“Bu deney doğruysa zamanda gitmek mümkün olur”

“TÜM EVREN IŞIK HIZI SABİTESİNİN ÜZERİNE KURULUDUR. BU SABİTENİN DEĞİŞMESİ MADDE İLE ENERJİNİN BİRBİRİNE KARIŞMASI DEMEK!”

Tarihin en kritik fizik deneyinin yapıldığı Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi, geçtiğimiz ay atom altı parçacıkların ışıktan daha hızlı hareket ettiğini ölçtüklerini iddia etmişti. Buna göre atomdan küçük partiküller olan nötrinolar temel fizik yasalarına aykırı biçimde ışık hızını aşarak seyahat edebilmişlerdi. Hatta aynı deney 15bin kere tekrarlandı, sonuç her seferinde aynıydı. Dünyaya, insana ve evrene dair bildiğimiz her şeyi alaşağı edecek olan bu deneyi, tasavvuf ve bilimi bir potada eriten kitaplarıyla tanınan ünlü fizikçimiz Taşkın Tuna ile konuştuk.

Nötrino nedir?

-Nötrino, bir atomu oluşturan, proton, nötron ve elektron dışında var olan ve sayıları yüzü bulan atom altı parçacıklardan biridir. Güneşte her bir saniye 564 milyon ton hidrojen, 560 milyon ton helyuma dönüşür. Bu sırada ortaya çıkan muazzam enerjinin iki milyarda biri dünyaya ulaşır. Nötrinolar da bu şekilde gelir dünyaya ve her santimetre kareyle yani bir tırnağım kadar alana saniyede 60 milyar tane nötrino gelir. Şimdi CERN’ün deneyinde bu parçacıkların hızının ışık hızını aştığı ortaya konuldu ve bu tüm bilim dünyasını sarstı.

Halkın anlayabileceği bir dille, bu fizikçiler için ne anlama geliyor?

-Bu, şimdiye kadar öğrendiğimiz her şeyin değişeceği anlamına geliyor. Evren ışık hızı sabitinin üzerine kuruludur. Bir fizikçi geçenlerde “Eğer bu deneyin sonuçları doğruysa ben de canlı yayında tişörtümü yerim” dedi. Ben de deneylerde bir hata olduğunu sanıyorum. Maddenin ışık hızını aşması imkansız.

Neden imkansız?

-Çünkü elimde tuttuğum bir nesneyi mesela şu kalemi ışık hızıyla bir noktadan başka bir noktaya aktarmam demek, bu kalemin kütlesinin evren kadar sonsuz olması demek. Yani bir gramlık şu nesnenin kütlesi sonsuz olur. Kütlenin sonsuza ulaşması için sonsuz enerji gerekir. Ama enerji de asla sonsuz olamaz. Biz, zaman ve mekanın kanatlarını oluşturduğu V şeklinde bir konide yaşıyoruz. Bu kanatlar ışık hızı duvarıdır ve duvarı aşmak yasak.

Nedensellik ortadan kalkar

Hz. İsa’nın, “Bir hardal tohumu cennetin krallığından daha büyüktür” diyor. Sanki sözünü ettiğiniz sonsuzluktan bahseder gibi… Tasavvuftaki ‘bir’lik felsefesi de bu sonsuzluğu onaylar gibi… Yani kütlenin hem sonlu hem sonsuz olması mümkün değil mi?

-Cennet krallığındaki mana başkadır, dünyadaki mana başkadır. Biz dünyamızın sadece yüzde 96’sını gözlemleyebiliyoruz bilimsel olarak, geri kalanı karanlık madde. Ama bir madde bırakın ışık hızını geçmeyi, ışık hızına yaklaşsa bile, zamanda bir genişleme meydana gelir. Hatta zamanın durması söz konusu olabilir. Karadeliklerde olduğu gibi. Buna ikizler paradoksu derler. 30 yaşındaki ikiz kardeşlerden biri uzaya çıksa ve biri dünyada kalsa, uzaya çıkan 25 ışık yılı gidip geri dönse, dünyadaki kardeş 70 yaşındayken uzaydan gelen ikiz 43 yaşında olur. Bu bilimkurgu senaryosu değil, gerçektir. Yani eğer CERN’ün deneyi gerçekse ve ışık hızı sabitesi değiştiyse, formüller de sil baştan değişmiş demektir. Bu da evrendeki her şeyin değişmesi demek. Işık hızı sabitesi olmasa dünyadaki canlılık bile olamazdı. Daha da genellersek madde ile enerji birbirine karışacak demek. Bir kere nedensellik ortadan kalkacak ki bu imkansız.

