Bedenine sahip olabilirsiniz ama ruhuna ‘asla!’

Artık sadece hareket eden teneke yığınlarıyla yetinmeyip görünümüyle olduğu kadar insansı hareketleriyle de dikkat çeken robotlar, nâm-ı diğer `aktroid`leri günlük yaşama sokan Japonların bu robot sevdasının altında, düşük doğum oranı nedeniyle nüfusun hızla yaşlanmasından duyulan endişe var. Gelecekte yabancı genç işçi akınına uğramak istemeyen Japonya çareyi robotları insansılaştırmakta buldu. Şimdilik algılayıcıları sayesinde `bedenlerine` temasa yüz ifadeleriyle tepki veren, ancak beş duyuya da sahip kılınmaya çalışılan robotların kullanım alanları hayli geniş. İşte huzurlarımızda insansı robotlardan bayan DER2! Fiyatı mı? Haftalığı 3 bin Euro. Yok, tamamen benim olmalı derseniz 741 bin Euro.

Birol BİÇER, Aktüel Dergisi

Seksi, çekici hatta davetkâr bir genç kadın. 1.65 boyunda, 20`li yaşlarında, gözlerinin içi gülen bu Japon güzeli ne isterseniz yapmaya hazır. İsterseniz kimono giyiyor, isterseniz mini etek. İlk bakışta cezbedici her şeye sahip gibi` Ancak ona bir şeyler içmeyi teklif etmek tehlikeli olabilir. Hayır` sizi tersleyeceğinden değil ama, kısa devre yapması işten bile değil! En az 25 yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan bu `genç kadın`, Japon Kokoro firmasının ürettiği en son robot modelinden başka bir şey değil. İsmi: DER2. İsaac Asimov`un bilim-kurgu romanlarındaki insanımsı robotların adeta atası olarak tasarlanmış bu model sadece bir dış görünümden ibaret değil doğal olarak (`yapay olarak` demek daha doğru olabilir). Çünkü bu bir `Aktroid`. Yani rol yapabilen bir android. İnsan gibi davranabiliyor. `Aktroid` yakıştırması boşuna değil; vücut hatları ve dış görünümü tamamen canlı bir insan izlenimi uyandırmak üzere tasarlanmış Bayan DER2, yüz hatlarıyla insani pek çok ifadeyi de yansıtabilme özelliğine sahip. Yani geçmiş bilim-kurguların insan görünümlü ama tunç bakışlı, taş yürekli robotlarından hayli farklı.

`CANI YANARSA` ŞİKÂYET BİLE EDİYOR

Kokoro firması yöneticisi Yuko Yokota, sonunda hayallerinin kadınına kavuşmuşçasına coşkuyla anlatıyor ulaştıkları hedefi: `Şirketimizin 1984`teki kuruluşundan beri en büyük hedeflerimizden biri, güzel bir genç kadın görünümünde bir robot yapabilmekti`. Fakat bu proje o kadar kolay gerçekleşmemiş. `Haydi sarıl bana` edasıyla kollarını açarak şuh bakışlar fırlatan bu güzel robotu sadece mühendislerin tasarladığını sanıyorsanız fena halde yanıldınız. Evet, iç aksamın yanında yüzünde insani duyguları da ifade edebilecek `deri` altına yerleştirilmiş basınçlı havayla çalışan özel bir piston sisteminin tasarlanmasında Japon mühendislerinin katkısı inkâr edilemez, ancak her şey bununla sınırlı değil elbette. Bu `genç kadını` topluma mükemmel bir görünümle sunabilmek için makyajcıların, perukçuların, kuaförlerin ve daha pek çok kimsenin emeği gerekmiş. `

Bayan DER2`, şirket için çok önemli zira 15 milyon Euro bütçeli firmanın şimdiden bir numaralı gelir kaynağı olmuş durumda. Nasıl mı? Kiralanarak. Benzeri bir diğer modelle birlikte şirket tarafından haftalığı 3 bin Euro`ya kiralanıyor. DER2`nin bu kaderi kabullenmesi zor olmamış; çünkü yüzünde duygu ifadelerinin olması duyguları olduğu anlamına gelmiyor. Şimdi sıra DER3`te. Şirket bu kira gelirinden oldukça memnun kalmış olmalı ki benzer bir robotu daha bir yıl kadar sonra piyasaya sürmek için çalışmalar hızla sürdürülüyor. Bu çekici bir genç kadın görünümündeki robotların ne amaçla kiralandığı konusunda hemen öyle art niyetli düşüncelere kapılmadan önce, Nihon Shika Üniversitesi diş hekimliği bölümünün şimdiden özel bir model ısmarladığını belirtmek yerinde olur. Üniversite söz konusu robotu kiralamakla yetinmeyip satın almak istiyor. Çünkü `insanmış` gibi yapabilen robotumuzun özelliklerinden birisi de, acemi diş hekimliği öğrencilerinin hareket ve hatalarına göre tepki vererek son derece gerçekçi bir simülasyonu yaşatıyor olması. Hatta `canı fazla yanarsa` şikâyet bile ettiği belirtiliyor. DER2`yi başkalarıyla paylaşmayıp ona sahip olmanın bedeli ise 741 bin Euro.

Bu yeni nesil Aktroid, bildiğimiz robotlar olan Humanoidlerden birkaç noktada ayrılıyor. Öncelikle sanayi ve çevresel şartlarda iş yapmaya yönelik humanoid robotlara nazaran DER2 modeli Aktroid robotlar günlük hayatta insanlarla daha sıkı temas için tasarlanmışlar. Örneğin, müşterilere sunum yapmak, karşılama hostesi vazifesi görmek gibi insanlarla doğrudan temas gerektiren işler bir numaralı kullanım alanlarını oluşturuyor.

