladıklarını, bu yüzden İstanbul’daki patrikhane ve Ermeni kilisesi tarafından kovulduklarını da aktarıyor. Ayrıca Mormonların Murat Çakır öncülüğünde Levent’teki bir villada toplanıp her Pazar ayin yaptıklarını da anlatıyor.

Mormonların Ermenilerle ilişkileri Osmanlı’da başladı

Mormonlar, 1805 yılında doğan Joseph Smith’i peygamberleri olarak kabul ediyorlar. Dünya çapında 14 milyondan fazla üyesi bulunan Mormon peygamberinin hapishanede linç edilerek öldürüldüğünde 34 karısı vardı. Mormonlar, çoğalmayı büyük bir sevap olarak gördükleri için Poligami’yi benimsiyorlar. Ancak Mormon mezhebine mensup üst düzeydeki CIA ve FBI görevlileri çok eşli değil. Çay, kahve alkol ve sigarayı günah olarak gören Mormonlar, iyi birer Mormon olurlarsa öldükten sonra Tanrı olacaklarına inanıyorlar. Ölüleri de vaftiz ederek ruhlarının özgürleşmesini sağlayacaklarına inanan Mormonların vaftiz ettiği ölüler arasında Hitler de bulunuyor.

İlahiyatçı Ramazan Işık’ın Mormonların Türkiye faaliyetleriyle ilgili olarak yaptığı bir araştırmaya göre, Türkiye’ye yönelik aktif misyonerlik faaliyetleri 19. yüzyılın son çeyreğine uzanıyor. İlk defa 1840’larda Osmanlı topraklarına gelmişler. Ermenilerin yoğun olduğu bölgelerde faaliyetlerini sürdürmüşler. 1888’de Sivas’ın Zara ilçesinde ilk Mormon kilisesini kurmuşlar. Tokat, Merzifon, Maraş, Elbistan ve Antep’te örgütlenmeye çalışmışlar. Pek çok Ermeni’yi de ABD’ye götürmüşler.

Reklamlar

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Murat Cakir dedi ki:

    Son bir iki yıldır, Hüseyin Bey isimli bir arkadaş ile Ara adında bir arkadaşımız bizim Ermeni Diasporası’nın bir kolu olduğumuzu söylüyorlar. Esasında ikisi de bizim böyle şeyler ile bir bağlantımız olmadığını biliyorlar, amaçları bizi kötülemektir. Eski üyelerimizdir, hatta eski başkanlarımızdır. Onlar ve Mehmet ağbi dediğimiz bir şahıs, hayır kurumumuza karşı davalar açıp milyonlarca dolar istemektedirler. Tercüman olarak yıllık maaşlarının 120 bin dolar olduğunu iddia etmektedirler, yani yılda 240 bin lira, ayda 20 bin lira. Tahminim milletvekilleri o kadar almıyordur. Tabii davalardan para çıkmayınca bizim adımızı karalamaya çalışmaktadırlar. Af buyurun, artık siz karar verin bu insanların iddia ettikleri şeylerin ne kadar doğru olup olmadığına. Türkiye’de hangi “vasıfsız”, diplomasız ya da yeminsiz tercüman yılda 120 bin dolar kazanıyor? Ben yeminli tercümanım, ayda bin dolar zar zor kazanıyorum, çorbayı zor kaynatıyorum. CNN’de filan simulte tercüme edenler belki onlar o kadar kazanıyordur ama sanmam. Ayrıca Mehmet ağbi dediğimiz şahıs bir dil filan da bilmiyor, o da bizim için tercümanlık yapmış diyorlar. Gel onu sen külahıma anlat. Dil bilmeyen 70 yaşındaki adam nasıl tercüman oluyor? Türkiye’de 40 yaşından sonra iş bulamıyorsun. My name is Mehmet diyecek kadar İngilizce bilmekle tercüman olunmuyor. Sözleşmesiz nasıl oluyor bu işler? BAK KARDEŞİM, eğer haklı sebepleriniz varsa, mahkemede halledin bu işleri, bu kadar basit.
    Amerika’da yaşayan üyelerimizden biri, eskiden Türkiyemiz’de yaşamış şimdi Amerika’da yaşayan bir Ermeni ailesinin soy ağacını (dedelerinin, nenelerinin doğum tarihlerini, ölüm tarihlerini) çıkarmak için mezarlıkları dolaşmıştır. Çok doğru, biz soy ağacımızı bulup ölen akrabalarımız için kutsal törenler yaparız, onları anmak, hatırlamak için. Bunun Ermeni Diasporası ile bir ilgisi yoktur. Ben aynı zamanda turizm işindeyim, geçen sene Sivas-Zara’da 1800’lü yılların sonunda ataları yaşamış bir Ermeni ailesinin Amerika’dan yaşayan torunları Sivas’a ziyarete geldiler. Onları Sivas bölgesinde gezdirdim, Zara’daki eski bir Ermeni mezarlığına götürdüm. Tutulan anı defterlerinden orada bazı akrabalarının öldüklerini cenaze töreni sırasında bizim Müslüman komşularının koşarak geldiği yazıyordu. Orada karısı Ermeni kendisi Müslüman olan saygıdeğer bir ağbimiz “Fatiha” okudu. Bu insanlar orada bu İslam ve Ermeni dostluğundan dolayı hüngür hüngür ağladı. Zara’nın büyükleri “tecrit” sırasında bazı Ermeni ailelerin kendi çocuklarını komşularına emanet ettiğini, bizim Müslüman ailelerimizin bu Ermeni çocuklarını kendi çocukları gibi büyüttüklerini evlendirdiklerini duyduk. Şimdi ben Sivas’a gezdirmek için bir Ermeni grubu getirdim, o kadar döviz bıraktılar. Bu kötü bir şey mi? O insanlar geldikleri zaman biraz ürkerek gelmişlerdi, giderken rahat bir şekilde ayrıldılar. Benim atalarım da Selanik’ten ve Bulgaristan’dan gelmişler. Şimdi ben Bulgaristan’a ya da Selanik şehrine atalarımın doğduğu yerleri görmeye gitsem, bu ülkeleri bölmeye mi gidiyorum yani. Hüseyin ve Ara adındaki sevgili kardeşlerimiz mahkemeden beleş para alamadıkları için iftira atıp bizi kötülemeye çalışıyorlar. Amaçları bizi korkutmak, insanları bize karşı kışkırtmak. Sonucunda kilisemizin onlara gidip tamam tamam anlaşalım demesini bekliyorlar. Allah onlara akıl fikir versin.
    Biz hiçbir zaman hiç kimseye ABD’ye yerleşme ve BYU’da ücretsiz okuma ya da kariyer imkanı sağlamadık, sağlamıyoruz. Tersine böyle talepte bulunan insanları kendi imkanları ile nereye gitmek isterlerse oraya gitmelerini teşvik ediyoruz. Kardeşim paran varsa istersen AYA git. Kilisemizin bu konudaki kuralı kesinlikle katıdır, kimseye yurt dışına gitmesi için göçmenlik konularında yardım edilmez.
    Gelelim casus olduğumuza (Allahım sabır ver!) Bir iki tane eski Amerikalı pilot ya da albay, emekli olduktan sonra gelip bizim hayır kurumumuzun gönüllü elamanı olarak ülkemizde hizmet etmişşe bu insanlar şimdi casus mu oluyor? O kadar eminsen hemen MİT’e koş kardeşim. Bu melek kalpli iyi insanların haysiyeti ile oynama. 80’lik nineler dedeler casusmuş. Benim hakkımda da casusmuşum iddiaları olan Hüseyin Bey’e söylüyorum: 2005 yıllarında Irak’taki Amerikan üslerine su götüren, klima takan, yemek getiren, inşaat işleri yapan bir sürü Türk lojistik ve inşaat şirketleri vardı. Ankara’dan Yüksel, Adana’dan Serka şirketi gibi onlarca Türk şirketimiz orada binlerce işçilerimiz için ekmek kapısı oldu. O şirketlerden binlerce insan beni tanır. Onlardan yeminli beyanname de alacağım. Orada Türk şirketleri için basit bir tercüman olarak çalıştığım için benim adımı karalamaya çalışıyorlar. Beni tanıyan herkes vatanımı, bayrağımı, ülkemi seven sözünün eri bir insan olduğumu bilir. Bu üç şarlatan isterlerse beraber MİT’e gidelim. Allah’ım bana ve pırlanta gibi çocuklarıma zarar vermek isteyen bu insanları ıslah et, sen büyüksün, senin elin her şeye kadir, lütfen beni ve ailemi böyle iftiracı insanların şerrinden koru. Bizi gazetelerde, internette casus gibi göstermeye çalışıp ardından da bize saçmalıyorsunuz, bizden size ya da ailenize hiç zarar gelmez diyebilecek kadar budala insanlar bunlar. Allah ıslah etsin. Türkiye kanunlarında casusluk suçtur, casus olmayanları da casus diye karalamak suçtur. Yakında bunların hesabını vereceksiniz.
    Anti-Mormonlar’ın yeni bir taktiği, Mormonlar 1800’lü yılların sonunda Ermenilerin arasında müjdeyi paylaşmış olmalarını gündeme getirmeleridir. Bunda büyütecek ne var ki! Mormonlar, Osmanlı İmparatorlu’ğundan müjdeyi paylaşmak için resmi İZİN istemişlerdir. Bu resmi izin verilmemiştir, sadece azınlıklarla, gayri Müslümanlarla inancınızı paylaşabilirsiniz diye kendilerine bildirilmiştir. Bu hadise Mormonlar’ın kanunlara ve devlete karşı ne kadar saygı gösterdiğini ve kurallara uyduğunu göstermez mi? Adamlar gizli saklı Müslümanları dinlerinden döndürmeye çalışmamışlardır. Hatta bugün bile, ilgili insanlar kilisemizi bulur bilgi almak ister, biz de onlarla inandığımız şeyleri paylaşırız. Baskı maskı kesinlikle yok. Maalesef Anti-Mormonlar bizi sanki Ermeni propagandacısı, Amerikancı, Türk düşmanı olarak göstermeye çalışırlar. Ben bir Türküm ve ne mutlu Türküm diyebiliyorsam ülkemdeki tüm insanları, Türk, Kürt, Laz, Macur vesaire seviyorsam, esas önemli olan budur. Ben bir ayrımcı değilim. Bize eziyet edenleri Allah’a havale ediyorum.
    Bizim kilisemizin 2013 istatisklerine göre ülkemizde 850 tane üyesi yoktur. Aktüel dergisi son yazdığı makalede yalan istatiskler yazmış. Toplam üyelerimizin sayısı 100 civarında olup yarısından çoğu yabancıdır. Bir yarısı da ülkenin farklı şehirlerinde otururlar ya da kiliseye gelemeyen aktif olmayan üyelerdir.
    Bir atasözü vardır: “İt ürür, kervan yürür.” Bazı insanlar (anti-mormonlar = anti-özgürlükçüler) yalanlarıyla dolanlarıyla ne kadar havlarlarsa havlasınlar, onlar asla Allah ile O’nun sevgili kullarının arasına (hangi dinden olursa olsun, farketmez) giremezler, giremeyeceklerdir.
    Dini özgürlük, laiklik ve hoşgörü kelimelerini 21. yüzyılda hala idrak edemediysek vay halimize! İdrak eden uluslara bir bakın, Allah onları refaha, özgürlüğe, aydınlığa kavuşturmuştur. 50 sene ya da 100 sene önceki dinsiz otoriter Rusya’da yaşamıyoruz. İnsanlar artık çağ atladı. İnternet ve akıllı telefonlar sayesinde insanlar artık dünya insanı oldular. Din yüzünden zulüm etmek, zulüm görmek, yani böyle şeyler olmamalı. Umarım bu yazdıklarım, ki bunlar kendi kişisel görüşlerimdir, bir parça olsun bizim kim olduğumuzu, iyi niyetimizi size göstermiştir. Biz dürüst insanlarız. Şeffaf insanlarız. Kaliteli insanlar işiyle, boş insanlar kişiyle uğraşırmış. Bizim kendi işimiz gücümüz var, ailemiz var, çocuklarımız var. Bu yazdıklarımı sadece savunma amaçlı yazıyorum.

