Üçüncü göz molekülü

BEYİNDEKİ PİNEAL BEZ TARAFINDAN SALGILANAN ‘RUH MOLEKÜLÜ’ DMT, ŞİZOFRENİNİN VE PARANORMAL OLAYLARIN AÇIKLAMASI OLABİLİR Mİ?

ÜRÜN DİRİER

Acıbadem hastaneleri bünyesinde görev yapan Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Levent Ersan, “üçüncü göz vardır” diyor. Beyinde melatonin ve DMT salgısından sorumlu pineal bezin, paranormal olayların sebebi olduğunu söyleyen Ersan, DMT molekülünün diğer boyutlara açılan kapının anahtarı olabileceğini iddia ediyor.

Üçüncü göz derken nasıl bir şeyden söz ediyorsunuz? Paranormal bir yapıyı mı kastediyorsunuz?

-Beynin pineal bez dediğimiz bir bölümünden bahsediyorum. İlk kez 17. yüzyılda Descartes, beyindeki ikili yapılara göre bu bezin tek olduğunu görerek, ruh ile bedenin irtibat noktası olabileceğini söylemiş. Tıptaki son gelişmelere bakınca Descartes haklı çıkacak gibi görünüyor.

Üçüncü gözün varlığından hangi bilimsel veri ya da deneye dayanarak söz ediyorsunuz?

-Bu konudaki en ünlü bilimsel çalışma, ABD’de New Mexico Tıp Fakültesi’nde Prof. Rick Strasman tarafından, fakülte, hükümet ve FDA’den onay alınarak gerçekleştirildi. Bu çalışmada pineal bezden salgılanan ‘dimetiltriptamin’ (DMT) adlı maddenin gönüllü denekler üzerinde uygulanmasıyla, ölüm öncesi deneyimler, halüsinasyonlar ve beden dışı deneyimler gibi paranormal olaylar saptandı. Deneklerin çoğunda benzer deneyimlerin yaşanması, DMT’nin ‘ruhun molekülü’ olarak anılmasına sebep oldu.

Pineal bezin tam olarak işlevi nedir batı tıbbına göre?

-Pineal bez 100-150 gram ağırlığında bir yapıdır. Melatonin salgılanmasından sorumludur. Ama son çalışmalara göre DMT’nin de salgılanmasından sorumlu olabileceği ortaya çıktı.

Ruh molekülü doğumda ve ölümde artıyor

DMT nedir ve nasıl durumlarda ortaya çıkıyor?

-Öncelikle bu madde her yerde bulunan bir maddedir. Vücudumuzda, bitkilerde ve hayvanlarda bulunur. Beyin bariyerinden aktif olarak taşınarak geçer. Glukoz gibi beynin ihtiyaç duyduğu bir madde olmasına rağmen hala bunun nedeni tam olarak bilinemiyor. Yapılan deneylere göre, doğumda annede ve yavruda bu molekülün bolca salgılandığı saptanmış. ABD’deki ekibe göre doğumda ve ölüme yakın zamanlarda bu molekül pineal bezden bolca salgılanmakta.

Halüsinasyonlardan söz etmiştiniz… Şizofreninin bu molekülle bağlantısı var mı?

-Şizofrenlerde metiltransferaz enziminin çok olduğu, DMT’yi yıkan enzimin de etkisiz olduğuna dair bulgular mevcut. Aklıma Akıl Oyunları filmi geldi. Film, 21 yaşında hazırladığı teori ile 1994’de Nobel ödülü kazanan matematik dehası John Nash’in hayatını anlatıyordu. Şizofren olduğunu bilen ve kontrol yöntemleriyle hastalığı ile baş edebilen Nash, bir konferansında kendisine yöneltilen “Sizin gibi büyük bir matematikçi nasıl olur da uzaylılardan mesaj aldığını söyler?” sorusuna “Çalışmalarımda faydaları oluyor, ciddiye almak durumundayım” diye cevap vermiştir.

“Diğer boyutların kapısından geçebilenler var”

Yani aslında şizofreni bir hastalık olmayabilir mi? Beynin başka algı kapılarına açılması gibi paranormal bir durum olabilir mi?

-Bugünkü uygarlığımızın temellerini atan, radyo frekansı ve alternatif akımı keşfeden, uzaktan kumandayı icat eden Tesla’nın yaşamını incelediğimizde, gençliğinde bazı hayaller gördüğünü, gerçek mi değil mi ayırt edemediğini ama bunların halüsinasyon olmadığını söylediğini görürüz. Yaşamının son zamanlarında, retinaya yansıyan bilgileri ekrana yansıtarak kişilerin düşüncelerini görebileceği bir cihaz üzerinde çalışmıştır. Bugün Japonya’da bir çalışmada kişi uyurken gördüğü rüyaları ekrana düşürme çalışmaları belli bir aşama kaydetmiştir. İleride belki de rüyalarımızı yorumlanması için e-mail ile gönderebileceğiz! Özetle paranormal algıları olan, yetenekleri olan birçok insan vardır, yaşamıştır. Diğer boyutların kapısından geçebilen insanlar vardır.

