‘Bulut’unuz açık olsun!

DAHA AÇIK VE ŞEFFAF BİR DÜNYAYA VE ORTAK AKILA DOĞRU BULUTLA UÇUYORUZ.

Teknoloji dünyasının en sıcak maddelerinden biri olan ‘Bulut’ bilişim teknolojilerini, teknoloji firmalarının yetkili isimleriyle konuştuk. ‘Bulut’un eğitimden sağlığa, iş dünyasından günlük yaşama kadar hayatımızı nasıl etkileyeceğini anlattılar.

ÜRÜN DİRİER, urun.dirier@aktuel.com.tr

Bulut Bilişim son günlerde bilgi işlem yöneticilerinin en sıcak maddesi. Bulut kısaca bilişim teknolojilerinin internet üzerinden kiralanarak kullanılması. Yani şirketinizde, fabrikanızda, laboratuarınızda ya da okulunuzda veya kamu kurumunuzda kullanacağınız bir yazılımı en güncel haliyle hiçbir donanım ve kurulum maliyeti olmaksızın kullanabiliyorsunuz. Haliyle tüm bilgileriniz şifreli olarak internette bir ‘bulut’ üzerinde saklı duruyor. İsterseniz istediğiniz kadarını genel kullanıma da açabilirsiniz elbette. Örneğin şirket raporlarınızı, okuldaki derslerinizi, sağlık bilgilerinizi, bilimsel araştırma verilerinizi, akademik makalelerinizi küreselleşen dünyaya hibe edebilirsiniz. Bulut bilişim teknolojileri kısa vadede, ucuza yazılım, maliyetsiz iş kurabilme gibi anlamlara gelse de, aslında insanlığın ‘ortak akıl’ oluşturması yolunda atılan en önemli adım. Bu, küçük bir ülkenin kasabasında da büyük bir ülkenin metropolünde de aynı üretim kaynaklarına sahi olunabileceği anlamına geliyor; yani dünya gitgide eşitleniyor! Daha da önemli boyutu; dünya şeffaflaşıyor!

 

 

Yatırıma gerek yok

Aslı Cem Avcılar (DorukNet Pazarlama Müdürü)

Bulut bilişimi, sunucular, işletim sistemi ve uygulamalardan oluşan kaynakları, kullanıcılara bir “kiralık hizmet olarak” sunan, yüksek erişilebilirliğe sahip esnek bir bilişim sistemi olarak tanımlayabiliriz. Bulut bilişim her sektör ve her ölçekte kurum tarafından uygulanabilir. Bulut bilişim sayesinde firmalar artık sunucu, işletim sistemi ve yazılımları satın almayıp, bu kaynakların ihtiyaç duydukları kadarını, üstelik istedikleri süre boyunca kullanabiliyorlar. Bu sayede firmaların yatırım ve yönetim maliyeti ciddi ölçüde düşüyor ve üretkenlik üst seviyelere taşınabiliyor. Şirketler uygulamalarını her zaman en güncel sunucu ve yazılımlar üzerinden, hiçbir yatırıma ihtiyaç duymadan çalıştırabiliyorlar.

 

 

KOBİ’ler bulutla büyüyecek   

Mustafa Yazıcı (Cloudturk Yöneticisi)

Küreselleşen ve rekabetin her geçen gün arttığı bir pazar ortamındayız. Bulut bilişimin esneklik, konfigürasyon değişikliği şansı, düşük maliyet seçeneği ve sunucunuzu bünyenizde fiziksel olarak barındırma zorunluluğunun olmayışı gibi avantajları var. Bulut teknolojileri KOBİ’lerin yalnızca kendi alanına odaklanmasına ve gerek zamandan gerekse maddi kaynaklardan tasarruf etmesine olanak veriyor. KOBİ’lerin büyümek için ihtiyaç duyacağı sunucu hizmetini, büyük şirketlerden edindiğimiz deneyimlerin avantajıyla sunabiliyoruz. Bulut, kurumlar arası ortak akıl oluşturmasını sağlayacağı şüphesiz. Özellikle Türkiye ve benzeri, yoğun şekilde gözlemlenen sahip olma duygusu ve donanım gibi fiziki ürünlere yatırım yapma eğilimi, kültürel algılara sahip ülkelerde teknolojilerine geçişin bulut teknolojilerinin benimsenmesiyle batı ülkeleri seviyesine yaklaşacaktır. Bu sayede kurumlar çekirdek yapılarına konsantre olacadüşürecek vk, maliyetlerini e kaynaklarını daha verimli kullanır hale gelecektir. Bilim ve sağlık alanlarında AR-GE çalışmaları, dolayısıyla bilgisayar gücü genel bütçelerin en büyük kalemini oluşturur. Bulut teknolojileri bu anlamda da çalışmaları daha verimli hale getirecektir. Bulut teknolojileri eğitim sektöründe de özellikle uzaktan eğitim konusunda fiziki bariyerlerin kalkmasını sağlayacak gelecekte.

