Çaktırmadan hırsızlık; SANAL SU TİCARETİ

KOT PANTOLONUNUZDA 10 BİN 850 LİTRE SU VAR; ELİNİZDEKİ BARDAK ÇAYDA İSE 30 LİTRE! SU SAVAŞLARININ HALA BAŞLAMAMASINA ŞAŞIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?

Etrafınızda litrelerce su var görüyor musunuz?

Hollanda Twente Üniversitesi Su Mühendisliği ve Yönetimi bölümünden Prof. Arjen Y. Hoekstra’nın tarım ve endüstride su kullanımı üzerine yaptığı araştırma şaşırtıcı hatta inanması zor gerçekleri gözler önüne seriyor. Ülke ülke, kalem kalem suyun ayak izlerini takip eden Prof. Hoekstra, Yeni Aktüel’in sorularını yanıtladı, hangi ülkenin ne kadar sanal su alıp sattığını rakamlarla açıkladı.

ÜRÜN DİRİER,urun.dirier@aktuel.com.tr

Sabah kalktınız ve ayılmak için bir fincan kahve koydunuz kendinize. Bilin bakalım o bir fincancık kahvenin içinde ne kadar su var? “Bir bardaaak” der dediğinizi duyar gibiyim. Ama yanlış, tam 140 litre su var. Şimdi buzdolabına doğru yöneldiniz. Kahvaltı yapmak için peyniri çıkardınız. Bir tahmin oyunu daha geliyor. O elinizdeki bir kilogramlık peynir paketinin içinde ne kadar su var dersiniz? “…” Yine bilemediniz, tam 5000 litre. Peki sofradaki şu küçük bir dilim beyaz ekmek ne kadar su saklıyor acaba? İnanmayacaksınız ama 40 litre. O kabuklarını soymaya çalıştığınız yumurta ise 200 litre! Şimdi gardrobunuza doğru yöneldiniz. En sevdiğiniz pamuklu tişörtünüzü aldınız giyiyorsunuz. Beraberinde 2700 litre su da sizinle geliyor. Şimdi de deri ayakkabılarınızı ayağınıza geçiriyorsunuz. Dikkat edin ayaklarınız tam 16 bin 600 litre suya batmış halde! Veee dışarı çıktınız, aracınıza bindiniz. Bu metal yığınının her 1 dolarlık kısmı 80 litre su barındırıyor. Siz buna kaç bin dolar vermiştiniz? Artık litrelerin içinden çıkılacak gibi değil. Bu yazdıklarımız da şaka değil, bire bir gerçek. Hollanda Twente Üniversitesi Su Mühendisliği ve Yönetimi bölümünden Prof. Arjen Y. Hoekstra ve ekibinin tarım ve endüstride su kullanımı üzerine yaptığı araştırmaların sonuçları işte bu şaşırtıcı rakamları gösteriyor. Nasıl yani diyorsunuz eminim. Şöyle anlatalım; bir fincan kahvenin içindeki kahve çekirdeklerinin ekilip biçilmesi, yetiştirilmesi, harmanı, toplanması, nakliyesi ve fabrikada işlenmesi sırasında tam 140 litre tatlı su harcanıyor. Prof. Hoekstra buna suyun ayak izi diyor. Yani siz kahve içmek için sadece bir fincan su harcadığınızı sanırken, aslında litrelerce suyu birkaç dakika içinde lakır lakır içip bitiriveriyorsunuz. Alışveriş krizine girip “Şunu da alayım bunu da alayım” derken uçup giden sadece cebinizdeki paralar değil. Küçük bir bluz için kullanılan pamuğun yetiştirilmesi ve işlenmesinde harcanan litrelerce tatlı su da buhar olup hatta daha kötüsü kirlenerek uçup gidiyor. Siz de dişlerinizi fırçalarken musluğu kapattığınız zamanlarda su tasarrufu yaptığınızı sanıp sadece vicdanınızı rahatlatıyorsunuz!