“Birer hologram olabiliriz”

Peki bu bilimsel olarak nasıl mümkün olabilir? Örneğin gelecekten haber verme gibi paranormal yeteneklerin bilimsel açıklaması ne olabilir?

-Dünyanın en ünlü kahinlerinden Baba Vanga çok küçük yaşta bir kaza sonucu kör olmuş ve daha sonra algıları açılmış. Bunun, söz konusu kaza sırasında pineal bez salgılarının artmasıyla alakalı olabileceğini düşünenler var. Bilimsel olarak retinamız cisimlerden yayılan ışınların en küçük birimi olan tek bir fotonu bile algılayabilir. Foton dediğimiz zaman kuantum fiziğine adım atmış oluyoruz. Bir kişi kuantum fiziğini okuyup da şoka girmediyse onu anlamamış demektir demiştir bir fizikçi. Gerçekten fotonlar arasında henüz çözülemeyen bir telepati var. Aynı anda birçok yerde olabilme özellikleri bilim insanlarını çok şaşırtmıştır. Yapılan bilimsel çalışmalara göre 11 boyutluyuz ancak bizler 4 boyutu fark edebiliyoruz sadece. Kaynayan bir kaptaki baloncukların her birini bir evren kabul edersek, bizler bu baloncuğun zarında, giderek genişleyen, içerisindeki daha çok boyutlu ortamın zara yansımış gölgeleri ya da hologramları olabiliriz. Bir elmaya bir lazer ışını gönderelim; yansıyan ışınla yine aynı kaynaktan çıkan diğer bir lazer ışınını girişim yaptırarak bir levhaya düşürelim. Bu levhadaki en küçük alan bile elmanın bütününü yansıtabilecek bilgiye sahiptir. Levhayı ikiye, dörde, sekize ya da daha fazlasına bölsek de yine de elma görüntüsüne ulaşabiliriz. Demek ki maddenin de en küçük biriminden bütünün bilgisine ulaşma imkanı olabilir. Kehanetleri ya da duru görüleri bu şekilde açıklayabiliriz. Yani DMT denen ruh molekülü belki de diğer boyutlarla aramızdaki filtreyi kaldırmakta, farklı farkındalıklara ulaşmamızı sağlamakta.

Bu maddeyi arttırmanın bir yolu var mı?

-Şamanlar ayin öncesi ayahuasca denen bir bitkiyi kaynatıp içerler. Bu bitkinin içinde bu maddeden bolca bulunur. Ancak meditasyon ve ibadet ile de bu maddeyi arttırarak algılar geliştirilebilir. Ancak dikkatli olunmalıdır. Yapılan bazı meditasyonların dördüncü yıldan sonra felce sebebiyet verdiğine dair tıbbi raporlar mevcuttur. Yine rastgele bazı bitkilerin içilerek ya da tütsü yapılarak farkındalığı arttırma yoluna gidenlerin öldüğü, kalp kirizi geçirdiği ya da psikolojik bozukluklara uğradıkları bilinmekte.

49 günün sırrı

DMT’nin doğarken ve ölürken yoğunlaştığını söylemiştiniz, bunun nedeni sizce ne olabilir.?

-Prof. Strasman Tibet’in Ölüler Kitabı’nı okuduğunu ve kitapta, kişi öldükten sonraki 49 gün içinde ruhunun başka bir bedene geçtiğinden bahsettiğini söylüyor. Çalışmaları sırasında pineal bezin 7 haftada yani 49 günde anne karnında olgunlaştığını öğrendiğinde ise tüylerinin diken diken olduğundan bahsediyor. DMT’nin doğumda ve ölümde yoğunlaşması, ruhun bedene giriş ve terk ediş aşamalarına bir tür hazırlığı akla getirmekte.

Reklamlar

16 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Kaan dedi ki:

    işte ilginç haber budur…Türklerinde şamanlardan geldiğini hesaba katmak gerekir. “ayahuasca denen bir bitki” bu bitki mısır çarşısında bulunurmu ?

    1. Emre dedi ki:

      Yalnız şamanlığın da dalları bulunur. Ayahuasca bitkisini kullanan şamanlar güney amerika’da yaşıyolar. Kızılderililer, orta asya’da türkler, aborjinler, aztek ve mayalılar da şamanlığın dallarından ya da etkilenenlerindendir. O bitkiyi de amazondan sipariş verebilirsin ancak kullanmak için çok detaylı bilgiye sahip olmalısın lakin tamamen boşa gidebilir tüm çaban. Ayrıca kargı kamışı ve üzerlik tohumu ve mevlana ile olan bağını da araştıabilirsin.

