İlk Türk helikopteri uçmak üzere

 

İLK TÜRK HELİKOPTERİ ARIKOPTER 6-7 AY İÇERİSİNDE YER VE UÇUŞ TESTLERİNE BAŞLIYOR.

2002 yılında Devlet Planlama Teşkilatı’nın 30 milyon dolarlık fonuyla İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi bünyesinde kurulan ROTAM, ilk Türk helikopteri Arıkopter’i gururla sunar… Hem de rakiplerinin yarı fiyatına.

ÜRÜN DİRİER, urun.dirier@aktuel.com.tr

Burası İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Ayazağa kampusundaki Rotorlu Hava Araçları Tasarım ve Mükemmeliyet Merkezi ROTAM. 99 Depremi’nden sonra hükumet tarafından toplumun moralini yükseltmek amacıyla başlatılan projeler zincirinin bir halkası olarak 2002’de kuruldu. Devlet Planlama Teşkilatı tarafından şimdiye dek 30 milyon dolar fon alan merkezin proje adı ise Havacılık Araştırma Geliştirme Uygulama Projesi, kısaca HAGU. 10 yıl önce amaç, tamamen yerli kaynaklar kullanılarak bir helikopter tasarlamak ve üretmekti. Şimdi bu hedefe ulaşmakta sona doğru yaklaşılıyor. ROTAM ekibinin adını üniversitenin arı ambleminden esinlenerek koyduğu “Arıkopter” teknik olarak hazır. Önümüzdeki yıl içerisinde, yani en çok 6-7 ay sonra ilk Türk helikopterinin yer ve uçuş testlerine başlanacak.

Yarı fiyatına mal edildi

Prototipi  Türk Havacılık Uzay Sanayi A.Ş. (TUSAŞ) tarafından hazırlanan “Arıkopter” in seri üretimine başlanması halinde, öncelikle büyük bir hayal gerçeğe dönüşmüş olacak. Yani artık kendi helikopterimizi kendimiz yapabileceğiz. Ancak daha da önemlisi dışa bağımlılıktan kurtulmuş olacağız. Projenin yöneticisi Prof. Dr. Temel Belek ile adım adım sona yaklaşan yerli helikopter üzerine konuştuk. Arıkopter benzeri bir helikopteri Türkiye’nin bugün 2- 3 milyon dolara satın aldığını açıklayan Belek,  “Biz ise Arıkopter’i 1,5 milyon dolara mal ettik. Üstelik bir helikopterlerin faydalı ömrü boyunca yedek parçaları belli uçuş saatleri tamamlandığı zaman otomatik olarak değiştirilmek zorundadır. Yedek parça masrafına bakım masrafları da eklenince bir helikopter fiyatı kadar para da o helikopteri kullanabilmek için yurtdışına aktarılıyor. Yerli helikopter üretebilecek bilgi ve araştırmaya artık sahibiz. Kendi helikopterimizi kendimiz üretebilmeliyiz” diyor.

Uçurmak için önce 150milyon dolar gerekli

Ancak dünya standartlarında bir helikopteri uçurabilmek için yani sertifika alabilmek için bir dizi zorlu testten geçmesi gerekiyor. Bunun için de aynı helikopterin 5-6 tane daha prototipinin yapılması gerekli. Bunun için ve testler için de 150 milyon dolarlık bir yatırım gerektiğini söylüyor Prof. Belek. Yani bir gün böyle bir yatırım gerçekleşirse ilk yerli ticari helikopterimizle havalanabileceğiz.

Arıkopter Anadolu platosundaki ortalama 3 bin metre yükseklikte uçabilecek uçuş tavanına sahip. Yani ülkemizin coğrafi koşullarına uygun olarak tasarlanmış. İstanbul-Ankara arasını gidiş-dönüş kat edebilecek bin 100 km menzil; 200 km/saatlik ileri uçuş hızı ve bir pilotla beş yolcu kapasitesi mevcut. 700 kiloluk da yük öngörülmüş ancak bazı parçaların hesaplanandan ağır olması bu yük taşıma kapasitesini 600 kiloya düşürebilir. Tek motorlu, 2 tonluk Arıkopter’in kendi klasmanındaki rakipleri ise, başta Eurocopter’in “EC120B” ve “Ecureuil” gibi küçük helikopterleri olmak üzere, Bell, Boeing’in JAR-27 sınıfı araçları ve “MD Explorer” gibi helikopterler olacak. Bu nedenle seri üretime geçilebilirse çevre pazarlardaki talebi de karşılayabilecek.