 

Yaşamımızı kolaylaştıracak

Onur Ertem (TurkNet Sistem Birim Müdürü)

Türkiye’de internet üzerinden sunulan e-ticaret, portal tarzı hizmetler hızla büyürken, şirketlerin bu hizmetleri barındırmak için veri merkezlerine olan ilgisi ve ihtiyacı da devamlı artıyor. Yüksek miktarda ziyaret alan e-posta, e-ticaret, sanal barındırma ve içerik sağlama hizmetleri veren, sunucu üzerinde çeşitli internet uygulamaları çalıştıran, ara bağlantı ihtiyaçları olan, operatör altyapı hizmetlerine ihtiyaç duyan kurumların enerji kesintileri, hat kesintileri, bant genişliği ve kapasite sorunları ile zamanlarını kaybetmemeleri gerekiyor. Bu anlamda bulut teknolojisi teknolojik gelişmelerle paralel olarak değişen yaşam tarzımızı daha da kolaylaştıracak. Zira bulut bilişim teknolojisi verimliliği yüksek veri ve bilgilere, olabilecek en kısa sürede ulaşıp, bunları en doğru şekilde kullanabilmemizi sağlayacak.

 

Gelişmekte olan ülkeleri kalkındıracak

Murat Gülver (AMD Türkiye sözcüsü)

Bulut teknolojileri öncelikle kamu, finans, enerji, sağlık, perakende alanlarındaki kurumlara, özellikle gelişmekte olan ülkelere çok fazla yararlı olacaktır. Henüz altyapısı oluşmamış bir yapının bugün doğrudan bulut bilişim mimarisi üzerinden kurulması, teknoloji kullanımı konusunda daha ileride olan ülkeler ile aynı seviyelere gelinmesini sağlayabilecek. Bu, dünyadaki büyük bir şehir ile küçük bir kasabada aynı seviyede üretim yapılabileceği anlamına geliyor aslında. Türkiye’de de kamu alanında verilerin birleştirilmesi ve bizler için daha iyi hizmet verebilecek kamu sistemlerinin oluşturulmasından sağlık sektöründe vatandaşların tüm sağlık geçmişinin takip edilebilmesine kadar eğitim sektörü de dahil olmak üzere birçok alanda kullanılabilir.

 

Hastalar tahlillerini yanında taşımayacak

Behçet Yumrukçallı (NetApp Türkiye Ülke Müdürü)

 

İnsanlar kullandıkları cihazlar için elektriğe ihtiyaç duyunca evlerindeki elektrik fişlerini kullanıyorlar. Bunun gerisinde bu elektriğin nereden geldiğini veya nasıl üretildiklerini önemsemiyorlar. Sadece gerektiğinde kullandıkları kadarını ödeyeceklerini biliyorlar. Bulut teknolojisi de böyle. Bulut bilişim ile birlikte fiziksel dünyanın limitleri ortadan kalkacak. Finanstan telekoma, medya sektöründen sigorta, otomotiv, sağlık ve üretime kadar birçok sektörden firma, bilgi teknolojileri stratejilerinde bulut bilişimi “hayati unsur” olarak görüyor. Gelişmekte olan ülkeler bu teknolojiden daha çabuk yaralanacaklar çünkü teknolojiye yapılacak yatırımların daha başındalar ve en baştan bulut bilişime yatırım yapma şansına sahip olacaklardır. Artık bireyler kişisel verilerini Bulut’ta saklamaya başlayacaklar. Çektikleri resimlere, videolara ister akıllı telefonlarından, ister kişisel bilgisayarlarından ya da internet üzerinden her hangi bir cihazdan ulaşabilecekler. Kurumlar ise, sahip oldukları kurum kültürü ve güvenlik politikalarına paralel olarak sermaye giderlerini, operasyonel giderlere kaydırmaya başlayacaklar. Yani kendi altyapı yatırımlarını, hizmet servislerine kaydırmaya başlayacaklar. Bulut özellikle sağlık sektöründe çok etkili olacak. Düşünün ki artık hastaların tahlillerini, MR/tomogrofi/rontgen çıktılarını yanlarında taşımalarına ve evlerinde saklamalarına gerek olmayacak, Türkiye’nin herhangi bir hastanesine gittiğinde doktorlar bu bilgilere hızlıca ulaşabilecekler.