    2. Mert dedi ki:

      Ayahuasca daha çok şamanların arınma ve uyanma ayinlerinde kullandıkları bir iksirin adı. ‘Yage’ diye de anılır. Dünyanın birçok bölgesindeki farklı şaman toplumlarında farklı tarifler kullanılır, fakat ayahuasca çoğunlukla güney amerika şamanlarınca kullanılır. Genellikle bannistera caapi adındaki odunsu bir sarmaşık ile inhibitör olarak da bir tür çalı bitkisinin birlikte kaynatılmasıyla elde edilir. Her anlamda ciddiyet gerektiren bir alandır gerek kullanımı gerek yapımı ve gerekse etkilerinden fayda sağlanması. Vereceğim linkte Ayahuasca’nın bilinçli bir şekilde yerlileri tarafından hazırlanan ayinlere katılmak ve tecrübesini yaşamak için gereken bilgiler mevcut:
      http://www.iceers.org/

  2. Hi dedi ki:

    Bu işi bilgisizce yapmayınız Kuran neyinize yetmiyor? Bakın firavun’un bana kule inşaa et de musanın tanrısına çıkıp bakayım dediği piramitlerdir. Piramitlerin amacı da güneş ışığından olabildiğince maksimum faydalanarak Dmt, melatonin, serotonin dengesini ayarlamaya çalışmaktır fakat yapılan matematiksel hatalar vs ler onların planlarını mahvetmiştir. Tüm peygamberler Allah ile bu yolla iletişim kurarlar daha doğrusu Allah onlar ile bu şekilde bir iletişim kurar. Tur’i sina dağı beyindir, size beyinin sap yanında söz verdik der! Bu tarz müteşabihleri iyi yakalayın ve bolca Kuran çalışın zanna uymayın! Bende dmt translarına giricem ama herşeyin bir zamanı var ve belli ilime sahip olmak lazım aksi halde firavun gibi kaynağı kendi bilinciniz sanıp kendinize taparsınız bugünkü spiritüalizmin tasavvufun falan hep kökeni bu felsefe kaynağı kendi bilinci sanmak! Bu zanndır ve tam bir beladır. Allah neredeyse her ayette biz yer ve göğü hak/gerçek ile yarattık der. Bizim beynimiz dışta olanı sinyal olarak alır ve algılar, hologram falan değil bu bir tuzak düşmeyin! Kuran’da dağ kavramı umumiyetle beyin’dir!

    1. Mizagom dedi ki:

      Hi tarafından yapılan yorumlar çok doğru.. 6 ay ayahuasca yapmak iksiri çözmek için uğraştım ve çözdüm.. İlk deneyiminde deyim yerindeyse dehşete kapıldım yaşadıklarımın madde aleminde bir karşılığı yoktur anlatılmaz.. Tek bir şey söyleyebilirim bir daha geri döneceğimi düşünmemiştim öldüm sandım.. Bir insanın asla anlayamayacağı şeyler yaşadım orda zaman kavramı yok ben kavramı yok hırslar, Ego, vs.. Asla yok.. Bana bakmayın ne cesaret kendi başıma böyle bir şey yaptım hala anlayamıyorum.. Ama o beni buldu diyebilirim… Şu an 15 günde bir transa geçiyorum ama bu insanlara anlatılacak ve anlattığına insanların anlayabileceği şeyler değil.. Mevlânâ dan başlayın derim.. Mevlâna nında söylediği gibi benim Size anlatacaklarım sizin anlayabileceğiniz kadardır…

      1. archerangry dedi ki:

        MERHABA MİGOZAMN AYAHUASCA İKSİRİNİ NERDEN VEYA NASIL BULDUN?
        TEŞEKKÜR EDERİM

      2. Amanita Muscaria dedi ki:

        Ayahuasca çayını nasıl yaptınız tarifini verebilir misiniz?

      3. mehmet dedi ki:

        lütfen bana yardım et,bende senin gibi olmak istiyorum ,ayahuasca cayını iksirini nasıl hazırladın lütfen anlat bana

      4. National01 dedi ki:

        Mail adresinizi yazarmisiniz?

      5. Emre dedi ki:

        dmt nexus adlı siteden yeteri kadar bilgi edinebilirsiniz.

      6. Guhujde dedi ki:

        Merhaba bu bitkiyi nereden bulabilirim? Yardimci olursaniz cok sevinirim. Deneyimlerinizden bir seyleri ogrenmeyi cok isterim.

  3. Ali dedi ki:

    49 Gün kısmı yanlış.Orada anlatılan reenkarnasyon.Öyle bir şey yok.

  4. Mustafa dedi ki:

    Merhabalar. Anladığım kadarıyla ayahuasca çayı yasal. Birçok araştırma yapmama rağmen nereden bulabileceğimi bilmiyorum. Bu konu hakkında beni özelden bilgilendirirseniz çok ama çok sevinirim.
    e-posta adresim: mvk_ankara@hotmail.com
    teşekkürler.

    1. SSS dedi ki:

      Yasal değil. Şu an uyuşturucu olarak sınıflandırlıyor. Fakat yasal olsun diye kamyanlara oluyor. Bağışlar felan..

  5. uğur dedi ki:

    Yakın zaman da deneyeceğim.içmeden önce önerisi olan var mı ?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s