Çözüm, ayak izi etiketi

Suyun ayak izi kavramı Prof. Hoekstra tarafından ilk olarak 2002 yılında UNESCO-IHE (UNESCO- Su Eğitimi Enstitüsü) desteğiyle bilim çevresine tanıtılmış. 2008 yılında ise Twente Üniversitesi’ne bağlı olarak açılan http://www.waterfootprint.org sitesiyle devletlerin, üreticilerin ve sivil toplum kuruluşlarının dikkatini çekme çalışmalarına başlanmış. 2008 yılında meslektaşı Ashok K. Chapagain ile birlikte ‘Globalization Of Water’ adlı bir de kitap yayınlayan Prof. Hoekstra, katıldığı uluslar arası konferanslarda ürünlerin etiketlerine ‘su ayak izi’ değerlerinin yazılması, ayak izi bedelinin fiyatlara eklenmesi, pamuk ve pirinç gibi çok su harcayan ürünlerin ithalatının yalnızca su sıkıntısı olmayan ülkelerden yapılması gibi çözüm önerileri sunuyor. İthalat demişken konunun diğer önemli boyutuna da bir göz atalım. İthalat-ihracat mevzuunda durum gerçekten çok başka bir hal alıyor. Şöyle ki, bazı ülkeler tarım, tekstil ve endüstriyel ürünlerini kendileri üretiyor, üstelik bir de diğer ülkelere ihraç ediyorken, bazı ülkeler su gerektiren ürünleri devamlı ithal ederek kendi öz su kaynaklarını hiç harcamıyor. Bu da ihracat yapan ülkeler üzerinde ciddi bir su sıkıntısı yaratıyor.

İhracat her zaman iyi değildir!

Özellikle Almanya, Avusturya, Bahreyn, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Yunanistan, İrlanda, İsrail, Japonya, İtalya, Litvanya, Maritus, Hollanda, Norveç, Portekiz, Katar, Suudi Arabistan, İsveç, İsviçre ve İngiltere gibi ülkeler su izi fazla olan malların yüzde 50-80 oranını ithalatla karşılıyor. Bir kısmı bilinçli olarak kendi suyunu tasarruf etmek amacıyla gıda ve tekstilde ithalata başvuruyor. Üstelik bu ülkelerin hemen hepsi dünya ortalamasının çok çok üzerinde tüketim yapıyor. Bu da ortada ciddi bir bencillik olduğunu gösteriyor. “Kendiminkini harcamam, başkasınınkine acımam” şeklinde özetleyebiliriz bu durumu. Zimbabwe, Zambia, Vietnam, Özbekistan, Türkmenistan, Tanzanya, Sudan, Srilanka, Afganistan, Arjantin, Bangladeş, Bolivya, Brezilya, Kamboçya, Kameron, Çad, Etiyopya, Gana, Endonezya, Kırgızistan, Mozambik ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkeler de yüzde 100’e yakın oranda kendi su kaynaklarıyla idare ediyor, neredeyse hiç tekstil ve tarım ürünü ithalatı yapmıyor. Amerika Birleşik Devletleri dünyada en çok su ayak izi tüketen ülke olmasına karşın kendisine kızamıyoruz çünkü en azından kendi ekmeğini yiyor. Bizim gibi gelişmekte olan ve su kaynaklarını doğru yönetebilecek pratiğe sahip olmadığı halde ihracat yapan ülkeler de kendi su kaynaklarını heba etmekten başka bir şey yapmıyor. Üstelik ihracat rakamlarının artışına da seviniyor. Kazanılan paraların tükenen su kaynaklarını yerine getiremeyeceğini idrak edemiyor. Sözünü ettiğimiz alışverişe literatürde sanal su ticareti deniyor. Sanal, çünkü bir ton buğday ithal eden ülke, bir ton buğday üretmek için kullanılan suyu da çaktırmadan bedavaya ithal etmiş oluyor. Sanal su ticareti kavramını literatüre sokan isim ise King’s College London’dan İngiliz Prof. John Anthony Allan. School of Oriental and African Studies’te de ders veren Prof. Allan, literatüre kazandırdığı bu kavram ile 2008 yılında Stockholm Su Ödülü’ne de layık görülmüştü.

