Dünyanın en büyük beyin pazarı: TED

FACEBOOK, YOUTUBE, AMAZON, WIKILEAKS, MICROSOFT GİBİ TEKNOLOJİ DEVLERİNİ YARATANLAR İLK KEZ BURADA “ÇOK GÜZEL BİR FİKRİM VAR” DEDİ.

Ne Davos, ne Bilderberg! Geleceğin yaratıcılarının yeni podyumu artık TED. “Technology Entertainment Design” her sene, her alandan dünyanın en yaratıcı beyinlerini biraraya getiriyor.

BİROL BİÇER / birol.bicer@aktuel.com.tr

Ne dünya liderlerini bir araya getiren Davos forumu; ne de dünya elitlerinin toplanıp “çok gizli” konuların masaya yatırıldığı Bilderberg toplantıları… Dünyanın nereye gittiğini takip etmek isteyenler ve geleceğin nasıl bir şey olacağını kestirmeye çalışanlar kendilerine yeni bir adres bulmuşa benziyorlar. Bu yeni alternatifin adı: “Technology Entertainment Design”(TED), Türkçesiyle “Teknoloji, Eğlence ve Tasarım”… TED toplantılarının giderek yükselen bir gelecek platformu olduğunda pek çok kimse hemfikir. 1984’te artık proje yapamaz hâle gelen mimar Richard Wurman’ın İngiltere’de New Age soslu teknoloji ve yaratıcılık toplantıları olarak düzenlemeye başladığı TED, bugün geleceğin icat edildiği kulüp olarak anılmaya doğru gidiyor.

Dünyayı değiştirenlerin podyumu

Yeni çağın ve yeni neslin eliti, entelektüeli, yaratıcıları, mucitleri ve süper beyinlerinin her sene arz-ı endam ettiği ve geleceği şekillendirmesi muhtemel fikirlerini sunduğu TED toplantıları, artık klişeleşmiş 20’nci yüzyıl zihniyetinden kalma organizasyonlardan umudunu kesen yeni dünya eliti için aynı zamanda bir adrenalin kaynağı. Her sene değişik ülkelerde düzenlenen ve çok parlak fikirlerin, tasarımların teknoloji lordlarıyla paylaşıldığı TED toplantılarına herkes katılamadığı gibi, herkes sunum da yapamıyor. Öyle büyük politikacı ya da itibarlı iş adamı, salt meşhur sanatçı olmak yetmiyor. Katılımcılarda özel şartlar aranıyor. İlle de yaratıcılık en başta gelen şartlardan denilebilir. Açıkça söylenmese de bir başka şart da “Dünyayı değiştirebilme potansiyeli”. Kısacası TED toplantıları debdebeli uluslararası forumlardan ümit kesmeye başlayanlar için şimdiden dünyanın geleceğini şekillendirenlerin podyumu olarak anılıyor. Sonuncusu Temmuz ayında Oxford’da yapılan TED toplantılarının son gözdelerinden birinin kurduğu Wikileaks sitesi ile ABD ordusunun 92 bin gizli belgesini yayınlayarak dünya gündemini sarsan Julian Assange olduğunu hatırlatırsak “dünyayı değiştirme potansiyeli”nin hiç de gerçek dışı olmadığını söyleyebiliriz. Assange dünya kamuoyu karşısına ilk çıkışını TED’in 2010 başlarındaki bir toplantısında yaptı ve bundan kısa süre sonra gizli belgeleri yayınlayınca TED’de kendisine bir sunum yapma fırsatının neden verildiği anlaşılmış oldu. Özellikle son dönemlerin en yaratıcı alanları olan bilgisayar dünyasının yanı sıra ekonomi, çevre, sanat gibi pek çok alanda üst düzey başarılara imza atanlar ya da geleceğin teknolojisini üretmeye aday olanların konuşma hakkı aldığı TED toplantılarına her isteyen katılamıyor. Fikirlerini, ürünlerini, icatlarını kendileri gibi teknolojinin elit tabakası ile paylaşmaları için sunum yapacak olanlara ancak 18 dakikalık konuşma süresi veriliyor. Burada podyuma çıkanlara göz atmak belki yeterince fikir verebilir. Microsoft’un patronu Bill Gates, AOL’un eski yöneticisi Steve Case, Facebook’un patronu Mark Zuckerberg, Amazon’dan Jeff Bezos son yıllarda TED’in podyumuna çıkanlardan sadece birkaçı.