YAŞLANAN TOPLUMA ROBOT DESTEĞİ

Bir endüstri kolu olarak robot sektörü özellikle Japonya`da büyük bir ivmeye sahip. 2010`da 11,7 milyar, 2025`de ise 40 milyar Euro`ya ulaşacağı tahmin edilen robot sektörüne yeni bir endüstriyel yapı kazandırmak için Japonya Sanayi ve Ekonomi Bakanlığı yakın dönemlerde destek kararı almıştı. Bu karar, halihazırda zaten bu sektörde ciddi ilerlemeler kaydetmiş bulunan Kokoro gibi Japon firmalarını yeni bir endüstri yapılanması olan `mekatronik` (mekanik ve elektronik birleşimi) alanına yatırıma teşvik ediyordu. Ancak Japon yetkililerin bu kararı salt bir teknoloji aşkından kaynaklanmıyor. Mevcut nüfusunun yüzde 22`sini 65 yaş üzerindekilerin oluşturduğu Japonya gibi hızla yaşlanan bir toplumun geleceğine yönelik bir önlem anlamına geliyor bu alanın olabildiğince desteklenmesi. Mevcut yaşlılık oranının 2050`de yüzde 40`lara ulaşacağına dair hesaplamalar düşünüldüğünde artan yaşlı oranı nedeniyle gelecekte pek çok hizmete daha fazla ihtiyaç duyulacağı açık. Bu açığı yabancı işçilerle doldurarak hem kültürel bir çatışma hem de entegrasyon sorunları yaşamak istemeyen ve genelde yabancılara karşı kapalı bir toplum olan Japonya için mekanik çözümlerin tercih edilmesi ise kaçınılmaz bir eğilim olarak ortaya çıkıyor. Japonlar muhtemel bir göçmen akınına kapı aralamaktansa, giderek yaşlanan toplumun ihtiyaçlarını robot teknolojisi ile karşılamayı tercih ediyorlar. Klasik robot endüstrisinin sanayide aldığı rolün yanı sıra toplumsal alanda rehberlik, ağırlama, sunum yapma gibi insani ilişkilere yönelik yeni bir robot teknolojisinden ülkede bu sebeple daha çok medet umuluyor.

RUHSAL SIKINTIYA ROBOTLU ÇÖZÜM

Japonya`da robot endüstrisine ivme kazandıran bu karardan sonra pek çok müessese ve alışveriş merkezinde robotların kullanımı da yaygınlaştı. Bu robotlardan rehberlik ve gözetleme amaçlı Reborg-Q modeli olarak bilineni en çok tercih edilenlerden biri. Ancak Japonlar bununla yetinecek gibi görünmüyorlar. Şimdiki hedef, robotları hastanelere hatta evlere kadar sokmak. Üstelik Paro isimli fok şeklindeki robotla bu işin startı verilmiş durumda. Sakinleştirici özelliklerle donatılmış `yavru fok` Paro`nun temel kullanım amacı ruhsal sıkıntıları olan hastalarla iletişimi geliştirmek. Ancak geleceğin yeni nesil robotlarının bu kadarla kalmaması planlanıyor. Neler mi yapacaklar? Hasta taşıyacak, yemek servisi yapacak, hastaların ilaç kullanma düzenini kontrol edecek ve daha pek çok karışık işleme soyunabilecekler. Robotların sadece `ayakta kalmaları` için on yıllarca zaman harcamak zorunda kalan araştırmacılara göre bu yeni fonksiyonları elde etmek için o kadar uğraşmak gerekmeyecek. Zira yeni `algılayıcı` (reseptör) teknolojisiyle robotların algılamalarını sağlamak daha kolay olacak. Tokyo Üniversitesi Prof. Isao Shimoyama`ya göre robot teknolojisinin anahtar kavramını bu algılayıcılar oluşturuyor.

ELEKTRONİK DERİYLE DAHA HASSASLAŞACAKLAR

Bu algılayıcılarla teçhiz edilecek robotların güvenli bir şekilde insanlarla etkileşim kurması, eşyaları, yiyecekleri ayırt edebilmesi mümkün olacak. Yine bunlar vasıtasıyla beş duyu da taklit edilebilecek. Bu amaca en yaklaşmış robotlardan biri, Ri-Man. 2006 doğumlu Ri-Man, yapay derisi sayesinde bir insanı güvenli bir şekilde taşımayı başarabilen bir model. `Derisinin` altına yerleştirilmiş onlarca basınç algılayıcısı sayesinde hareketlerini ayarlayabilen bu model, taşıdığı hastanın pozisyonu ve hareketlerine göre kendi konumunu da kontrol edebiliyor. İki milimetrekarelik algılayıcılarıyla derisi üzerinde hissettiği basınç ve hareketleri algılayabilen Ri-Man`in kapasitesi neredeyse insan eliyle aynı seviyede. Bu robotların ileride geliştirilecek elektronik derileri sayesinde mükemmelleşmeleri için sayısız çalışma yapılıyor. `Elektronik deri` projesi istenen şekilde sonuçlanırsa DER2 ya da yakında çıkacak olan kız kardeşi DER3 gibi robotların çekiciliklerini, yapay beş duyu benzeriyle de etkileyiciliklerini arttıracaklarına şüphe yok. Ancak tüm bu gelişmelere kendilerini fazla kaptıran Japonların yakın bir gelecekte gerçek insan üretme mecburiyetiyle karşı karşıya kalmaları da bir ihtimal olarak görünüyor.

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. çilingir dedi ki:

    Siteyi çok beğendiğimi içtenlikle belirtmek isterim. Sitenizi takip listeme alıyorum.

    Teşekkür ederim.

    Serhat Çilingir
    skype: cilingir5,867921E+10

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s