Hastalığınız hassaslığınız: GIDA ALERJİSİ TESTİ

Hastalıkların nedeni yediklerimizde olabilir. Tıp diline yeni giren gıda hassasiyeti yani gizli gıda allerjisi, faydalı yiyeceklerin bile kronik hastalıklara yol açabileceğini ortaya koyuyor.

HASTALIĞINIZ HASSASLIĞINIZDA

ÜRÜN DİRİER, urun.dirier@aktuel.com.tr

Dikkat! Yedikleriniz sizi hasta edebilir. Nörolojik, dermatolojik, psikolojik sorunlarınızın, eklem ağrılarınızın, kilo, solunum yolları ve mide problemlerinizin, kısaca hastalıklarınızın nedeni yedikleriniz olabilir. Tıp diline yeni giren ‘food intolerance’ yani gıda hassasiyeti kavramı birçok hastalığın sebebinin gizli allerji olduğunu ortaya koydu. Buna göre vücudumuz bilinen allerjik reaksiyonlarda olduğu gibi, kaşıntı, döküntü, kabarma, halsizlik, hasta hissetme, kusma gibi tepkileri hemen vermiyor. Vücut aradan saatler geçtikten, hatta bir iki gün sonra bile gıdaya tepki gösterebiliyor. Bu tepkiler şişkinlik, kusma, ishal, kabarma ve mide krampları gibi bilinen allerjik belirtiler olabileceği gibi başağrısı, migren, sinüzit, uyuşukluk, bitkinlik, ülser, ekzama, vitiligo, depresyon, panik atak, korku, astım hatta obezite gibi kalıcı tepkiler de olabiliyor. Kişi bu geç tepkinin sebebini anlayamadığı için aynı gıdadan almaya devam ediyor. Sonuç: Kronik hastalık!

Merak etmeyin, hassasiyet testi var!

Türkiye’de Kalamış’ta bir klinikte gıda hassasiyet testi yapılıyor. Klinik, merkezi İspanya’da olan ve dünyanın birçok yerinde şubesi bulunan Sabater laboratuarıyla ortaklaşa çalışıyor. Merkezin adı Kalamış Medikal. kurucularından Dr. Hande Bozatlı, söz konusu hassasiyet türünün allerjiden farklı olduğunu ama belirtileri nedeniyle birbirleriyle çok karıştırıldığını söyleyerek şu açıklamayı yapıyor: “Bildiğimiz allerjik reaksiyonlarda gıdayı yabancı madde olarak tanımlayan vücut antikor geliştirir ve İmmün Globin E salgılar. Bunun üzerine kişi kaşıntı, kabarma, döküntü dökme ve kusma gibi rahatsızlıklar yaşar ve tüm bunlar genelde yarım saat içinde olur. Ama gıda hassasiyetinde vücut İmmün Globin E yerine İmmün Globin G salgılar ve bu hemen reaksiyona sebep olmaz. Vücut tepkisini 2-48 saat içinde gösterebilir.”

Yediklerinizi deneyin!

Gıda hassasiyet testi hastanın sebze, meyve, et, ot, baklagil, tahıl, balık, kuruyemiş ve kabuklu deniz ürünlerinden tek tek hangisine ne kadar hasassiyeti olduğunu ortaya çıkarıyor. İnternette biraz araştırırsanız, evde kendi kendinize yapabileceğiniz gıda hassasiyeti ölçme test kitleri de mevcut ve satılıyor. Ama eğer böyle bir ürün satın almak için imkanınız yoksa kendi kendinizi deneyerek de hastalıklarınıza sebep olan besinleri bulabilirsiniz. Örneğin süt içtikten sonraki saatlerde mide krampları nüksederse beslenmenizden sütü çıkarıp iyileşip iyileşmediğinizi gözlemleyebilirsiniz. Bu şekilde hassasiyetlerinizi tek tek deneme yanılma yoluyla çözebilirsiniz.