 Herkes süperbilgisayarlara ulaşabilecek

Yard. Doç. Dr. İsmail Arı (Özyein Üniversitesi Bulut Bilişim Araştırma Grubu yöneticisi)

Bulut sayesinde öğrencilerin ulusal seviyede eğitimsel gelişimi ve başarısı anlık olarak takip edilebilecek. Yurt dışında “iş zekası” kavramından esinlenerek bu kavrama “eğitimsel zeka” (Educational Intelligence) denilmiştir. Süperbilgisayarların Bulut sayesinde internet üzerinden erişilebilir hale getirilmesi ile bilim adamları daha çok hesaplamalı işlerle uğraşabileceklerdir. Gen araştırmaları zaten bugün yüksek çapta buluta kaymıştır. Ulusal anlamda sağlık haritamızın ortaya çıkmasına ve gerekli hastane, tıbbi cihaz ve sağlıklı yaşam programlarının bölgesel hatta kişiye özel olarak planlanması da bu teknoloji ile sağlayacaktır.

2015’te mevcut bilginin yüzde 20’si buluta taşınacak

Cenk Ersoy (EMC Teknik Danışman Takım Lideri)

2011 yılında gerçekleştirilen “Kaostan Değer Yaratmak” isimli IDC Digital Universe araştırması, dünya genelinde bilginin her iki yılda bir iki katın üzerinde artmakta olduğunu gösteriyor. Bu çalışmaya göre 2011 yılında 1,8 zettabayt tutarında bilgi yaratılacak ve türetilecek. Personel sayısındaki artışıysa veri miktarındaki bu artışın çok altında kalıyor.  Önümüzdeki 10 yıl içerisinde dünya genelinde BT departmanlarında sanal ve fiziksel sunucu sayısı 10 katına çıkacak; yönetilen bilgi miktarının 50 katına çıkacak. Ancak buna karşılık, bütün bunların idaresinde kullanılacak BT profesyoneli sayısı sadece 1,5 katı artacak. 2015 yılına kadar mevcut bilginin yaklaşık yüzde 20’sinin bulut bilişim hizmet sağlayıcılarının eline geçeceği tahmin ediliyor.

 

Ortak akıla doğru: Bulut üzerinden makineler birbiriye konuşmaya başlayacak

Erdem Şekeroğlu (SAP Türkiye Satış Destek Grup Müdürü)

Hayatımıza yardımcı olacak uygulamalar buluta taşındıkça, cihaz bağımsız bir şekilde yaşayacağız. Cihazlar birbirleriyle bulut üzerinden sinir ağı gibi bağlı olacağından, herhangi bir işlemimizi bu sinir ağına bağlı olan herhangi bir cihaz üzerinden gerçekleştirebileceğiz. İş yerinde dizüstü bilgisayarınızda başlattığınız bir işi, kahvaltı masanızda ipad’inizden devam edebileceksiniz. Daha ileriki zamanlara örneğin buzdolabından bir şey almak üzere kapağına yaklaştığınızda, ekranında günlük ajandanıza ait bilgiler bulabilecek, gerekirse bazı satın alma siparişlerine onay verebileceksiniz. Bulut sayesinde üretim sektöründeki tedarikçiler ve müşteriler daha sıkı bir işbirliği platformuna kavuşacaklar. Ana üreticinin ürettiği ürünlerle ilgili her türlü kalite, menşei ve hammadde bilgilerini buluta taşıdığını düşünün. Ve bizler nihai müşteri olarak bir perakende mağazasından bir domates aldığımızda bu ürünün üzerindeki seri numarasını cep telefonumuzdan okutturarak o ürüne ait her türlü bilgiye ulaşabileceğiz. Bulut üzerinden sistemler (makineler) birbirleriyle konuşmaya başladıklarında yani sistemler arasında sinir ağları oluştuğunda ise resim daha da değişecek. Bir noktada üreyen bir bilgi, sinir ağları üzerinden her yerde kendi gösterecek ve milyarlarca noktadan oluşan bilgiler sistemler tarafından ortak bir zeka üzerinde yorumlanmaya çalışacak. Uzun vadede, ortak bir havuz içerisinde toplanan bu bilgilerin ortak akıl oluşturmayı tetikleyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Antibiyotik geliştirmede zaman kazandırıyor