En çok Avrupa ve ABD iz bırakıyor

Prof. Hoekstra, dünya sanal su ticaretindeki en büyük ihracatçıların Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Asya’nın çoğu ve orta Afrika olduğunu söylüyor. En büyük ithalatçılar ise Avrupa ülkeleri, Japonya, Arap ülkeleri ve Güney Afrika. Prof. Hoekstra’nın çalışmalarına göre en çok su ayak izi tüketen ülkeler Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri. ABD kişi başına yıllık 2483 metre küp su ile birinci sırada yer alıyor. Uluslar arası ticarette en çok sığır eti, soya fasulyesi, buğday, kakao, kahve, pirinç ve pamuk alınıp satılıyor. Prof. Hoekstra dengesiz ihracat-ithalat ağından dolayı pek çok ihracat ülkesinin nehirlerin kuruması, yer altı ve üstü suların tükenmesi, göllerin kuruması ve tatlı su kaynaklarının azalması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını söylüyor. Kırmızı et yerine tavuk eti tüketmek, kahve yerine çay içmek, pamuklu kumaş yerine polyester giymek, pilav yerine patates püresi yemek dışında bireysel olarak bir şeyler yapmak da pek mümkün değil açıkçası. Prof. Hoekstra’ya göre tüketicilerin bilinçli hareket etmesi için üretici firmaların ve devletlerin desteği gerekiyor. Bu destek en basitinden ürünlere su ayak izi etiketi konmasını şart koşmayla başlayabilir.

not: 1 m³= 1000 litre

En çok su ayak izi tüketen ülkeler (m³/kişi başı/yılda)              

USA 2483                                                                                                                      
Yunanistan 2389
Malezya 2344
İtalya 2332
İspanya 2325
Portekiz 2264
Tayland 2223
Sudan 2214 
Kıbrıs 2208
Libya 2056
Kanada 2049
Mali 2020
Papua Yeni Gine 2005
Senegal 1931
Malta 1916
Fransa 1875
Rusya 1858
Suriye 1827
Belçika 1802
Kazakistan 1774
Türkmenistan 1764
Benin 1761
Finlandiya 1727
Küba 1712
İsviçre 1682
İran 1624
Avusturya 1607
Almanya 1545
İsrail 1391

 Bazı gıda ve ürünlerin ayak izi değerleri

1 kilogram kırmızı et 16000 litre su
1 fincan kahve 140 litre su
1 kilogram mısır 900 litre su
1 kilogram pirinç 3400 litre su
1 kilogram buğday 1350 litre su
1 elma 70 litre su
1 bardak elma suyu 190 litre su
1 bardak bira 75 litre su
1 dilim beyaz ekmek 40 litre su
1 kilogram peynir 5000 litre su
1 kilogram tavuk eti 3900 litre su
1 adet pamuklu tişört 2700 litre su
1 yumurta 200 litre su
1 kilogram keçi eti 4000 litre su
1 adet hamburger 2400 litre su
Bir otomobilin her 1 doları için 80 litre su
Bir çift deri ayakkabı 16600 litre su
1 portakal 50 litre su
1 adet A4 kağıt 10 litre su
1 kilogram patates 900 litre su
Bir kadeh şarap 120 litre su
1 bardak çay 30 litre su
1 kilogram şeker 1500 litre su
1 adet kot pantolon 10850 litre su
1 adet pedde 810 litre su
1 adet mikroçipte 32 litre su

1 litre süt 1000 litre su

 

Türkiye ihracatçılardan

Türkiye sanal su ihracatçısı ülkeler arasında yer alıyor. Harcadığı su ayak izi miktarının yüzde 85’ini kendi su kaynaklarından karşılıyor. Kişi başına düşen yıllık su ayak izi rakamı ise 1600 m³. Türkiye’nin tarım ürünü üzerinden yaptığı sanal su ihracatı yılda 9,81 Gm³, endüstriyel ürünle yaptığı sanal su ihracat oranı ise 1,07 Gm³.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s