Şansın ya da kaderin matematiği var mı?

“FAİLİ MEÇHUL 13 SİYASİ CİNAYETİN BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ OLMASI, MATEMATİK OLARAK MÜMKÜN DEĞİL!”

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Sayısal Yöntemler Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Enis Sınıksaran ile, şans, lanet, doğaüstü olaylar, lotoda tutturma, ideal eşi bulma, siyasi cinayetler, kutsal şifreler ve kehanetlerin istatistiki olasılıkları üzerine konuştuk. Şansın Matematiği kitabının yazarı olan Doç. Sınıksaran, şu anda bulunduğumuz durumun, loto tutturmaktan daha düşük bir olasılık olduğunu söylüyor. Fotoğraf: ENGİN IRIZ

Hayatta iyi ya da kötü bir şeyin olma olasılığı çok düşüktür ama yine de ya olur ya da olmaz. Olasılıklardan söz etmenin anlamı nedir?

-Matematikte büyük sayılar yasası diye bir kavram vardır. Yani bir olayı yeteri kadar çok sayıda tekrarlarsak, hesaplanan olasılığa ulaşılabileceğidir. Örneğin hilesiz bir parayı beş kere atarsanız beşinde de tura gelebilir ama beş milyon kere atarsanız tıpkı hesaplandığı gibi yüzde 50 oranında tura gelir. Örneğin bu cumartesi çekilecek lotonun tutma olasılığı 14 milyonda birdir. Bu, 14 milyon kolon oynarsak birinde tutmasını beklememiz gerektiğini ifade eder. Başka bir ifadeyle her hafta bir kolon oynarsanız ancak 270 bin yılda bir kere lotoyu tutturmanız beklenebilir.

Ama gerçekten şanslı insanlar var. Bunu nasıl açıklıyorsunuz?

-Bu işle uğraşan psikologlar durumu şöyle açıklayabiliyorlar; şanslı hisseden kişi hayata daha pozitif baktığından dolayı daha sosyal, fırsatlara daha açık oluyor. Şanslı olayları da gidip buluyor. Ama bu ilke tahmin edebileceğiniz gibi lotoda, piyangoda işe yaramaz. ABD’de böyle bir deney de yapılmış. Kendisini şanslıyım ve şanssızım diye tanımlayan insanlardan müteşekkil iki grup oluşturulmuş ve bu kişilere uzun bir süre loto ve piyango oynatmışlar. Ancak şans oyunları çerçevesinde aralarında hiçbir fark bulunamamış.

“Tevrat’ta şifreler varsa Orhan Pamuk’un Kar kitabında da var”

Kutsal şifrelerle ilgili ne düşünüyorsunuz?

-Tevratın içinde şifreli anlatımlar olduğunu iddia eden bir grup insan çıkmıştı hatırlarsanız. Kitaptaki tüm noktalama işaretlerini kaldırıp kelimeleri birleştirerek bazı anlamlı cümleler elde etmişlerdi. Hatta bu iddia dünyaca saygın bir yeri olan Statistical Science adlı akademik istatistik dergisinde bile yayınlanmıştı. Sonra Brendan McKay isimli istatistikçi, Hebrew Üniversitesi’nden üç matematikçi ile beraber benzer şifreleme tekniğini “Savaş ve Barış” kitabında kullanarak şifreli içerikler çıkarmayı başardı. Ben de Orhan Pamuk’un Kar kitabında denedim aynı yöntemi ve sonuçta “Nobel benim hakkım Orhan” cümlesindeki kelimeleri aynı sayfada belirli bir geometrik düzen içerisinde denk getirmeyi başardım. Bu normalde çok şaşılacak bir şey öyle değil mi? Ama gördüğünüz gibi eğer yeterince deneme alanı varsa istediğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Kar kitabı da yeterince kalın bir kitaptı, o kadar.

“Lanetli ya da şanslı biri yok”

Peki doğaüstü olayların gerçekleşmesine nasıl yaklaşıyorsunuz?

-Mesela yıldırım çarpma olasılığı iki milyonda birdir. Biz muhtemelen bir yıldırım çarpmadan öleceğiz. Ama bir adam var ki yedi kere yıldırım çarpmış. Lotoyu iki kere bulanlar var. Bunların nedeni birinin lanetli, bir diğerinin de çok şanslı olması değil. Dünya nüfusunun çok kalabalık olması.

Sıradışı bir olayla karşılaşma ihtimalimiz nedir?

-80 yıl yaşarsak, başımıza 10 binde bir olasılıklı bir olayın üç kere gelmesi beklenebilir. Ama milyonda bir olasılıklı bir olayın gelmesi neredeyse olanaksızdır. Yani yüksek ihtimalle lotoyu kazanamayacağız ve bindiğimiz uçak düşmeyecek.