  2. Mia Perkan dedi ki:

    Merhaba Murat bey,
    Yazilan ve yazdiklarinizi okudugumda sunu anliyorum ki bizim insanlarimiz bir amerikali gormesin hemen para talep ediyorlar ne yazik ki. Bildigim kadariyla mormonlar gecmis aile soyagaclarina onem verirler sanirim bu fotoraftakiler ailelerini bulmaya gelmisler ordan anladim ki iyi bir seneryo kurmuslar kendilerini tebrik ederim. Bence bir dizi yapsinlar cok tutar. Haklisiniz ayrica Irakta cok Turk sirketleri var ve onlarin tercuman ihtiyaclari hep olmustur ne yani her giden Turk casus mu allah allah… Neyse sizin savunduklariniz daha mantikli bence. Merak ediyorum bunu anlatmak icin kac para talep ettiler:)

  3. hüseyin dedi ki:

    Ooooo yazıyı yeni gördüm…biraz geç oldu ama bir kaç satır yazayım………
    .Bırak başkanlığı milletvekili bu maaşı almazmış falanı…Mehmet abi dil falan bilmiyor diyorsun.Doğru olduğunu kabul edelim.Peki mehmet abiyle neden anlaşma yapıp 300.000 Tl üç yüz bin Tl verdiniz ve davasını geri çektirdiniz.
    80 yaşında emekli subaymış…ülenn yürü gitttttt…adam CİA da emekli….adam pentagondan emekli……adam yeşil bereli yani amerikan özel kuvvetlerde albay….unuttuğun adamların 2 tane laptopunun bizde olduğu….
    Gelelim sana yok Irakta inşaat firmasında çalışmışsında falan filan…..amerikan 66. istihbarat tugayı diye bir birimde çalışmış olmayasın sakın…unutma 14 saatte amerikan ordu sayfasını değiştirtebilecek kadar ilişkilerin iyi senin…inşaat firmasında çalışmış biri için baya çevren genişmiş…ha bu arada amerikan ordu sayfasının kopyası bizde,zeki çocuk…kabak gibi fotografların var… nereye kıvırttıryorsun
    Senin öve öve bitiriemediğin vakıfın Türkiyede çalışma izni olmayan yani kaçak çalışan vakıf olduğu mahkemede meydana çıkıyor….Türkiyede yasa dışı çalışıyorlar……Kanunsusunuz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s