Akdenizliler doğuştan süte karşı hassas

Dr. Bozatlı, gıda hassasiyetinin bir nedeninin de enzim yetersizliği olduğunu söylüyor. Bu genetik bir durum. Örneğin kişi doğuştan bir şeker türü olan ve sütte bulunan laktozu parçalayacak enzimlere sahip olmayabiliyor. Bu nedenle laktoz emilemiyor ve yabancı madde olarak vücudu rahatsız ederek hastalıklara sebebiyet veriyor. Bir diğer enzim eksikliği ise aldehit dehidrojenaz. Bu enzim de alkolü parçalamak için kullanılıyor ve eksikliği durumunda alkol alan kişi çok az miktarda bile alsa kendini rahatsız hissediyor. Kuzey ve Batı Avrupalılar’da laktoz hassasiyeti yüzde 15 gibi bir oranda görülürken, Afrikalılar, Asyalılar, Amerikan yerlileri ve Akdeniz insanında yüzde 70-90 gibi ciddi bir oranda görülüyor. Bebekler yüksek oranda laktozla doğdukları için hassasiyet genelde 2 yaşından sonra, yani laktozu parçalayan enzimlerin azalmaya başlamasından sonra ortaya çıkıyor. Alkol hassasiyeti ise Asyalılarda yüzde 50 oranında görünüyor. En önemli belirtisi deride kızarıklık olan alkol hassasiyeti, kusma, başağrısı, çarpıntı ve bayılmalara da neden oluyor.

İlaçlar işe yaramıyorsa dikkat!

Gıda hassasiyetine yol açtığı bilinen belli başlı gıdalar ise süt, yumurta, kabuklu yemişler, kabuklu deniz ürünleri, balık, un, çikolata, gıda boyaları, domuz eti, tavuk, domates, çeşitli meyveler, peynir ve maya. Bozatlı’nın belirttiğine göre Türk insanının genetik olarak en çok hasassiyet gösterdiği gıdalar ise soya, beyaz un, kola, süt ve hardal.. Özellikle dirençli hastalıklarda muhakkak gıda hassasiyetinden şüphelenilmesi gerektiğini söyleyen Bozatlı, “Herkes hastalanabilir ama hastalığı hiçbir ilaç tedavisine yanıt vermiyorsa mutlaka bir veya birkaç gıdaya karşı hasassiyeti olduğunu düşünürüz. Zaten yurtdışında yapılan araştırmalar herkesin en az bir gıdaya karşı hassas olduğunu gösteriyor.” diyor. Ancak hassasiyet eşiği kişiden kişiye değişiyor. Örneğin bir kişinin hassasiyeti 100 gram domateste bile kendini gösterirken bir diğerininki yarım kilodan sonra ortaya çıkabiliyor.

Dr. Bozatlı, gıda hassasiyet testiyle tedavi ettiği bir hastasını şöyle anlatıyor: “Sivilce problemi yaşayan ikiz hastalarım vardı. Birini tedavi edebildim ama diğeri hiçbir tedaviye olumlu yanıt vermedi.En sonunda bu testi yaptık ve beyaz un, mercimek ve mısır yağı gibi birkaç gıdaya karşı hassasiyeti olduğunu ortaya çıkardık. Bu gıdalardan uzak bir beslenme programı ile 2 ay içinde hastanın sivilce problemi ortadan kalktı.” Bozatlı’nın verdiği diğer örneklerse şöyle: “Eşi bir ilaç firmasının genel müdürü olan bir hastam vardı, ciddi ekzama problemi yaşıyordu, yıllarca ilaç kullanmış ama hiçbir işine yaramamıştı, test sonucuna göre hassasiyet gösterdiği gıdalardan uzak bir beslenme şekliyle 3 ay içinde tamamen iyileşti. Yıllarca ülserden çok sıkıntı çekmiş başka bir hastam da 2 ay içinde hassasiyet gösterdiği gıdalardan uzak durarak iyileşti.”

Bedenimiz makine gibi

Gıda hassasiyeti, kilo alımı, kilo kaybetme, karın ağrısı, kabızlık, ishal, şişkinlik, mide krampları, kusma, barsak sendromları, akne, ekzama, sedef hastalığı, kaşıntı, cilt problemleri, ürtiker, vitiligo, çeşitli baş ağrıları, migren, baş dönmesi, astım, solunum zorluğu, burun iltihabı, sinüzit, korku, dikkatsizlik, uyuşukluk, depresyon, panik atak, halsizlik, hiper aktiflik, zihinsel uyuşukluk, eklem ağrıları, eklemlerde şişlik ve fibromiyalji gibi onlarca hastalığın sebebi olabiliyor. “Bedenimizi bir makine gibi düşünün” diyen Bozatlı, bu makinenin kendisine uygun olmayan parçaları aldığında doğal olarak bozulacağını ve bunun bir şekilde kendini göstereceğini söylüyor. Yapılan araştırmalara göre dünyada yüzde 75 insanın laktoz, yüzde 33’ünün maya, yüzde 15’inin gluten, yüzde 30’unun ise şeker ve fruktoza karşı hassasiyeti olduğunu gösteriyor. Bildiğimiz gıda allerjileri ise yaklaşık olarak yüzde 3 insanda görülüyor. Ancak allerjiler gizli olmadıkları, ani reaksiyonlara yol açtıkları için ani şoklar sonucu ölüme sebebiyet verebiliyor. Gıda hassasiyeti ise Bozatlı’nın deyimiyle “Aniden öldürmüyor, süründürüyor.” Yani çeşitli hastalıklara yol açarak yaşam kalitesini düşürüyor.