O ne demek?

-Nedensellik demek sebep ile sonuç arasında ki ilişkileri düzenlemek demek. Mesela mutfakta yemek pişiriyorsunuz, yemek yandı ve her tarafa yanık kokusu yayıldı. O yanık kokusunu tencereye tekrar koyamazsınız. Çünkü zaman daima ileri doğru akar, geri doğru akmaz. Önce sebep gelir. Ardından sonuç gelir. Mutfaktaki yemeğin yanması sebep, kokunun çıkması ve dağılması sonuçtur. Eğer bir sistemde ışıktan hızlı bir madde varsa sonuç nedenden önce ortaya çıkmalı. Böyle bir maddeye takyonik parçacık denir. Yunanca hayalet anlamındadır. Yani madde biter, onun yerini soyutluk alır. Ama bu hayalet parçacıkların evrende bulunması yasaktır. Tersi olsa zamanda geçmişe dönmek mümkün olurdu.

“Babaannemi öldürürsem nasıl dünyaya gelebilirim?”

Bu, bilimkurgu filmlerdeki gibi bir gün mümkün olamaz mı?

-Geçmişe dönüp büyükannemi 8 yaşındayken öldürsem ben nasıl dünyaya geleceğim? Bu olanaksız. Geçmiş, geçmişte kalmıştır. Biz geçmişi hatırlıyor, anı yaşıyor ve geleceği hayal ediyoruz. Fizikte zaman geçmez, nehirdeki su gibi akar, süreklidir.

Peki eğer CERN’ün deney sonuçlarında bir hata yoksa, geleceğin teknolojilerinde ışınlanma mümkün olabilir mi? Evliya hikayeleriyle büyüyen bir halk olarak böyle şeyler bize çok mümkün görünüyor. Aynı anda iki yerde birden bulunabilmek gibi…

– Buna tayy-i mekan ve tayy-i zaman deniyor. Yani mekanda ve zamanda yer değiştirmek. Kur’an’da bu konuda çok açık bir ayet var; Belkıs’ın tahtını anlatıyor. Kraliçe Belkıs, saniyeler içerisinde 500 kilometre ötedeki Hz. Süleyman’ın yanına gidiyor. Bunlar Allah’ın iradesiyle olabilen durumlar ama bunları fizik olarak izah etmekte zorlanıyoruz. Ama bugün zorlanıyor olmamız yarın da zorlanacağımız anlamına gelmiyor. Bilim ilerledikçe çok daha ilgi çekici bir hale gelebilir. Örneğin takyonik parçacıkların keşfedilmesiyle evrenin hem somut hem de soyut yani mana alemi bir arada tanımlanabiliyor artık. Biz bir gölge oyunu olabiliriz, tıpkı Karagöz ile Hacivat gibi…

Mevlana ayna, İbn-i Arabi perde diyor

Yani hem bir hayal hem de somut canlılar olabiliriz öyle mi?

-Mevlana buna ayna der, İbn-i Arabi perde der. İnsanın perde arkasından bir yansıma ya da aynadan bir yansıma gibi olduğunu anlatırlar. Hacivat, “Yıktım perdeyi eyledim viran, varayım sahibine haber vereyim hemen” diye başlar söze örneğin.

CERN’ün esas amacı nedir? Higgs Bozonu denen nam-ı diğer Tanrı Parçacığı’nı bulabilecekler mi sizce?

-Bir kilo demir ile bir kilo pamuğun kapladıkları alan farklıdır. Kütle farkından dolayı. Peki bu kütleye özelliğini veren nedir? Teorik olarak Higgs Bozonudur. Ama asla tam olarak tarif edilemedi. CERN bunu arıyor. Bulununca madendin özü, esası ortaya çıkacaktır. Yani Haz. Muhammed’in dediği gibi ‘eşyanın hakikatı’ bilinebilecektir. Simyacıların hayalindeki gibi maddeler başka maddelere dönüştürülebilecektir. Ama buna Tanrı Parçacığı dersen tanrıyı indirgemiş olursun. Tanrı madde ve zamandan münezzehtir. Ben buna nur diyorum.

 

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. Hakkı Bulut dedi ki:

    Hadi canııım… Sen de…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s