 Teknolojinin Woodstock’ı

Silicon Vadisi’nin devlerine burada sıkça rastlanıyor ama her şey bilişim dünyasıyla sınırlı diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Bill Clinton’un eski danışmanı Joseph Nye dünyanın ekonomik ve stratejik ağırlık merkezinin Pasifik’e doğru kaymaya başladığını burada ilan edebiliyor. U2’nun solisti Bono, yine insani bir davayı dünyanın elit beyinlerine burada duyurabiliyor. TED’in podyumları dünyanın kaderini etkileyebilecek yaklaşımlarını sunmaları için Apple’ın kurucularından Steve Wozniak ya da Google’ın yaratıcısı Sergey Brin gibi teknoloji ve bilişimin devlerinin yanı sıra Al Gore, Gordon Brown, Bill Clinton gibi politikacıları da ağırlıyor. Herbie Hancock, Peter Gabriel ve daha pek çok sanatçı bu podyumlardan geçti. Ancak sadece küresel şöhretlere açık değil. Dediğimiz gibi yaratıcı projelere, geleceği inşa edebilecek fikirlere, dünyayı değiştirebilecek yaklaşımlara ev sahipliği yapma iddiasında TED. Örneğin Hollandalı biyolog Toni Frohoff’un dünya nüfusunun 10 milyarı geçmesi hâlinde böcek yemeye şimdiden alışmamızı sağlayacak önerilerinin yanında, Amerikalı araştırmacı Sebastien Seung’ün genetik hataları bilişim teknolojisi ile düzeltme arayışındaki çalışmaları türünden fütürist yaklaşımlar da ilk önce burada sunuluyor. Dünyaca ünlü genç aşçı Jamie Oliver’ın çocukların beslenme alışkanlıklarında devrim yapacak tarifleri de burada podyuma çıkabiliyor. Web’in mucitlerinden Tim Berners-Lee yeni internet perspektiflerini tanıtabiliyor ya da İngiliz yazar Ken Robinson okul eğitiminin yaratıcılığı nasıl öldürdüğünü burada ilk olarak ispatlıyor. Son yıllarda dünyada teknoloji fırtınaları estiren Wired dergisinin oluşumu burada kurulan tanışıklıklarla gerçekleşmiş. Al Gore’a Nobel kazandıran dünyanın bozulan ekolojik dengesine tüm gezegenin dikkatini çeken çalışmaları da TED’deki beyin fırtınalarından esinlenmiş. TED’de sunulan sıra dışı ancak gelecek potansiyeli yüksek projeler, icatlar burayı Sony’den Nokia’ya kadar büyük küresel markalar için bir beyin pazarı hâline de getirmiş. TED’e katılan teknoloji yenilikçilerinin sunumlarının dört yıl içinde internet üzerinden 290 milyon kez izlendiğini de kaydetmekte fayda var. TED’i sürekli takip edenlere göre burası “Teknolojinin Woodstock’ı. Dünyanın, politikanın, sanatın, medyanın ve pazarın klişelerine alternatifler üretmeye aday olan yaratıcılık dünyasının hippilerinin katıldığı bir fuar adeta.

TED’de ortaya çıkan bazı fikirler

* Eski ABD başkan yardımcısı Al Gore kendisine Nobel ödülü getiren küresel ısınmaya karşı yaptığı konferanslar ve belgesel projesine burada yapılan sunumlar ve sağladığı temaslar sonrasında karar verdi.

* Özellikle tasarımcıların gözdesi olan bilgisayar Machintosh’u Apple’ın patronu John Scully ilk defa 1984’te TED’de lanse etti.

* Bu sene TED’de lanse edilen geleceğin teknolojisi olmaya aday iki buluştan biri Intel’in üzerinde çalıştığı kablosuz elektrik sistemi, diğeri ise başka bir firmanın geliştirdiği düşünceyle dokunmadan bilgisayar kullanmaya yarayacak olan kask.

* Yeni sunumu yapılan bir başka buluşsa tüm ev araçlarını kızılötesiyle çalıştıracak olan uzaktan kumanda.

* Nintendo’nun geliştirdiği, vücut hareketlerini tanıyabilen oyun konsolu Wii’yi yapma fikri de TED’in toplantılarında mayalanan fikirlerden.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s