“Yeterince çok konuşan kahinin kehanetleri tutar”

Her şeyi bilen falcılara ya da tutan kehanetlere ne demeli?

-Yeterince sık ve fazla konuşursanız pek çok şeyi tutturursunuz, o kadar. Ben ancak şu tarihte şu saatte şu olay olacak diyen bir falcıya ya da kahine şaşırırım. Yoksa savaş olacak, binlerce insan ölecek, evleneceksin, ayrılacaksın gibi varsayımlar olabilme ihtimali zaten yüksek olan şeylerdir.

Bir nükleer santralin patlama olasılığı nedir? Sizce nükleere güvenebilir miyiz?

-Bir yılda kaza olma olasılığı on binde birdir. Yani on bin yıl geçecek ki bir tane kaza olsun. Ama dünyada 400 nükleer santral var. Ve bunlardan en az bir tanesinde 30 yıl içinde kaza olma olasılığı yüzde 70’tir.

“Faili meçhul 13 siyasi cinayetin bağımsız olması matematik olarak mümkün değil”

Peki üst üste gerçekleşen bazı olaylar vardır. Bunlar da mı tesadüf?

-Örneğin Türkiye’de Abdi İpekçi’yle başlayan siyasi cinayetlere bakalım. Uğur Mumcular, Çetin Emeçler… Toplam 13 tane faili bulunamayan siyasi cinayet var. İstatistikte şöyle bir kural vardır. İki olay birbirinden bağımsızsa, her ikisinin birden gerçekleşme olasılığı, ikisinin ayrı ayrı gerçekleşme olasılıklarının çarpımına eşittir. Örneğin zarın üç gelme olasılığı altıda birdir. Paranın tura gelme olasılığı ise bir bölü ikidir. Aynı anda atıldıklarında birinin üç, diğerinin tura gelme olasılığı ise ikisinin çarpımı olan 1/12’dir. Yani, eğer bu 13 siyasi cinayet söylendiği gibi üç,beş serserinin işiyse, birbirlerinden bağımsız ise, arkasında bir akıl yok ise, 13 tanesinden en az bir tanesinin aydınlatılma olasılığı yüzde 97,6’dır. Ve eğer bu yüksek olasılığa rağmen bırakın bir tanesini hiçbiri aydınlatılamamış ise, matematik kurallarına göre bu cinayetler birbirinden bağımsız değildir!

“Her an hesaplanamayacak kadar düşük bir olasılıktır”

Matematik olarak saniyelerle ifade edilebilecek olayları, örneğin kazaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Diyelim bir adama tam 8’i 3 geçe otomobil çarpıyor. Belki öncesinde oturduğu kafede bir bardak çay daha fazla ya da az içseydi o saniye orada olmayacaktı ve kaza geçirmeyecekti. Şimdi buna kader diyorsunuz değil mi… Oysa olaylara böyle anlamlar yükleyen insan aklıdır. Zaten bizim her anımız, hesaplanamayacak kadar düşük olasılıklarla geçiyor. Biz şu an burada otururken, yanımızda siyah bir köpeğin olması ve tam 28. dakikada sandalyenin kenarından bir karınca geçmesi ve aynı anda bir yaprağın düşmesi olasılığı hesaplanamayacak kadar düşüktür, neredeyse olanaksızdır. Ama oldu işte. Lotoda tutturma olasılığı bile çok çok daha yüksektir. Ama biz bu anın nasıl bir düşük olasılık olduğunu idrak etmeyiz, ancak beklentilerimizle bağlantılı bir şey olduğu zaman durumu kader, şans ya da lanet olarak adlandırırız.

“İdeal eşi bulmak için 470 yıl gerek”

Peki aşkı, ideal eşi bulma olasılığı nedir?

-Diyelim aradığınız on özellik var. 35-40 yaşlarında olması, karşı cins olması, orta boylu, üniversite mezunu, okumayı seven ve sizi seven biri olması gibi… Bakınca çok bir şey istemiyormuşsunuz gibi görünüyor ama aslında on özelliğin onunun da bir kişide bulunma ve sizin onunda tanışma olasılığınız 343 binde birdir. Günde iki kişiyle tanışsanız 470 yıl içinde aradığınız kişiyi bulabilirsiniz.

 

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. aslanpayi dedi ki:

    “Günde iki kişiyle tanışsanız 470 yıl içinde aradığınız kişiyi bulabilirsiniz.”

    Ama bu kişi ilk iki kişi içinde de olabilir, son iki de. Bu sebeple hiç kimse o 470 yılı düşünmez ve tanışmaya devam eder. Sayfalarca bu bilgileri yazmak önemli değil. Önemli olan ve anlatılması gereken bence bu olasılıkların ibresini düşükten yükseğe çevirebilme yöntemleri olmalıydı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s