Bugün Arıkopter benzeri bir helikopteri piyasaya sipariş ettiğinizde teslim süresi 2 yılı buluyor. Dünya helikopter pazarı yıllık yaklaşım 2 bin adet. Tür ve modellerine göre helikopter fiyatları Robinson gibi 300 bin dolardan başlıyor. Ortalama bir Skorsky Black Hawk gibi 20 milyon dolara kadar ulaşabiliyor. Bazı modeller bu rakamı da aşıyor.  Dolayısıyla eğer bir helikopter fabrikamız olsaydı bu pazardan payımızı alabilirdik.

Amaç şirketleşmek

ROTAM 10 yıl boyunca sadece Arıkopter üzerine çalışmadı. Şimdiye dek birçok meyve vermiş durumda. Örneğin bir insansız hava aracı prototipi yapılıp uçurulmuş. Şu anda bu aracın daha gelişmiş bir prototipi üzerinde çalışıyorlar. Amaç elbette profesyonel kullanıma getirebilmek. Bunun dışında Ankara’da Hava Kuvvetleri’ne ait askeri bir tesiste paraşüt indirme birliklerinin hazırlık yaptığı bir dikey rüzgar tüneli kurmuşlar. Ki şu anda başarıyla kullanılıyor. Böylece paraşütçüler iniş alıştırmaları için uçaktan atlamak zorunda kalmıyorlar ki bu da masrafları ciddi oranda kısıyor. Bu dikey rüzgar tüneli sayesinde paraşütçü yüksek basınç ile önce havaya fırlatılıyor, ardından paraşütüyle inişe geçiyor. ROTAM bunun da dışında Havelsan’ın helikopter simülatörünün yazılımını geliştirmiş. Milli askeri gemimiz MİLGEM’in gövdesinin akış analizleri de ROTAM’da yapılmış. Prof. Belek, “Tüm bunların ötesinde bu projenin en önemli tarafı, havacılık sektörüne kazandırdığımız insan kaynaklarıdır. Hem lisans hem yüksek lisans hem de doktora düzeyinde çok değerli elemanlar yetişti. Ve böylece Türkiye helikopter tasarımı konusunda önemli bir bilgi birikimine sahip oldu. Türkiye’de cumhuriyetin ilk yıllarında uçak üretimi yapılmış olmasına karşın şimdiye kadar helikopter tasarımı konusunda herhangi bir deneyim edinilememişti çünkü. Amacımız bu insan kaynaklarını ve merkezin çalışmalarını sürekli hale getirmek için üniversite vakfına ait bir şirket haline gelip havacılık sektörüne hizmet etmek” diyor.

“On kat fazla helikoptere ihtiyacımız var”

ROTAM’ın mevcut fonuyla kaydettiği bu ilerlemeler ciddiye alınır türden. Bir kıyaslama yapacak olursak örneğin Hindistan, kendi helikopteri üç tonluk Dhruv’u 20 yıldır geliştirmeye çalışıyor ve bunun için her yıl yaklaşık 60 milyon dolar harcıyor. Buna karşın Dhruv henüz uluslar arası sertifikasyon sürecini tamamlayamadı. ROTAM ise 10 yılda sadece 30 milyon dolarlık fon aldı.

Arıkopter’in güç ünitesini yerli askeri helikopter projesi “Atak” ile yakından ilgilenmiş olan Fransız Turbomeca sağlıyor. ROTAM helikopter motoru almak için de zorlu bir süreç yaşamış. Her motor kullanılacak helikoptere özel olarak üretildiği için, esas masrafı tasarım kısmı çıkarıyor. Yani 100 motor ile bir motor arasında doğrusal bir fiyat farkı olmuyor. Turbomeca ise “Atak” projesinden ihale alabilir umuduyla bir Türk helikopteri Arıkopter’e bir güzellik yapmış.

Prof. Belek, helikopterin dünyada giderek daha popüler bir araç olmaya başladığını belirterek “Türkiye yüzölçümüne göre, sahip olması gereken helikopter sayısının ancak onda birine sahip. Helikopter insan hayatını kurtarmak için çok kritik bir araç. Ambulans olarak kullanılıyor. Bir dağcıyı ya da en zorlu hava koşulları içinde kaybolmuş bir denizciyi uçakla ya da herhangi bir şeyle kurtaramazken sadece helikopter imdada yetişebiliyor. Bu özelliği helikopteri çok daha önemli bir konuma getiriyor” diyor.

Katkı sağlayanlar

Arıkopter projesinde katkı sağlayanlar ise şöyle:  Yerli; TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş., Aselsan, 5 ABMK, Demetek, Kırpart Otomotiv, Peteksan, A-Ztech. Yabancı; Triumph Aerospace Systems, Mven, Avia Engineering ve Turbomeca

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s