Kıvanç Uslu (IBM Türk Teknoloji Lideri)

Ülke bazında ele alacak olursak ABD, Japonya ve Güney Kore’deki her 10 CIO’dan yedisi ve Çin’deki CIO’ların yüzde 68’i bulut bilişimi şu anda birincil öncelikleri olarak tanımlıyor. 2015 yılına kadar 1 milyardan fazla aracın, bulut bilişimde kullanılmaya hazır olacağını öngörüyoruz. Bulut teknolojileri her alanda artı değer sağlayacaktır. Örneğin ETH Zurich Üniversitesi Moleküler Sistemler Biyolojisi Enstitüsü’ndeki araştırmacıların, yeni antibiyotiklerin geliştirilmesi açısından önem taşıyan bir sanal deneyi IBM’in Toronto’daki bulut bilgi işlem merkezinde gerçekleştirildi. IBM, ETH Zurich Üniversitesi ve bir bulut bilişim şirketi olan CloudBroker işbirliğinde yürütülen bu proje yeni antibiyotik geliştirilmesi sürecinde bulut bilişimden faydalanmanın ciddi ölçüde zaman kazandırdığı raporladı.

 

Ozon tabakasını ihmal etmemeli

Gökhan Aydın (Symantec Türkiye Kıdemli Teknoloji Danışmanı)

Her yeni teknolojide olduğu gibi, gelişme sürecinde sadece yapının kendisinin geliştirilmesine odaklanıldığı için bulut bilişimin güvenliği konusu da ileri aşamalarda gerçekleştirilecek bir konu olarak ele alınmakta. Oysa güvenlik, dizaynın tüm aşamalarında dikkate alınması gereken en önemli nokta. Kurumların kendi veri merkezilerindeki bilgileri koruyabildikleri gibi bulutta bulunan bilgilerini de korumalarına imkan verecek yeteneğe sahip olmaları gerek. Bulut teknolojisinde güvenliği, bulut ve diğer tüm unsurları dış etkenlerden koruyan “ozon tabakasına” da benzetebiliriz. Bulutları oluştururken ozon tabakasını da ihmal etmemeliyiz.

 

Bu devrimi kaçırmayalım   

 Serkan Sevim (Medianova, CEO)

Farz edelim ki hizmet sağlayıcı açık büfe kahvaltı sunan bir restoran. Müşterilere tüm büfe açık olmasına rağmen, müşteri sadece yediği yemek için ödeme yapıyor. Yani bir zeytin tanesi yediyse sadece o zeytin kadar para ödüyor. Bir dilim ekmek ile iki dilim ekmek yiyenlerin arasında maliyet farkı oluyor. Servis sağlayıcının, yani örneğimizdeki restoranın görevi ise her türlü yiyecek çeşidinden herkese yetecek kadar sürekli olarak sağlaması. Bulut konsepti işte böyle işliyor. Türkiye 1950 ve 1960’larda sanayi devrimini ciddi ölçüde kaçırdı. Umudum odur ki, yeni bilgi çağının getirdiği devrimi kaçırmayalım. Bulut bilişim de bu devrimin birkaç çıktısından bir tanesi.

 

 

 

Türkiye başlı başına bulut

Cenk Yapıcı (Telepati Dergisi Haber Müdürü)

Aslında bulut bilişim Teknolojilerini, son kullanıcılar ve kurumlar MSN Hotmail, Picasa, Facebook, Yahoo Mail ya da Google Mail gibi e-posta ya ajanda servisleri ile 10 yılı aşkın zamandır kullanıyorlar. Bu yeni teknolojinin sunmuş olduğu faydalar sayesinde, e-devlet uygulamaları daha etkin ve performanslı bir şekilde sürdürülecektir. Türkiye yaklaşık 27 milyon internet kullanıcısıyla dünyada 11. 113 milyon kayıtlı mobil telefon ve 65,9 milyon kayıtlı GSM hat kullanıcısı olduğu biliniyor. Bütün bu rakamları üst üste koyduğumuzda Türkiye’nin başlı başına bir bulut oluşturma potansiyeli çok yüksek.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s