Kilolarınızın nedeni çok yemek olmayabilir!

Obezitenin de başlıca nedeninin gıda hassasiyeti olduğuna değinen Bozatlı: “Kişi vücudunun parçalayamayacağı bir gıdayı alıyor ve gıda parçalanamadığı için barsaklarda uzun süre kalıyor. Bu süre de gıdadaki yağın daha çok emilip depolanmasına fırsat tanıyor. Sonuçta da hasta çok yemek yemese bile durmadan kilo alıyor. Örneğin kilo almamak için bazıları diyet kola içer, halbuki kişi kolaya antikor üretiyorsa, hassasiyeti varsa o kola ona kilo aldırır.”

Vücudumuz 4 ana besin grubuna karşı duyarlılık gösetriyor. Süt ürünleri, gluten, fruktoz ve maya…

Süt ürünleri: Süt ve süt ürünlerine olan hassasiyet karın ve mide problemlerine, obeziteye yol açabiliyor. Laktozsuz süt içilmesi öneriliyor. Laktoz hassasiyeti, ishal, gaz, sindirim zorluğu, bulantı gibi reaksiyonlarla kendisini belli ediyor. Sütte bulunan casein ise kaşıntı, ekzama, kurdeşen, astım, mide problemleri ve solunum problemlerine yol açıyor.

Gluten: Gluten hassasiyeti genel olarak çölyak hastalığı olarak biliniyor ve yapılan gluten testleri yalnızca yüzde 0.5’lik bir kesimde görülen çölyak hastalığını ortaya çıkarıyor. Geri kalan gluten hassasiyetleri ise bu nedenle gözden kaçırılıyor. Gluten buğday, çavdar, arpa ve yulafta bulunuyor. Dolayısıyla ekmek, kek, pizza, hazır gıdalar, kahvaltılıklar ve makarna tehlike arzediyor. Çok karmaşık yapıda bir protein olduğu için gluten pek çok insanda parçalanamıyor ve ülser, başağrısı, kilo alımı, kaybı, zayıf bağışıklık sistemi, romatizmal artrit, diyabet, otoimmün tiroid, barsak kanseri ve cilt hastalıklarına yol açıyor. Gaz, ishal ve şişkinlik ile kendisini belli ediyor. Çocuk düşürmeye, kısırlığa ve anemiye de yol açtığı biliniyor. Avrupa ve Angloçeltik ırklarında daha sık görülüyor.

Fruktoz: Hazır gıda ve meşrubatlarda, şekerde, çok şekerli meyvelerde ve şekerli kuru gıdalarda çokça bulunuyor. Barsak ve mide problemlerine yol açıyor. Depresyon ve anemiye, tırnak, saç ve derinin zayıf olmasına neden oluyor. Yaşlılıkta osteoropoza sebebiyet veriyor. Gaz, ishal, şişkinlik ve demir gibi değerlerin eksik olması ile kendini belli ediyor.

Maya: Mantar, mide hastalıkları, sinirlilik, bağışıklık sistemi zayıflığı, uyuşukluk, başağrısı, nefes zorluğu, vajina, kulak ve boğaz enfeksiyonlarına yol açıyor. Durduk yere özellikle bacaklarını sallayan insanlarda maya hassasiyeti çokça görülüyor. Hamilelik, hormon hapları ve doğum kontrol hapları ile de maya hassasiyeti artıyor.

Reklamlar

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. YUSUF dedi ki:

    ben kola ıçtım anda vucudumda SISME KASINTI VE DOKULMELER OLUYOR VE HATTA COK KÖTU KASINTI SEBEP OLUYOR BUNDAN NASI KURTULURUM

    1. sonmucid dedi ki:

      içme bence:))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s